Yolsuzluk ve Rüşvet İddialarını Soruşturma Komisyonu, AKP’li üyelerin oylarıyla, 17 Aralık sürecinde hükümetten istifa etmek zorunda kalan dört eski bakan hakkında Yüce Divan yargılamasına gerek olmadığına karar verdi. Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar hakkındaki son kararı, soruşturma komisyonu raporuyla bağlı olmayan TBMM Genel Kurulu verecek.
Bakanlarla ilgili yapılan 11 oylamanın tümü 9’a karşı 5 oyla, AKP’lilerin ortak strateji doğrultusunda blok oy vermesiyle sonuçlandı. Tersi kararlar alınabilmesi için en az 3 AKP’linin farklı oy vermesi gerekliydi. Aklanmak için tek başına Yüce Divan’da yargılanmayı talep edeceği öğrenilen Erdoğan Bayraktar’ın, diğer üç bakandan biri tarafından “ortak stratejinin dışına çıkıyorsun” diyerek uyarıldığı iddia ediliyor. Oylama sonuçlarının 17:25’te açıklanmasının, operasyonların tarihi olan 17 ve 25 Aralık’a gönderme olduğu düşünülüyor.
AKP’nin hırsızlığı gizleme çabaları
Meclis komisyonu, AKP’lilerin üye vermeyi geciktirmesi nedeniyle, karar verildikten ancak dört ay sonra kurulabilmişti. Soruşturma Komisyonu işlerken, basında yolsuzluk ve rüşvetle ilgili haberler yapılmasına yasak getirildi. Marksist.org’un da dahil olduğu pek çok yayın bu yasağa uymadı. “İfade vermek istiyoruz” diye dilekçe veren polisler, AKP’lilerin oylarıyla reddedilerek dinlenmedi. Soruşturma dosyasında rüşvetin görüntülerinin bulunduğu, fakat soruşturmaya AKP tarafından sonradan atanan ve takipsizlik kararının arkasında olan savcı Ekrem Aydıner’in bu görüntüleri iade ettiği öne sürüldü.
TBMM Yolsuzlukları Soruşturma Komisyonu ayrıca, ‘delillerin hukuksuz elde edildiği’ gerekçesiyle tapelerin imha edilmesi yönünde oy verdi.
Neler öğrendik?
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) bilgilerine dayanarak hazırlanan bilirkişi raporunda, Bağış ile eşi Beyhan Bağış’a ait üç evin, ikilinin ‘gelirleriyle orantılı olmadığı’, Güler ve çocuklarının mal varlıklarının ‘tasarruf ve birikimden kaynaklanmadığı’, Çağlayan’ın ailesinin para hareketlerinin ise ‘gelirleriyle önemli ölçüde orantısız olduğu’ kaydedildi. Adli Tip, yolsuzluğa ilişkin çok sayıda konuşma içeren tapelerin montaj olmadığını tespit etti. Soruşturmanın kilit ismi Rıza Sarraf’ın kuryesi, ‘Ankara’ya çok defa para götürdüğünü’ söyledi. Kurye Muhammed Sadık, “Hatta çok az olmakla birlikte oradan altın getirdiğimiz de olmuştur” dedi. Ancak kurye, bunları kime verdiğini hatırlayamadı. Tüm bakanların açıklayamadıkları çok sayıda hesap hareketi ortaya çıktı.
AKP bu işten yırtabilir mi?
AKP’nin “darbe girişimi” dediği Gülen cemaatinin girişimlerine karşı başlattığı “inlerine girme” operasyonunda ortaya doğru düzgün bir şey çıkmadı. Cemaat, Tayyip Erdoğan’ın “kör” dediği ancak canlı yayında kağıttan metinler okuyabilen bir adama ve çevresine yıllar önce “operasyon yapmakla” suçlanıyor. Zaman gazetesi ve diğer yayın kuruluşlarına AKP tarafından operasyon başlatıldığında, Abdülkadir Selvi dahi “Dünyaya rezil olduk” dedi.
Birçok kamuoyu yoklaması, AKP tabanının da en az yarısının yolsuzluk ve rüşvet iddialarının gerçek olduğuna inandığını ortaya koydu. Başbakan’ın siyasi başdanışmanı Etyen Mahçupyan da bunu aynen böyle söylemişti. İnsanlar yolsuzluk olduğunu biliyor ama “darbe” iddiasını daha tehlikeli gördükleri için AKP’den vazgeçmiyorlardı.
Şimdi hükümetin iki iddiası da çöktü. “Darbe” dedikleri “darbe” değil. Onu savuşturduktan sonra dahi yolsuzluğun üstüne gitmek istemiyorlar. Sağlık bakanının deyimiyle “Yüce Divan’a güvenmiyorlar”.
Hükümeti ölümüne savunan Yeni Akit adlı nefret bülteni bile “AKP bu hâliyle çok sürmez, batar” diyor. Özgürlük, eşitlik ve demokrasi isteyenlere büyük görev düşüyor. Erdoğan ve çevresinin hırsızlığı örtbas etmek için yaptıklarını, “darbeyi savuşturmak için” gerçek darbecilerle, Ergenekon ve Balyoz davası mahkûmlarıyla kurduğu ittifakı teşhir edecek kitlesel kampanyalar, milyon dolarları ayakkabı kutularına dolduran liderlerle, AKP’ye oy veren yoksullar arasındaki bağı koparabilir.
Eski bakanlar için yöneltilen suçlamalar nelerdi?
Zafer Çağlayan
Zarrab’ın İran’a altın ihracatı yapması işlerinde imtiyaz sağlamak,
Gana’dan kaçak yollarla yurda sokulmak istendiği ileri sürülen 1.5 ton altınla ilgili adli ve idari soruşturmaları engelleyerek altının Dubai’ye çıkışını sağlamak.
Muammer Güler
Zarrab’ın araçlarına trafikte emniyet şeridi kullanma imtiyazı vermek ve koruma polisi görevlendirmek,
Zarrab’la birlikte gözaltına alınan bazı şüphelilerin ve yakınlarının yasaya aykırı olarak istisnai yoldan Türk vatandaşlığına geçirilmesini sağlamak,
Zarrab’la ilgili adli ve istihbari çalışma yapılıp yapılmadığının araştırılması için talimat vermek,
Zarrab’ın usulsüzlükleri hakkında basında çıkacak haberlerin engellenmesi için girişimde bulunmak.
Egemen Bağış
Zarrab’ın turizm belgeli bir otel kiralama girişimiyle yakınlarına vize alınması işleri için aracılık etmek,
Zarrab’la ilgili soruşturma olup olmadığı yönünde kurum ve kuruluşlardan araştırma yapılmasını sağlamak,
Zarrab’ın usulsüzlükleri hakkında basında çıkacak haberlerin engellenmesi için girişimde bulunmak,
Erdoğan Bayraktar
Ağaoğlu Bakırköy 46 projesi için yasal olmayan biçimde imar izni alınması iddiası.
Bulgar Ortodoks Kilisesi Vakfı’na ait araziye yasal olmayan biçimde özel proje alanı ilanının sağlanması iddiası.
Sağlık tesisi yapımı için imar verilen arsaya otel yapımı için yasal olmayan biçimde imar izni alınması iddiası.
Resmi belgede sahtecilik yapılarak ‘Zorlu Center’ projesindeki kaçak yapılara onay alınması iddiası.
Beykoz’da bulunan yeşil alanın yasal olmayan biçimde imara açılması iddiası.
Ataköy sahil kenarına imar planlarına aykırı olarak yapılan proje. (Yasal olamayan nedir bu tam açıklanmamış)
Birinci dereceden doğal SİT alanı olan İmar Bankası Sarıyer arazisinin gerçeğe aykırı raporla imara açılması iddiası.
Maslak Acıbadem Hastanesi ek bina projesi için Boğaziçi Koruma Kanunu’na aykırı şekilde imar alınması iddiası.