Search
Close this search box.

13 Mayıs 1981: Faşist tetikçi Mehmet Ali Ağca, Papa II. Jean Paul’ü vurdu

Gazeteci Abdi İpekçi’yi vuran ülkücü tetikçi Mehmet Ali Ağca, Haziran 1979’da yakalanarak cezaevine konulmuştu. Abullah Çatlı ve ekibi tarafından Kasım ayında hapishaneden kaçırılan Ağca, Bulgaristan’a kaçtıktan sonra Roma’ya giderek Papa II. Jean Paul’e suikast düzenledi. Papa, saldırıdan yaralı kurtuldu.

Mehmet Ali Ağca, 1970’lerde ülkücü hareket içindeki tetikçilerden birisi olarak öne çıkmıştı. Ülkü Ocakları Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, 7 TİP’linin öldürülmesinde yer alan ve Susurluk kazasının ardından devletle bütün ilişkileri gözler önüne serilen Abdullah Çatlı gibi isimlerle yakın temas içindeydi. 12 Eylül öncesinde darbeye zemin hazırlamak isteyen devlet kadroları, faşist hareketin güçlenmesi ve gerginliği tırmandıran eylemler düzenlemesi için bu kadroları silahlandırıyordu. İşçi hareketi ve devrimci hareketin yanı sıra demokrat olarak bilinen aydınlar da faşistler tarafından hedef tahtasına oturtulmuştu.

Mehmet Ali Ağca adı, 1 Şubat 1979’da Milliyet gazetesi başyazarı Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü suikastin tetikçisi olarak duyuldu. Haziran ayında yakalanan Mehmet Ali Ağca, Abdullah Çatlı ve Oral Çelik’in de içinde bulunduğu bir ekip tarafından hapishaneden kaçırılarak Bulgaristan’a geçti. Gıyabında ölüm cezasına çarptırılan Mehmet Ali Ağca’nın adı 1981 yılında tüm dünya tarafından duyulacaktı.

Roma’da kalabalığa seslenen Papa II. Jean Paul, 13 Mayıs 1981 yılında Ağca tarafından düzenlenen silahlı suikastte yaralandı. Ağca yakalanarak ömür boyu hapse çarptırıldı.

Hem Papa hem de İpekçi suikastlerinin kilit isimlerinden birisi ve Ağca’nın yakın arkadaşı olan Oral Çelik ise 1986 yılında Fransa’da tutuklandı. 1991’de Türkiye hükümeti tarafından iadesi istenen Çelik, Çatlı’nın kendisine beraat edeceğinin güvencesini vermesi sonucu 1996’da kendi isteğiyle Türkiye’ye iade edildi. İpekçi suikasti hakkında yargılandı ancak tanığın kendisini teşhis edememesi sonucu, Çatlı’nın söz verdiği gibi tahliye edildi.

Papa suikastinin sırrı hâlen çözülebilmiş değil ancak bilinen bir şey var ki 12 Eylül’e zemin hazırlamak için faşist hareketi öne süren devlet, bu kadroları darbeden sonra da kullanmaya devam etti. ASALA ve PKK’ye karşı pek çok eylemde bu isimlerin adı geçti. Son olarak 1997’de gerçekleşen Susurluk kazasında Abdullah Çatlı, milletvekili Sedat Bucak ve emniyet müdürü Hüseyin Kocadağ ile aynı arabadaydı. Çatlı ve Kocadağ ölürken, Bucak kurtuldu.

Bu kazanın ardından devletin pisliği ortaya dökülmeye başlamıştı, büyük bir toplumsal hareket vardı. Ancak 28 Şubat darbesi ile birlikte bu dalganın da önü kesildi.

2000 yılında Ağca Türkiye’ye iade edildi. 18 Ocak 2010’da ise faşistlerin “Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganları arasında tahliye edildi.

ilginizi çekebilir

istanbul-da-boykot-yuruyus-miting-gunu
Öğrenci ve kitle hareketi içerisindeki faşizmin önlenebilir yükselişi
senol pers 2 thumb
Demokrasi Gaspına Karşı Kitlesel Muhalefet | Perspektifler #2
JDJadjlj
Devlet, asker, polis: Bunlar kimin için var?