Faruk Sevim

Faruk Sevim son yazıları

Faruk Sevim tüm yazıları

03.06.2018 - 14:17

Birleşik mücadele acil ihtiyaç, OHAL krizi tetikliyor

24 Haziran seçimlerine OHAL koşulları altında giriyoruz. İşçi ve emekçiler bir yandan yasaklar, baskılar, hapislerle karşı karşıya, bir yandan hayat pahalılığı ve düşük ücretlerle boğuşuyor.

Döviz sürekli yükseliyor, ithalat pahalılaşıyor, ilaca, benzine, doğal gaza zamlar sırada, seçimlerden sonra büyük bir zam dalgası bizleri bekliyor.

İnşaat sektörü krizi ilk yaşamaya başlayan sektör, sektörü kurtarmak için evler yüzde 20 ucuza satılmaya başlandı. Aylık kredi faizleri yüzde ikiye dayanmışken, daire alanlara yüzde bir faiz uygulanıyor, maliyetini devlet ve müteahhitler birlikte karşılıyor. Ama bir milyon boş konutun var olduğu söylenen sektörde her hangi bir toparlanma belirtisi yok.

Kamuda 200 bin taşeron işçisi işten atıldı. Özel sektör sürekli işçi çıkarıyor. OHAL baskısı kesintisiz devam ediyor, ilk ilan edildiğinde “3 ay bile sürmeyecek” demişlerdi, 22. ayını doldurdu. OHAL döneminde bütün grevler yasaklandı, işten atılanların hak arama eylemlerine müdahale edildi. Son olarak makyaj malzemeleri üreten Flormar işyerindeki grev, kamu güvenliği gerekçesi ile yasaklandı.

Seçim çalışmalarında işçilerin, emekçilerin talepleri giderek öne çıkmaya başladı. Cumhurbaşkanı adaylarından Muharrem İnce, asgari ücreti 2200 TL yapacağını, gençlere işsizlik maaşı vereceğini, emeklilere yılda iki defa ikramiye dağıtacağını, kamuda haksız yere işten atılanları işe geri alacağını söyledi.

Selahattin Demirtaş ise asgari ücretin 3000 TL olacağını, güvencesiz, kaçak, taşeron işçiliğin kaldırılacağını, iş cinayetlerine son vermek için çalışacağını açıkladı.

Benzer vaatler diğer adaylarda da var. Ama bu vaatlerin gerçekleşmesi için işçi sınıfının güçlenmesi, güçlü bir emek platformu kurması gerekir. Seçimlerden sonra, vaatlerin gerçekleşmesi bir yana, muhtemelen çok hızlı bir ekonomik bozulma ve pahalılık yaşayacağız. Bu krizin faturasını işçi sınıfı ve emekçiler olarak ödememek için şimdiden bir araya gelmeliyiz. İşyerlerinde, sendikal alanda birliktelikler oluşturmalıyız. Aksi halde ne vaat edilenleri elde edebiliriz, ne de krizin tahribatından kurtulabiliriz.

Seçimlerden sonra gelebilecek zam dalgasına karşı koymak ve vaatlerin takibini yapabilmek için, işçi ve kamu emekçileri sendikaları konfederasyonları, üzerine düşen görevi yerine getirmeli, birleşik bir emek platformunun oluşturulması için şimdiden kolları sıvamalıdır.

Faruk Sevim

[email protected]

(Sosyalist İşçi)