İSİG raporunda öne çıkanlar:
- Öncelikle altını çizmek istediğimiz bir husus var. Türkiye’de tarihsel olarak iş cinayetleri madencilik işkolu ile özdeşleşmiştir. Maden işçisi ölümleri ruhsatsız üretimler de dâhil olmak üzere pek saklanabilir bir gerçeklik değildir. Bu noktada İSİG Meclisi iş cinayeti bilgilerini SGK iş kazası istatistikleri ile karşılaştırdığımızda (2025 hariç zira SGK verileri açıklanmadı) resmi verilerden 13 ölüm eksik tespit ettiğimizi söylemeliyiz. Yani rapor iş cinayetlerinde tam olarak olanı yansıtıyor. (Rapordaki eksik bilgilerin araştırılarak tamamlanması gerektiğini ve meslek hastalıklarına dair ölümler ile ilgili çok kısıtlı bilgimiz olduğunu hatırlatalım.)
- Madenlerdeki işçi ölümlerinin yarıdan fazlası linyit ve taş kömürü ocaklarında meydana geldi. Dörtte biri ise mermer ve taş ocaklarında gerçekleşti. Yani 1267 maden işçisi cinayetinin beşte dördü kömür, mermer ve taş ocaklarındadır.
- Maden işçisi ölümlerinin nedenlerine baktığımızda yüzde yetmişi göçük/ezilme ve zehirlenme/boğulma kaynaklıdır. Yine patlama/yanma ile servis kazaları da öne çıkan diğer nedenler.
- Yaş gruplarına göre baktığımızda maden işçisi ölümleri esas olarak 18-50 yaş aralığındadır. Ölümlerin yoğunlaştığı dar aralık ise 30-34 yaş grubudur.
- Bu dönemde madenlerde iki çocuk işçi ölümü tespit ettik. 25 Ağustos 2013’te, 16 yaşındaki Ferhat İridağ, Kayseri Yahyalı’da çalıştığı taş ocağında yükleme yaptığı kamyonun altında ezilerek hayatını kaybetti… 7 Nisan 2025’te, 17 yaşındaki Mehmet Özarslan, Kayseri Sarıoğlan’da çalıştığı kum ocağında iş makinesinin yağ bakımını yaparken nehre düşerek hayatını kaybetti…
- Ayşe Uygun ve Saniye Demir isimli -manganez ve mermer işletmelerinde çalışan- iki kadın işçi trafik kazası ve şiddet nedeniyle hayatını kaybetti…
- Bu dönemde 7’şer Afganistanlı ve Suriyeli maden işçisi; 5 Çinli maden işçisi, 1’er Iraklı, İranlı ve Türkmenistanlı maden işçisi hayatını kaybetti. Vezir Mohammad Nourtani’nin ölümü hafızalarımızdan hiç silinmedi ve göçmen maden işçilerinin çalışma koşulları açısından da bir sembol oldu.
- Son on üç yılda ölen maden işçilerinin 403’ü (yüzde 31,8) sendikalı, 864’ü (yüzde 68,2) sendikasızdır. Tespit edebildiğimiz kadarıyla ölen sendikalı işçilerin 313’ü Türk Maden-İş üyesi, 84’ü Genel Maden-İş üyesi, 4’ü Bağımsız Maden-İş üyesi, 1’i Dev Maden-Sen üyesi ve 1’i Öz Maden-İş üyesidir. Elbette ki “evden çıkarlarken vedalaşan”, “adı Satılmış konan” işçilerin çalıştığı madenler çok tehlikeli bir işkoludur. Bu noktada eğer sendika olmasa daha fazla ölüm olacağı aşikârdır. Diğer taraftan gelinen noktada, yani özelleştirmeleri, taşeronlaştırmayı, güvencesiz çalıştırmayı var olan sendikal hareket engelleyememekte; işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmasını sağlayamamaktadır. Bir simge olan Soma katliamında, ölen 301 işçinin sendikalı olması da yeni bir sendikal hareketin gerekliliğini göstermektedir.
- Yüzde 28 oran ile en çok maden işçisi ölümü linyit kömürü madenciliğinin merkezi olan Manisa’da meydana gelmiştir. İkinci sırada ise yüzde 11 ölüm ile taş kömürü madenciliğinin merkezi Zonguldak gelmektedir. Maden işçisi ölümlerinin yoğunlaştığı diğer şehirler olan Muğla’da mermer ve feldspat; Bartın’da taş kömürü; Şırnak’ta linyit kömürü; Karaman’da mermer ve linyit kömürü; Isparta’da mermer ve barit; Denizli’de mermer ve krom; Aydın’da çok çeşitli ocaklar; Kütahya’da mermer, linyit kömürü ve bor; Balıkesir’de mermer, çinko ve krom; Burdur’da mermer; Siirt’te bakır; Bursa’da krom ve mermer; Elazığ’da krom; İstanbul’da taş ve kum ile Kayseri’de krom ve çinko ocakları en çok maden işçi ölümlerinin olduğu yerlerdir.

Raporun tamamını okumak için tıklayın.