Search
Close this search box.

27 Eylül 1961: Suriye, askeri darbenin ardından Birleşik Arap Cumhuriyeti’nden çekildi

1958 yılında Suriye ile Mısır birleşerek Birleşik Arap Cumhuriyeti adı altında yeni bir devlet oluşturdular. Bu devletin kurulmasını Suriyeli Baas yöneticileri şiddetle arzu etmişlerdi, ancak sonuç bekledikleri gibi olmadı. Nasır’ın güçlü denetimi altında Suriye Baas Partisi hızla zayıfladı ve askerlerin durumu kötüleşti. Bunun üzerinde içlerinde Hafız Esad’ın da bulunduğu bir grup Baas kadrosu darbeyle iktidarı ele geçirdiler, ertesi gün de Birleşik Arap Cumhuriyeti’nden çekildiklerini açıkladılar.

Suriye ile Mısır tarafından kurulan Birleşik Arap Cumhuriyeti, bugünlerde Suriye halkına kan kusturan diktatör Beşar Esad’ın babası Hafız Esad’ın kariyeri için de bir başlangıç noktası oldu. 1958 yılında Suriyeli Baasçıların ısrarlı girişimleri sonucu oluşturulan birlik, Baas kadrolarının beklentisinin aksine sonuçlandı. Üç yıl zarfında Baas Partisi’nin Suriye’deki durumunu büyük ölçüde zayıfladı. Nasır’ın kontrolü eline almak amacıyla tüm siyasi partileri yasaklaması sırasında Baas Partisi de çözüldü ve liderlerinin Mısır’ın sıkı kontrolündeki Birleşik Arap Cumhuriyeti bölgesini yönetmelerine izin verilmedi.

Yine, Baas’ın üyesi olduğu bilinen yüzlerce subayın bir kısmı görevden alınırken, bir kısmı, kolayca kontrol edilebilmek amacıyla, Mısır’a tayin edildi ya da sürüldü. Böylece Suriye’de sivil ve askeri idarenin tümü Mısırlıların eline geçti. Ama tüm gelişmeler Esad gibi o sıralarda kıdemsiz rütbelerde bulunan kişilerin lehine gelişiyordu. Çünkü Suriyeli üst düzey subaylar arasındaki bu temizlik ve tasfiye hareketinden doğan boşluk, 1961 yılında birliğin dağılması sonrasında yüksek makamları dolduracak subay sıkıntısının çekildiği bir sırada kıdemsiz kişilerin hızla yükseltilmesine yol açtı. Esad’ın kendine has özellikleri ve Baas’la olan özel ilişkisi nedeniyle yükselmesi daha hızlı bir seyir izledi.

Bu dönemde yüzbaşı olan Hafız Esad, gizli Askeri Komite’nin başkanı oldu. Bu komite, birlik süreciyle birlikte Suriyeli askerlerin aleyhine işleyen gidişatı değiştirmek ve Suriye’deki siyasi durumu tersine çevirmek için bir fırsat bekliyordu. Nihayet bu fırsat, 1961 yılının sonlarında yakalandı. 27 Eylül 1961 tarihinde bir darbe gerçekleştiren Suriyeli subaylar, ertesi gün BAC’dan çekilince, Esad için altın günler başladı.

Bundan sonra Esad’ın yükselişinin önü alınamadı. Hafız Esad önce binbaşı oldu, ardından basamakları üçer beşer atlayarak, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na getirildi. 1970’de kansız bir darbeyle kendisini devlet başkanı ilan etti. Bundan sonra Suriye halkı için tam bir felaket dönemi başladı. Esad, ülkede kendisine muhalefet etme potansiyeli barındıran her türlü siyasi olan veya olmayan hareketi şiddetle bastırdı, hak ve özgürlükleri askıya aldı. Gerektiği takdirde Hama ve Humus kentlerinde olduğu gibi, on binlerce insanı öldürmekten, koca şehirleri yerle bir etmekten çekinmedi.

Hafız Esad’ın ölümünden sonra yeni diktatör olan oğlu Beşşar Esad, babasının kurduğu korku imparatorluğunu aynen sürdürdü. Ancak Tunus’ta başlayan, Mısır ve Libya’da süren ayaklanmalar ve devrimler bütün ortadoğuyu etkisi altına alınca, Suriye de bu dalgaya kapılmaktan kurtulamadı. Suriye halkı da Arap Baharı’yla birlikte diktatörüne karşı ayaklandı.

ilginizi çekebilir

imamoglu-3
İktidar partisinin toplumdan kopuşu hızlandı
GnMr-b9XgAAAA6n
Okullarda boykot, işyerlerinde grev
istanbul-da-boykot-yuruyus-miting-gunu
Öğrenci ve kitle hareketi içerisindeki faşizmin önlenebilir yükselişi