Türkiye Cumhuriyeti’nin öncülü olarak kabul edilebilecek Ankara Hükümeti, 1920 yılında kabul ettiği idam cezalarını hızla ve derhal uygulamaya başladı. İdamlar genellikle asker kaçaklarına uygulanıyordu. 1922 yılında kabul edilen kanunla kurulan İstiklal Mahkemeleri, asker kaçaklarını idama mahkum ediyor ve karar birkaç gün zarfında uygulanıyordu. Şeyh Sait isyanı sonrasında Diyarbakır’daki Şark İstiklal Mahkemesinin kısa süren bir yargılamadan sonra Şeyh Said, 47 ayaklanma yöneticisi hakkında 28 Haziran 1925 günü ölüm cezası verildi ve cezaları ertesi gün infaz edildi.
1926 yılında İzmir Suikastı olarak bilinen olay esnasında iki ayrı yargılamada 18 kişi idam edildi. Menemen olaylarında 36 kişi idam cezasına çarptırıldı, 28 kişi idam edildi. 27 Mayıs 1960 Darbesi’nden sonra cunta Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan 17 Eylül 1961’de idam etti. 12 Mart 1971 darbecileri 17 kişiyi idama gönderdi. 1968 kuşağının önde gelen devrimcileri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan 6 Mayıs 1972’de idam edildi. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra, 54 kişinin idam cezası Meclis’te onaylandı bunların 50’si infaz edildi. Aralarında 17 yaşındaki Erdal Eren de vardı.
1991’de yapılan yasal düzenlemeler sonucu idam alanların cezaları ömür boyu hapse çevrildi. 90’lı yıllarda bir çok kişi hakkında idam cezası verildi, ancak uygulanmadı. AB Uyum Yasa Teklifi’nin, savaş ve yakın savaş tehdidi halleri dışında idam cezasını kaldıran birinci maddesi, 2002 Ağustosu’ndaTBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.Oylamaya 419 milletvekili katıldı. Madde çoğu MHP’li faşistler tarafından 162 ret oyuna karşın 256 oyla kabul edildi.
Abdullah Öcalan’ın 29 Haziran 1999’da idam cezasına çarptırıldı.Cezası 25 Kasım 1999’da Yargıtay tarafından onandı. İdam cezasının AB uyum yasaları ile kaldırılmasından cezası müebbete çevrildi.
Türkiye’nin idam cezası konusundaki sicili, görüldüğü üzere çok karanlık. Faşist MHP başkanı Devlet Bahçeli, 2007 seçim propagandalarına elinde yağlı urganla katıldı ve idam cezasının geri getirilmesi çağrısında bulundu. Daha sonra TBMM grup toplantısında idamın geri getirilmesi talebini tekrarladı. Ancak idamın geri getirilmesini tek savunan Bahçeli değil. R. Tayyip Erdoğan da sık sık Abdullah Öcalan’ın engellenen idamının altında Devlet Bahçeli’nin de imzasının bulunduğunu hatırlatarak “Ben olsam asardım” diyerek idam üzerinden siyaset yapmayı sürdürüyor.
Foto: Necdet Adalı 12 Eylül darbecilerinin ilk idam ettiği insan. Dev-Lis üyesi genç bir devrimciydi. 8 Ekim 1980 günü Ankara’da Ulucanlar Cezaevi’nde idam edildi. Kendisini yargılayan mahkeme başkanı Albay Hamdi Sevinç’in Adalı’nın suçsuz olduğunu ileri sürmesine karşın, mahkeme heyeti tarafından suçlu bulundu. Karara şerh koyan Sevinç bu tutumu nedeniyle ceza aldı ve daha sonra ordudan istifa etti.