Emperyalist hegemonyanın zemin kaymasının yaşandığı, İran’ın ABD ve İsrail’e verdiği yanıtla ABD’nin MAGA’cı kapitalistlerinin büyük prestij kaybı yaşadığı bir dönemde; küresel sistemin çoklu krizlerini savaş ve emperyalizm bağlamında tartışacağız. Bu savaşın maliyeti tüm dünyanın ezilenlerine mi yüklenecek, yoksa bu savaşın sorumluları hesabı ödeyecekler mi? Hesabı ödeteceksek, bunu nasıl bir mücadele yöntemiyle başaracağız?
Savaşın faturasını kim ödeyecek
Bu savaşın olası sonuçları ve bugün yaşadığımız sıkıntıların; ölümlerin, kıtlık ihtimalinin, aşırı hayat pahalılığının, konut kiralarının ve işçi sınıfı ile emekçilerin gıdaya ulaşamaması gibi bir dizi sorunun hesabını ödetmek için savaşa karşı mücadeleyle geri kalan mücadele başlıklarını, işçi sınıfının ekonomik mücadelesini ve tüm özgürlük mücadelelerini nasıl birbirine bağlayacağımızı konuşacağız.
Filistin’de soykırım ve küresel intifada
Çok iyi bildiğimiz gibi İran›a saldırı, aynı zamanda İsrail›in iki yılı aşkın süredir Filistin›de gerçekleştirdiği soykırım üzerinden şekilleniyor. Gazze›de yaşanan soykırım, Filistin halkının verdiği mücadele ve küresel intifadanın yarattığı dinamikler; liman işçilerinden kent meydanlarına ve fabrikalara kadar işçi sınıfının ve ezilenlerin Gazze için verdiği mücadelenin potansiyelleri Marksizmin önemli tartışma konularından birisi olacak.
COP31 ve NATO: İklim krizi ve savaş tartışmaları
Temmuz ayında Türkiye’de bir NATO zirvesi, kasım ayında ise COP31 zirvesi gerçekleşecek. Marksizm 2026; hem savaşa ve NATO’ya hem de iklim krizine karşı tartışmaların yoğun bir şekilde yapılacağı bir platform olacak. Dünyayı iklim kriziyle felaketin eşiğine sürükleyen kapitalistlerin, aynı zamanda bir savaş örgütü olan NATO ile beraber bir başka militarist felaketi daha gündemimize almalarına karşı birleşik kampanyaların nasıl örgütleneceği, Marksizm’de tartışacağımız konular arasında yer alacak.
Marx neden haklıydı
Marksizm toplantılarımıza, Karl Marx’ın fikirlerinin ölümünden yaklaşık 150 yıl sonra neden hâlâ önemli olduğu tartışmasıyla başlayacağız. Marx ve Engels’in sürekli gelişen teorilerini ayıran; bugün hâlâ onun güncel ve gerçek bir açıklama kılavuzu olarak işlev görmesini sağlayan yanın ne olduğu, Marksizm 2026’nın en önemli toplantı başlıklarından birisi olacak. İşçi sınıfıyla Marksizm arasındaki ilişki; işçi sınıfının hareketinin, mücadelesinin ve çıkarlarının ifadesi olarak Marksizmin önemi ve Marksist geleneğin diğer bütün mücadele geleneklerinden farklılığı, tartışmaların bir başka önemli başlığı olacak.
Michael Roberts, en son yazdığı makalede kendi yaptığı çalışmaların; Marx’ın “kâr oranlarının düşme eğilimi” tezini güncel veriler ışığında nasıl doğruladığını anlatıyor. Bu açıdan Marksizm; hem iklim krizini, işgal politikalarını ve sınıflar mücadelesini hem de bütün bu neoliberal konsensüsün bozulduğu dünyada aşırılaşan sağcı politik eğilimlerle işçi sınıfı ve ezilenler arasındaki mücadelelerde ezilenlerin çıkarlarının nerede yattığını göstermesi açısından biricik teori olma özelliğini koruyor. Bunu hep birlikte bir kez daha tartışacağız.
Otoriter rejimler, faşizm ve demokrasi tartışmaları:
Trump’ın politikaları, “Amerika’yı Yeniden Yücelt” diyen MAGA’cıların eğilimleri, faşist hareketlerle çok büyük geçişkenlik gösteriyor. Bu yüzden otoriter rejimlerle faşist örgütlenmeler ve siyasi yapılanmalar arasındaki bu geçişkenlikleri ve politik, örgütsel ve ideolojik karşılıklı ilişkileri hep birlikte tartışacağız. Hayvan haklarından iklim krizine, kadın özgürlüğünden ırkçılık ve milliyetçiliğe, LGBT+’ların mücadelesinden savaşa karşı kampanyalara kadar bütün bu faaliyetlerin arkasındaki politikalar ve ideolojiler, Marksizm 2026›nın konuları arasında olacak elbette. LGBT+’ların neden hedefte olduğunu, nasıl bir mücadele hattı izlenmesi gerektiğini; “kimlik sorunlarını” sınıf mücadelesini bölen liberal öğeler olarak gören sekter yaklaşımları da tartışacağımız bir başka platform olacak Marksizm toplantıları.
Parti teorisi
Marksizm’de üç günde on toplantı ve yaklaşık 40 konuşmacı yer alacak. Bütün bu mücadelelerin bağlandığı örgütlenme tartışmasında da Lenin’den Gramsci’ye ve 2026’ya parti teorileri tartışmaları en önemli başlıklarımızdan birisi olacak. Sınıf mücadelesinin ihtiyaçlarına nasıl yanıt vermemiz gerektiği konusundaki tartışmalar; Lenin’in parti teorisinin Gramsci tarafından geliştirilmesi ve bugün mücadelenin aktivistlerinin bu teorilerden faydalanması için yapılması gereken tartışmaların niteliği, Marksizm 2026 programının önemli başlıklarından birisi olacak.
Kürt meselesinde kritik viraj
Hem Kürt sorununda çözüm sürecinin son 19 ayını sonuçları ve ihtimalleriyle beraber tartışacağız hem de soykırım, sanat ve direnişi aynı anda ele alacağız. Bir yandan emperyalizmi tartışırken diğer yandan antikapitalist çalışanların ve işçi sınıfının mücadele deneyimlerini ele alacağız. Marksizm 2026, bütün Marksizm toplantıları gibi solun en büyük, en zengin tartışma zemini olarak herkesin katılımına açık. Gelin beraber tartışalım, gelin dünyayı beraber değiştirelim.
Marksizm 2026 Programı
7 Mayıs Perşembe
17.00-18.30
Aslolan dünyayı değiştirmektir:
Marksizm güncelliği ve işçi sınıfının mücadele potansiyelleri
19.00-20.30
Bir muhasebe/Kürt meselesi ve çözüm sürecinin 19 ayı: Sonuçlar ve ihtimaller
8 Mayıs Cuma
15.00-16.30:
Soykırım, sanat ve direniş
17.00-18.30
İklim krizi, işgal politikaları ve sınıflar mücadelesi: COP31’e karşı stratejiler
19.00-20.30:
Otoriterizm, faşizm: Aşırı sağın farklı biçimlerine karşı direniş
9 Mayıs Cumartesi
11.00-12.30
Sınıf mücadelesinde hayvanlar da var: Sosyalist ufukta hayvan özgürlüğünün yeri
13.00-14.30
Lenin ve Gramsci’den 2026’ya parti teorisi tartışmaları
15.00-16.30
LGBT+’lar neden hedefte, ne yapmalı?
17.00-18.30
Emperyalizmin MAGA hâli
19.00-20.30
Kapanış toplantısı:
Savaşa, iklim krizine ve aşırı sağa karşı küresel direnişi inşa edelim
Etkinlik yeri: Kadıköy Sanat Merkezi