Chavez, Sabaneta’da doğdu. Babası bir öğretmendi. Bölgenin yönetiminde zaman zaman aktif rol almış bir aileden geliyordu. 17 yaşındayken Venezuela Harp Akademisi’ne yazıldı. Ardından Simon Bolivar Üniversitesi’nde politika bilimi alanında derslere devam etmesine izin verildi. Fakat herhangi bir derece almadan üniversiteden ayrıldı. Ardından ordunun çeşitli kademelerinde görev aldı.
Politik hayatı
1990’lı yılların başında Devlet Başkanı Carlos Andrez Perez’in uyguladığı ekonomi politikası halk tarafından tepkiyle karşılandı ve büyük kentlerde sık sık gösteriler yaşandı. ülkede ekonomik ve siyasi alanda var olan huzursuzluk ordu içersinde de hareketlenmelere ve cunta oluşumlarına neden oldu. 1992 yılında bu alanda hazırlıklar hızlandı ve bu girişimler içersinde yer alan subaylardan biri de Hugo Chavez’di. 4 Şubat 1992 tarihinde gerçekleştirilen darbe bir süre sonra başarısız oldu ve Hugo Chavez tutuklandı. Chavez yaklaşık iki yıl cezaevinde kaldıktan sonra 1994 yılında Devlet Başkanı tarafından affedildi.
1990’lı yıllar Hugo Chavez’in siyasi kariyeri açısından parlak bir dönemdi. 1998 yılında Beşinci Cumhuriyet Hareketi adını verdiği bir parti kurdu ve mevcut yönetimi ekonomiyi iyi idare etmemekle suçladı ve sosyal-ekonomik reformlar gerçekleştirme, yoksullukla mücadele etme ve yolsuzluğu önleme sözü vererek başkanlık seçimlerinde aday oldu.
1999 yılında devlet başkanı seçilmesinin ardından, Venezuela’nın yargı ve parlamento sistemini değiştirdi. Yeni yolların ve yerleşim birimlerinin inşaası ve aşı stoğu gibi icraatları içeren Plan Bolivar 2000’i başlattı. Bu yeni yapılanmanın bir parçası olarak ülkenin adı, Bolivaryan Venezuela Cumhuriyeti olarak değiştirildi.
Başkanlık yaptığı dönemde, ülke içinde ve dışında hoşnutsuzluklarla karşılaştı. Nisan 2002’de, bir askeri darbeyle devrilmek istendi ancak iki gün sonra halkın ve ordu içerisinde başka bir grubun desteğiyle görevine dönmeyi başardı.
Başkanlığı boyunca açık sözlülüğü ile dikkat çeken Chavez, fikirlerini hiçbir zaman sakınmadan, açık ve net bir şekilde dile getirdi. Dünya çapında ileri gelen birçok lideri acımasızca eleştirdi. 2002 yılında askerler tarafından görevden alınmasının sorumlusu olarak gördüğü Amerika Birleşik Devletleri’ne birçok konuda karşı çıktı. Amerika’nın Irak politikasını, “gücü kötüye kullanmak” olarak değerlendirdi ve başkan George W. Bush’u “emperyalist şeytan” olarak niteledi. Kendisini tekrar görevden alma girişimi olursa, Amerika’ya petrol satışını durdurmakla tehdit etti. Küba ve İran gibi 100’den fazla ülkenin yer aldığı, Bağımsız Hareket grubunda aktif rol aldı.
8 Ocak 2007’de, bakanların büyük bir kısmının görevine son verdiği yeni bir kabine oluşturdu. Bu kabinede, başkan yardımcısı Jose Vincente Rangel’in yerine, Jorge Rodriguez geçti. 30 Nisan 2007’de, IMF ve Dünya Bankası ile olan tüm ilişkilerini kopararak ulusal bir banka kurdu.
Mayıs 2007’de ülkenin en popüler televizyon kanalının lisansını, 2002 yılındaki darbede rol aldığı gerekçesiyle yenilemeyi reddetti. Bu hareket Karakas’ta uzun süren protestolara yol açtı.
Chavez son olarak Kolombiya ve ABD’ye meydan okumasıyla gündeme geldi. Caracas’ta binlerce insana seslenen Chavez “Kolombiya tarafından veya Yankee imparatorluğunun (ABD’nin) desteklediği bir başka bölgeden Venezuela’ya bir askeri saldırı olursa ABD’ye petrol göndermeyi durduracağız. Onların rafinerilerine bir damla bile petrol göndermeyeceğiz” demişti.
18 Şubat 2013 tarihinde, Küba’daki kanser tedavisinden 2 ay sonra Venezuela’ya döndü. 4 Mart’ta, solunum sorunları kötüleşti ve yeni, ciddi solunum yolu enfeksiyonu hastası olduğu Venezuela hükümeti tarafından açıklandı. 05 Mart 2013 Salı günü hayatını kaybetti.