Seçim vaatleri ve işçi sınıfı

Her seçim döneminde işçilere ve yoksullara vaatlerde bulunulur. İşçi sınıfı açısından bu, gücünü gösteren bir gelişmedir. Seçim zamanlarında da olsa egemenler ve siyasiler gücün kimde olduğunu hatırlarlar. Kimin çoğunluk olduğu, kimin ikna edilmesi gerektiği seçim zamanı hatırlanır. Unutulmaması gereken Türkiye’de dile getirilen vaatlerin ezici çoğunluğunun zaten işçiler ve yoksullar için temel hak olmasıdır.

Örneğin asgari ücret son 1 Kasım seçimlerinde, bir seçim vaadi olarak aylık 1000 TL’den 1300 TL’ye yükseltilmişti. Ama zaten o gün Türk-İş’in verdiği rakamlara göre bir kişinin geçim maliyeti 1700 TL idi. Yani asgari ücret çok gerilerde kalmıştı, biraz iyileşmesi sağlandı.

Bugün de asgari ücret 1600 TL, bir kişinin geçim maliyeti ise 2100 TL. Yani asgari ücret geçinmek için gereken miktarın yine çok altında. Seçimlerde asgari ücretin 2500 TL olmasını istemeliyiz, bunu söylemeyen adaylara oy vermemeliyiz.

1 Kasım seçimlerinde siyasi partiler taşeron sistemini kaldıracaklarını vaat ettiler. AKP hükümeti aradan 2,5 yıl geçtikten sonra yaptığı taşeron düzenlemesi ile bir kısım işçileri kadroya aldı, ama yüz binlerce işçiyi güvenlik soruşturması bahanesi ile işten attı. Taşeron düzenlemesi büyük bir fiyaskodur, işçilerin işten çıkarılmasının aracı olarak kullanılmaktadır. İşçi sınıfı, taşeron sistemini gerçekten ortadan kaldıracak, işten atılan tüm taşeron işçilerin tekrar işe alınmasını sağlayacak adaylara oy vermelidir.

KHK’larla yüz elli bin memur işten atıldı, işçi sınıfı bu kıyımın hesabını soracak, kendisini haksız yere işten atanlara oy vermeyecektir.

Hükümet bir seçim yatırımı olarak, enflasyon altında ezilen emeklilere bayramlarda ikramiye vereceğini açıkladı. Muhalefet de yılda iki ikramiyeden bahsetmeye başladı. 15 yıldır iktidarda olan AKP hükümetinin emeklileri şimdi hatırlaması manidar, ama önemli değil. İkramiyeler konusunda işçi sınıfı olarak hakkımızı sonuna kadar savunmalı, yılda en az dört ikramiye verilmesini talep etmeliyiz.

Bu vaatlerin seçimlerden hemen sonra unutulmaması için seçim sonrası mücadeleye hazır olmalıyız. Eğer mücadele etmezsek iktidara gelenler, bir dahaki seçimlere kadar vaatlerini gündeme bile getirmezler. İşçi sınıfı açısından seçimler ve mücadele arasına duvar örülemez, her seçim dönemi, aynı zamanda mücadele dönemidir.

Faruk Sevim

[email protected]

(Sosyalist İşçi)

son yazıları

İktidardan hesap sormanın en garantili yolu, kitlesel eylemlerdir
Emekçilerin milli gelirden aldığı pay en düşük seviyede
Çadır temin edemeyen iktidar ihale dağıtıyor

ilginizi çekebilir

cf7d03a5-aae8-4b7c-9b6b-988fb2003e1f
10 Ekim Ankara: Gar Katliamı'nda hayatını kaybeden 104 barış yanlısı anıldı
WhatsApp Image 2026-10-09 at 22.34
Azerbaycanlı sosyalistten başörtüsü yasağı, baskı rejimi ve bunun arka planı üzerine değerlendirme
linke-parteitag-berlin-elif-eralp-100-1920x1080
Berlin’de koalisyon görüşmeleri öncesi yoklama: Sol Parti sağın kışkırtmalarına boyun eğiyor