Bilim insanları, dünyanın nehirlerindeki oksijenin tükenmekte olduğu konusunda uyarıyor

15 Mayıs’ta Science Advances dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, iklim değişikliği dünya genelindeki nehirlerden oksijeni sürekli olarak azaltıyor.

Özet:

Dünya genelindeki nehirler sessizce oksijensiz kalıyor ve iklim değişikliği bunun başlıca sorumlusu olarak ortaya çıkıyor. 21.000’den fazla nehir sistemini kapsayan kapsamlı bir küresel analiz, nehirlerin neredeyse %80’inin son kırk yıldır sürekli olarak çözünmüş oksijen kaybettiğini ve bunun balıkları, biyoçeşitliliği ve tatlı su ekosistemlerinin genel sağlığını tehdit ettiğini ortaya koydu. Şaşırtıcı bir şekilde, tropikal nehirler, hızla ısınan kutup bölgelerindeki nehirlerden bile daha fazla etkileniyor.

15 Mayıs’ta Science Advances dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, iklim değişikliği dünya genelindeki nehirlerden oksijeni sürekli olarak azaltıyor. Araştırmacılar, bu uzun vadeli oksijen azalmasının çoğu nehir sisteminde meydana geldiğini ve tropikal nehirlerin en savunmasız olanlar olarak ortaya çıktığını buldu. Bulgular, tatlı su ekosistemlerinde oksijen kaybını yavaşlatmayı amaçlayan stratejilere acil ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.

Çalışma, Çin Bilimler Akademisi’ne bağlı Nanjing Coğrafya ve Limnoloji Enstitüsü’nden (NIGLAS) Prof. Kun Shi liderliğinde yürütüldü. Dr. Qi Guan ilk yazar olarak görev aldı ve projeye Tongji Üniversitesi’nden bir araştırmacı da katıldı.

Nehirler yaşam için hayati bir bileşeni kaybediyor

Çözünmüş oksijen, sağlıklı nehir ekosistemlerinin korunmasında kritik bir rol oynar. Su organizmalarını destekler, biyoçeşitliliğin sürdürülmesine yardımcı olur ve önemli biyokimyasal süreçleri etkiler. Oksijen seviyeleri düştüğünde, nehir sağlığı bozulabilir ve balıklar ile diğer tatlı su türleri risk altına girebilir.

Araştırmacılar, nehirlerdeki oksijen seviyelerinin zaman içinde nasıl değiştiğini incelemek için, yaklaşık kırk yıl (1985-2023) boyunca dünya genelinde 21.439 nehir kesiminden toplanan gözlemleri analiz etmek üzere makine öğrenmesi tabanlı bir yığınlama (stacking) algoritması kullandılar.

Yaptıkları analiz, küresel ölçekte net bir eğilim ortaya koydu. Nehirlerdeki oksijen seviyeleri on yılda ortalama -0,045 mg L-1 oranında azaldı ve çalışmaya dahil edilen nehirlerin %78,8’inde oksijen azalması belirtileri görüldü.

Tropikal nehirler en çok etkilendi

En büyük oksijen kayıplarının, Hindistan’daki nehirler de dahil olmak üzere, 20° Güney ve 20° Kuzey enlemleri arasında yer alan tropikal nehirlerde olduğu belirlendi. Bu sonuç araştırmacıları şaşırttı, çünkü bilim insanları daha önce, ısınmanın genellikle daha yoğun olduğu daha yüksek enlemlerdeki nehirlerin en büyük oksijensizleşme riskiyle karşı karşıya kalacağını tahmin ediyorlardı.

Bunun yerine, çalışma tropikal nehirlerin zaten düşük oksijen konsantrasyonlarına sahip olma eğiliminde olduğunu ve oksijen seviyeleri düşmeye devam ettiğinde özellikle savunmasız hale geldiklerini gösterdi. Daha hızlı oksijensizleşme oranlarıyla birleştiğinde, bu koşullar, oksijenin birçok su canlısı türünü destekleyemeyecek kadar azaldığı hipoksi olayları olasılığını artırır.

Nehir akışı ve barajlar oksijen kaybını etkiliyor

Araştırmacılar ayrıca nehir akış düzenlerinin ve barajların oksijen azalmasını nasıl etkilediğini de incelediler.

Hem düşük akış hem de yüksek akış koşulları, normal akış koşullarına kıyasla oksijen azalmasını kısmen azaltmış gibi görünmektedir. Düşük akış koşulları yaşayan nehirlerde oksijen azalma oranı %18,6 daha düşükken, yüksek akış koşulları %7,0 daha düşük bir oranla ilişkilendirilmiştir.

Barajla su tutma, rezervuar derinliğine bağlı olarak farklı etkiler yarattı. Sığ rezervuarlarda, su tutma oksijen kaybını hızlandırdı. Ancak daha derin rezervuarlarda, su tutulan alanda oksijensizleşmeyi azaltmaya yardımcı oldu.

Sıcak hava dalgaları nehirlerdeki oksijen kaybını hızlandırıyor

Daha detaylı analizler, iklim değişikliğinin neden olduğu oksijen çözünürlüğündeki azalmanın, küresel oksijen azalmasının temel itici gücü olduğunu ve gözlemlenen değişikliklerin %62,7’sini oluşturduğunu gösterdi.

Sıcaklık, ışık ve su akışı gibi faktörlerden etkilenen ekosistem metabolizması, oksijensizleşmenin %12’sine katkıda bulundu.

Ekip ayrıca sıcak hava dalgalarının rolünü de araştırdı. Sonuçları, sıcak hava dalgalarının küresel nehir oksijensizleşmesinin %22,7’sinden sorumlu olduğunu gösterdi. Sıcak hava dalgaları, ortalama iklimsel sıcaklıklardaki koşullara kıyasla oksijensizleşme oranını on yılda 0,01 mg L-1 artırdı.

Genel olarak, bulgular iklim değişikliğinin akarsu ekosistemleri (lotik ekosistemler olarak da bilinir) üzerindeki artan etkisini vurgulamaktadır. Araştırmacılar, tropikal nehirlerin, kötüleşen oksijen azalmasını önlemeyi amaçlayan azaltma çabaları için en öncelikli alan olarak değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Çalışma ayrıca, politika yapıcıların dünya çapında nehirlerdeki oksijen azalmasıyla mücadele stratejileri geliştirirken kullanabilecekleri bilimsel bir temel de sağlamaktadır.

Kaynak: Çin Bilimler Akademisi Genel Merkezi (Chinese Academy of Sciences Headquarters)

Science Daily’den Ali Ekber çevirdi.

son yazıları

İstanbuI’da Nakba Günü yürüyüşü: “Siyonizm yenilecek, direnen Filistin kazanacak!”
Ankara’da Nakba Günü eyIemi: “Nakba bitecek, Filistin halkı geri dönecek”
Verilerin nihayet çürüttüğü 5 temiz enerji efsanesi ve sektörün yöneldiği doğrultu

ilginizi çekebilir

WhatsApp Image 2026-05-16 at 17.54
İstanbuI’da Nakba Günü yürüyüşü: “Siyonizm yenilecek, direnen Filistin kazanacak!”
WhatsApp Image 2026-05-15 at 19.40
Ankara’da Nakba Günü eyIemi: “Nakba bitecek, Filistin halkı geri dönecek”
Untitled-683-×-1024px-1024-×-683px-2023-07-12T154605
Verilerin nihayet çürüttüğü 5 temiz enerji efsanesi ve sektörün yöneldiği doğrultu