Search
Close this search box.

17 Temmuz 1945: Potsdam Konferansı’nda galip devletler Avrupa’yı paylaştı

Şubat 1945’deki Yalta Konferansı’nın ardından 17 Temmuz – 2 Ağustos 1945 tarihleri arasında Berlin yakınlarındaki Potsdam şehrinde toplantı yapılmasına karar verilmişti. Nazi Almanyası’nın teslim olmasıyla Avrupa’nın yeni siyasi durumunu görüşmek üzere İngiltere, ABD ve SSCB liderleri, Avrupa’nın paylaşımından mümkün olduğu kadar kârlı çıkabilmek için ellerindeki tüm kozları oynuyorlardı.

Planlanan tarihten 3 gün geç düzenlenen bu toplantıya ABD’nin temsilcisi olarak 12 Nisan 1945’te ölen Başkan Roosevelt yerine yardımcısı ve vekâleten başkanlık yapan Harry Truman toplantıya katılmıştı. Britanya’yı da hükümeti Churchill’in Muhafazakâr Partisi’nden devralan, İşçi Partisi lideri Başbakan Clement Attlee temsil etmişti. Sovyetler Birliği’ni de Josef Stalin temsil etmekteydi.

Almanya’nın durumu:
Potsdam da paylaşılan Almanya’daki işgal alanlarında her ülke kendi sorumluluğundaki bölgede Nazi kurumlarını ortadan kaldıracak, savaş suçluları yargılanacak, yerlerine Almanya’nın barışçı kesimlerini temsil eden grupları yönetime getireceklerdi. Ayrıca Nazi donanması yok edilecek, Savaş sanayii üniteleri, barış amaçlı ve ekonominin gelişimine dayalı sanayii merkezlerine dönüştürülecekti. Almanya endüstrisinin yerinde bırakılmasıyla, Stalin’in talep ettiği sanayiinin Sovyetlere transferi talebi reddedilmiş oldu. Ayrıca istediği savaş tazminatını da diğer liderlere kabul ettiremedi.

İtalya’nın durumu:
İtalya’nın savaştan erken ayrılması ve Mussolini sonrasında gelen yönetimin Müttefiklerle işbirliği yapmasından dolayı hafif yaptırımlar uygulanmasına karar verildi. Sovyetler Birliği, İtalya’nın Akdeniz ve Kızıldeniz kıyılarındaki sömürgelerinden pay talep etti. Ancak bu talep kabul görmedi ve konuyu barış görüşmeleri sırasında yeniden gündeme getirilmesi kaydıyla ertelediler.

Avusturya’nın durumu:
Almanya’da olduğu gibi, Avusturya ve başkenti Viyana dört devlet arasında işgal bölgelerine ayrıldı.

Polonya meselesi:
Stalin, Doğu Polonya topraklarının Sovyetler Birliği’ne verilmesini istemiş ancak bu istek müttefikler tarafından onaylanmamıştı. Britanya ve ABD, Polonya sınırı konusunu barış antlaşmasının yapılacağı süreçte kararlaştırılmasını istediler, ancak, Stalin 16 Ağustos 1945’de Polonya ile yaptığı görüşmeler sonucunda sınır problemini kendi lehine çözümledi. Polonya – Sovyetler Birliği sınırı Curzon çizgisi olarak kabul edildi.

Sovyet işgali altındaki devletlerin durumu:
Stalin, müttefik devletlerden, iktidarda stalinistlerin bulunduğu ve Sovyet işgali altında olan Romanya, Macaristan ve Bulgaristan’ın hükümetlerini tanımalarını istemişti. Ancak diğer devletler, barış anlaşmaları yapılmadan bu durumun söz konusu olamayacağını belirttiler.

İspanya’nın durumu:
İspanya’nın savaşa katılmamasına rağmen Almanya ile işbirliği yapması, bu ülkenin Birleşmiş Milletler’e kabul edilmemesini gündeme getirmişti. Bu görüş müttefikler arasında kabul edildi.

İran’ın durumu:
Britanya işgali altında olan İran’ın boşaltılmasına ve yeniden bağımsızlığına kavuşturulması kararlaştırıldı.

Boğazların statüsü:
Sovyetler, İstanbul ve Çanakkale boğazlarında serbest geçişin Türkiye tarafından sağlanamadığını öne sürerek, boğazlarda üs talebinde bulundular. Ancak diğer devletlerin temsilcileri buna yanaşmadı. Konu bir çözüme kavuşturulamadı, her ülkenin görüşlerini Türkiye’ye bildirmesi kararlaştırıldı.

Tuna Nehri’nin statüsü:
Tamamen Sovyetler Birliği kontrolünde olan Tuna Nehri’nin ulaşım ve ticaret serbestliği ilkesi kabul edildi.

ilginizi çekebilir

istanbul-da-boykot-yuruyus-miting-gunu
Öğrenci ve kitle hareketi içerisindeki faşizmin önlenebilir yükselişi
senol pers 2 thumb
Demokrasi Gaspına Karşı Kitlesel Muhalefet | Perspektifler #2
JDJadjlj
Devlet, asker, polis: Bunlar kimin için var?