Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) sorunu büyümeye devam ediyor

01.04.2017 - 14:51

Türkiye genelindeki kamu çalışanları ve 250 ile bin arası çalışanı bulunan özel sektör firmaları, bugünden itibaren otomatik olarak "Bireysel Emeklilik Sistemine (BES)" dahil edilecek.

Türkiye genelinde tasarrufların artırılması amacıyla 1 Ocak'ta başlayan sisteme 45 yaş altındaki çalışanlar kademeli olarak katılacak. Sisteme yıl başında bin ve üzeri çalışanı olan özel sektör firmaları dahil olurken, yarından itibaren de 45 yaş altı memurlar ve 250 ile bin arası çalışanı bulunan firmalar BES'te yerini alacak. Böylece yaklaşık 2,5 milyonu memur, 1,5 milyonu özel sektör çalışanı olmak üzere toplam 4 milyon kişiden otomatik olarak, prime esas kazancın yüzde 3’üne karşılık gelen tutarda BES kesintisi yapılacak.

Söz konusu birikim sistemine dahil olan çalışanlara 2 aylık cayma süresi tanınacak.

100-250 çalışanı olanlar 1 Temmuz'da geçecek

Özel sektörden 100-250 çalışanı olanlar da 1 Temmuz 2017'de sisteme geçiş yapacak. Bu sayede yaklaşık 1,5 milyon özel sektör çalışanı da sistemde yerini alacak. Mahalli idareler ve KİT'ler ise 1 Ocak 2018'den itibaren sisteme dahil olacak. Özel sektörde faaliyet gösteren 5-10 çalışanı olanlar 1 Ocak 2018'den, 10-50 çalışanı bulunanlar da 1 Temmuz 2018'den itibaren sisteme girecek. Çalışan sayısı 5'ten az olan özel sektör ise kapsamda yer almıyor.

BES-leme akmpanyası aktivistlerinden Çağla Oflas konuyla ilgili görüşlerini marksist.org'a bildirdi:

1 Ocak 2017 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren zorunlu BES uygulamasında ilk ödemeler özel sektörde çalışanların ücretleri daha ceplerine girmeden otomatik olarak alındı. Bugünden itibaren de kamu çalışanlarında kesinti yapılacak. Hükümetin giderek kötü giden ekonominin faturasını çalışanlara ödetme yollarından birisi olan bireysel emeklilik sisteminin başarısızlığı kısa bir zaman içinde ortaya çıktı. İşçi sınıfının geniş kesimleri de bireysel emeklilik sisteminin çalışanların lehine hiçbir getirisinin olmadığının farkındalar. Sistemden kaçışların oranlarının bu kadar büyük olması da sistemin başarısızlığının göstermekte. 1 Ocak tarihinden itibaren bin ve üzeri çalışanı olan 450 işyerinde başlayan sistemden daha ilk 2 haftası dolan sistemde 39 bin kişi dahil olurken, bunların 21 bini sistemden ayrıldı.  

Bireysel emeklilik sistemi sosyal güvenlik uygulaması olmayıp, kamu yararından çok şirket yararını gözeten bir uygulama. Bireysel emeklilik sisteminin zorunlu hâle getirilmesi kamusal güvencenin ortadan kaldırılmasına yönelik bir hamle ve gelecekte de emeklilik maaşlarının tamamen mali piyasalardan elde edilecek gelire bağımlı hale geleceğinin göstergesi. Bu yolla bireylerin hastalık, geçici veya sürekli sakatlık ve yaşlılık durumları gibi riskler ve sorumluluklar kolektiflikten bireysele dönüşürken, bireylerin kişisel tasarrufları ileriki yaşlardaki güvenlikleri için daha önemli hâle gelecek.

Doğumdan ölüme herkesin kaygılanmadan geleceğinin güvence altına almak, ancak kamusal bir sağlık sistemiyle mümkün. Çalışandan alıp bankalara aktaran BES, bir sosyal güvence olmaktan çok, çalışanlara dayatılan zorunlu bir tasarruf sistemi; yani günün sonunda bankaların yararına, çalışanların zararına bir uygulama. Tam da bu nedenle tüm çalışan kesimler dayanışma yerine “çalışan öder” ilkesini dayatan bu sisteme “dur” demeli ve çıkma haklarını ve kollektif mücadele yöntemlerini kullanmalılar. Sosyal güvenlik hakları 1980’den beri büyük bir saldırı altında ve işçi sınıfı ancak bu saldırıyı birleşerek durdurabilir. Dolayısıyla işçi sınıfının örgütlü kesimlerini bir araya getiren mücadele yöntemleri hükümetin bireysel emeklilik sisteminin iptalini sağlayabilir. Üstelik bunu başarabilirsek hükümetin referandum sonrasında tekrar gündeme geleceği beklenen kıdem tazminatını fona çevirme girişimi akıllarından bile geçemez.