Tarihin gördüğü en kanlı savaş olan 2.Dünya Savaşı 1939’da başlayıp 1945’e kadar sürdü. 70 milyondan fazla ölümle sonuçlanan bu kanlı savaşa birçok devlet doğrudan katıldı; nükleer silahlar kullanıldı, milyonlarca sivil öldürüldü, soykırım yaşandı.
Almanya’nın 16 Aralık 1944’te Ardenler’de yaptığı taarruzla mevzi kazanmasının üstüne Hitler’in ordularına Paris’i hedef göstermesiyle Alman orduları ellerine geçen son fırsatı da kaçırmış oldu. Ocak ayında elinde hiçbir kazanım kalmamış şekilde geri çekilmeye başlayan Alman ordularının yenilgisi ve teslimiyeti ile sonuçlanan süreci ise şöyle özetlemek mümkün:
27 Nisan’da Mussolini ve beraberindeki faşistler İtalyan Partizanlar tarafından yakalanıp idam edildi, cesetleri Milan şehrinin meydanlarında halka gösterildi. 30 Nisan’da Reichtag’ın* düşmesinin ardından Mussolini ile benzer bir sonu yaşamaktan korkan Hitler intihar etti.
Yerine görevlendirdiği iki liderden Goebbels de 1 Mayıs günü intihar etti. 2 Mayıs da Avrupa cephesindeki son savaş olan ve SSCB’nin Berlin’i almak üzere giriştiği Berlin Muharebesi, Berlin Savunma Gücü Komutanı Helmuth Weidling’in teslim olmasıyla son buldu. 7 Mayıs’a kadar çeşitli cephelerde güç kaybetmeye devam eden Almanya Alfred Jodl’un imzaladığı antlaşmayla koşulsuz olarak yenilgiyi kabul etti.
Savaş ve sonuçları dünyayı önemli ölçüde etkiledi. 1945’te Birleşmiş Milletler kurulurken 1948’de imzalanan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesiyle BM’ye üye tüm ülkelerin uyması gereken kurallar sıralandı. Sovyetler Birliği ile müttefikleri arasında başlayan anlaşmazlıklar devam etti, Sovyetler kendi etki alanını oluşturan ülkelerle birlikte Doğu Blok’unu oluşturdu, Soğuk Savaş başladı.
Yüzlerce savaş suçunun işlendiği, sivillerin açlık, hastalık, katliamlar ve atılan bombalar sonucu hayatını kaybettiği 2.Dünya Savaşı hâlen insanlık tarihinin en büyük trajedilerinden biri olarak hatırlanıyor.
*Hitler’in yönetimi ele alışına kadar Almanya Parlamentosu’nun toplandığı bina.