Başbakan Ahmet Davutoğlu, önceki gün Konya Havalimanı’nda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlarken, Arınç’ın sözlerine “açıklık” getirdi.
Davutoğlu, “Ümit ederiz ki Mısır’da, hukuk devletinin olması gereken kuralları işler ve gerçek anlamda halkın iradesinin yansıdığı bir siyasi süreç ortaya konur. İşte o zaman tablo değişir. Sayın Arınç’ın açıklamasının öncesinde ve sonrasında bütün bu unsurlar var” dedi.
Yalan 1: Arınç’ta bu unsurlar yok
Oysa Arınç, Mısır politikasının darbe yönetimi değiştiğinde değişmesi gerektiğini değil, şu an değişmesi gerektiğini söylemişti. Darbeyi eleştiren arınç, “Fakat fiili bir durum da var. Bu fiili durumu da bütün dünya adeta normal kabul ediyor. Yani bugün Sisi Amerika’yı da ziyaret edebiliyor, batı ülkelerini de ziyaret edebiliyor. Bu konuda bizim Mısır ile süratle ilişkilerimizi sağlıklı bir zeminde götürmemiz gerekir” demişti.
Yalan 2: AKP hiçbir yerde darbecileri kabul etmiyor mu?
Davutoğlu, açıklamalarında, hiçbir yerde darbeyle iş başına gelen yönetimlerin meşruiyetini tanımadıklarını söyledi.
Oysa 2009 yılında bir askeri darbenin gerçekleştiği Madagaskar’da Türkiye büyükelçiliği 2010’da darbe rejimi sırasında faaliyete geçti. Dışişleri Bakanlığı’nın sitesinde “ilişkileri geliştirme arzusu”ndan söz ediliyordu. Fiji’de darbe 2006’da oldu. Dışişleri Bakanlığı’nın resmi sitesine göre ilişkiler 2007’den sonra sıkılaştı. Tayland’da 2006’daki darbeden spnra 2008 yılında iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 50. yılı kutlandı. Moritanya’da 2010’da darbe oldu. Türkiye büyükelçiliği ise 2011’de açıldı.
Sudan’ın soykırım suçlusu diktatörü Ömer El Beşir, AKP’nin çok iyi bir dostu. Beşir iktidara darbeyle gelmişti. Zira AKP’nin 2011 öncesine kadar en sıkı müttefiklerinden olan Beşar Esad, Suriye’de on yıllar önce darbeyle iktidara gelen Baas rejiminin başıydı.
Yalan 3: “Şiddetle problemimiz var”
Davutoğlu ayrıca, Sisi cuntasını eleştirirken “Şiddet uygulayan bir yönetim anlayışıyla problemimiz var” dedi.
Bu iddia ise oldukça gülünç. Gezi direnişine, Kürt halkının isyanlarına ve tüm demokratik gösterilere polis terörüyle yanıt veren AKP’nin iktidarında çok sayıda sivil devlet şiddeti sonucu öldü. Polislere talimatı kimin verdiği sorulduğunda, Tayyip Erdoğan “Ben verdim” dedi. AKP katilleri hep korudu.