İktidar yönetemiyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan “Faiz sebep-enflasyon sonuç”, “Hele siz bu kardeşinize yetkiyi verin, şu dolar-faiz ne olacak görürsünüz” diyordu. Geldiğimiz noktada halk açlık ve yoksulluktan perişan halde.
Erdoğan yine biz düzeltiriz diyor. Düzeltemez, çünkü kapitalizm bütün dünyada bir kriz içinde, Türkiye’nin krizi ise kapitalizmin krizinin en uç örneği şeklinde. Türkiye kapitalizminin krizini ne Erdoğan ne de muhalefet kapitalizm içi tedbirlerle düzeltebilir.
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs’ta Tuzla’da verdiği iftarda işçileri şükretmeye çağırdı ve ekonomik koşulları eleştirenleri suçladı.
20 yıldır Türkiye’yi aralıksız yöneten Erdoğan’ın, ülkeyi uçuracağını söyleyerek getirdiği CB hükümet sisteminde geldiğimiz aşama “elinizdekilere şükredin” tavsiyesi oldu.
Ücretli çalışanların milli gelirden aldığı pay, son bir yılda yüzde 37’den yüzde 27’ye düştü. Yani her bir işçinin satın alma gücü, enflasyon nedeniyle aylık en az 3 bin lira azaldı.
İşsizlik ve yoksulluk artıyor
İşsizlik, resmi olarak yüzde 11,5 gerçekte ise yüzde 22 dolayında. 8 milyon insan işsiz. İş bulanların ise 4 bin 250 liralık asgari ücreti kabul etmekten başka seçenekleri yok. Toplu sözleşme yapılabilen işyerlerinde bile ücretler asgari ücretin çok az üzerinde. Paranın satın alma gücü, bir yıl öncesine göre yarı yarıya azalmış durumda.
Aile Bakanlığının rakamlarına göre devlet yardımı alan yoksul hanelerde yaşayanların sayısı 2021 yılında 11 milyon 370 bin kişi. Yani toplam nüfusun yüzde 15’i yardımlarla yaşıyor. Anketlere göre halkın yüzde 80’inden fazlası ekonominin kötü veya çok kötü olduğunu söylüyor.
Olumsuz gidişi ancak işçi sınıfı durdurabilir.
Bir yandan enflasyon her gün cebimizdeki parayı küçültüyor ve fiyatlara yeni zamlar geliyor. Bir yandan da patronlar ücretlere komik zamlar yapıyor. Bu olumsuz gidişi ancak işçi sınıfının birleşik eylemi engelleyebilir. Bütün sendikalar, işçi örgütleri bir araya gelmeli, Emek Platformu benzeri bir örgütlenme oluşturmalı ve zamlara, hükümetin ve patronların düşük ücret dayatmalarına karşı kitlesel ve birleşik eylemler yapmalıdır.
Faruk Sevim
(Sosyalist İşçi)