Tecumseh muhtemel 1768 yılında, Ohio adı verilen topraklardan akan Scioto nehrinin kıyısındaki bir köyde doğdu. Shawnee halkının Panter klanına mensuptu. Babası Pukeshinwah 1774 yılında Point Pleasant savaşında öldürüldü.
Babasının ölümünden sonra Tecumseh kardeşi Chiksika ve Shawnee reisi Kara Balık tarafından yetiştirildi. Shawnee’ler Amerikan Bağımsızlık Savaşı esnasında İngilizlerle ittifak kurdukları için, köyleri birçok kez Amerikalı beyazların saldırısına uğramıştı. Klan birçok kez yer değiştirmek ve beyaz işgalcilerin yerleşimlerinden uzaklaşmak zorunda kaldı.
1790’lı yıllarda Avrupalı işgalcilerle liderliğini Küçük Kaplumbağa’nın yaptığı Miami yerlileri arasında kanlı savaşlar yaşandı. Yerliler iki kez beyazları yenmeyi başardılar. Tecumseh de genç bir savaşçı olarak gözcülük göreviyle bu çarpışmalara katıldı.
İlerleyen dönemde Tecumseh küçük bir Shawnee grubunun liderliğini yapmaya başladı. Bu arada yerlilerin ellerindeki topraklar küçülmeye devam ediyordu. 1799 yılında yerli klanları arasındaki anlaşmazlıkları ortadan kaldırmak ve yerlilerin birliğini sağlamak üzere toplanan bir kurultaya katıldı.Kurultay kesin bir başarıyla sonuçlanmadıysa da, Tecumseh hitabet yeteneğiyle dikkatleri üzerinde topladı.
1807 yılından itibaren Tecumseh siyasi faaliyetlerini hızlandırdı. Yerli klanlarına aralarındaki farkların önemli olmadığı ve birlik olmadıkları takdirde beyazlar karşısında yok olacakları fikrini aşılamaya çalıştı. Bu amaçla pek çok bölgeyi gezdi, klanları birleştirmeye gayret etti. En büyük amacı, yerlilerin elinde kalan son toprak parçasının bağımsızlığını sağlamaktı.
Bu uğurda Amerikalı beyazlara karşı savaşan İngilizlerden siyasi ve lojistik destek almaya başladı. İngilizlerle birlikte birçok savaşa katıldı. 5 Ekim 1813 günü Thames River savaşında İngilizlerin savaş alanını terk etmelerinden sonra, etrafındaki yerlilerle birlikte savaşmaya devam etti. Ölüm haberi yayıldığında, yerlilerin direnişi kırıldı.
1813 yılından itibaren Amerika yerlilerinin verdiği mücadele bağımsızlık perspektifinden uzaklaştı, beyazların imha ve tehcir politikalarını geciktirmeye çalışmaktan başka bir işe yaramadı.