Nisan ayında 17 kadın daha katledildi!

06.05.2021 - 11:28
Nursen Güçkan
Haberi paylaş

Bianet’in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan topladığı verilere göre, nisan ayında en az 17 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Öldürülen 2 kadının koruma veya tedbir kararı vardı. Aynı zamanda en az 13 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulundu.

Nisan ayında öldürülen 17 kadının 12’si kocası, eski kocası, sevgilisi tarafından 3’ü ise abisi, oğlu gibi aile üyeleri tarafından öldürüldü. 1 kadını polis arkadaşı öldürdü. 1 kadını öldüren erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı.

Öldürülen 17 kadından 11’inin hangi bahanelerle öldürüldüğü basına yansımazken 1 kadın ayrılmak istediği bahanesiyle katledildi.  Erkekler 1 kadını namus, 1 kadını iftarda yemek hazırlamadığı, 3 kadını da kıskançlık bahanesi ile öldürdü. 

10 kadın ev içinde, 7 kadın sokak, otopark gibi ev dışı alanlarda erkekler tarafından yaşamdan koparıldı. 6 kadın ateşli silahlarla, 9 kadın kesici aletlerle katledilirken 1 kadın kafası taşla ezilerek öldürüldü. Erkeklerin 1 kadını nasıl öldürdüğü basına yansımadı. 

Aynı verilere göre, nisan ayı içerisinde erkekler en az 68 kadına şiddet uyguladı, en az 8 kadını taciz etti, en az 9 kadına tecavüz etti ve en az 58 kadını da seks işçiliğine zorladı. Aralarında oğlan çocukların da olduğu en az 8 çocuğu istismar eden erkekler, en az 1 çocuğu öldürdü.

Bir kişi daha eksilmemek için İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz!

2021 yılının ilk 4 ayında, erkekler en az 108 kadını daha öldürüldü. Bu kadar kadın kendiliğinden, hastalık, kaza gibi sebeplerle ölmüyor. Kadınların birçoğu failler hakkında defalarca suç duyurusunda bulunmasına, koruma tedbiri çıkartmış olmasına rağmen öldürülüyor. Kadınlar, kamuoyu tepkileriyle işleyen bir yargı sistemi olduğu için, failler türlü bahanelerle iyi hal veya tahrik indirimi aldığı için öldürülmeye devam ediyor.

Kadın katliamları sayaçlara bağlanmış bir ülkede hiçbir şekilde kendimizi güvende hissedemezken bir gece yarısı kadınların, çocukların, LGBTİ+ların hayatları ve hakları anlamına gelen İstanbul Sözleşme’nden çekilme kararı alındı. Her ay yüzlerce kadın, çocuk, LGBTİ+ erkek şiddetine maruz kalırken devlete şiddeti önleme, kadınları koruma, kadınları güçlendirecek destek mekanizmalarını oluşturma ve failleri cezalandırma yükümlülüğü veren İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek hayatlarımızı hiçe saymak anlamına gelmektedir.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Emniyet Genel Müdürlüğü, İstanbul Sözleşmesi feshedilmeden önce 34 kadının, feshedildikten sonra ise 25 kadının “hayatını kaybettiğini” açıkladı. Daha doğru bir deyişle, 25 kadının erkekler tarafından katledilmesi, öldürülen kadınların devlet tarafından korunamaması bir başarı olarak gösterildi. Kadına yönelik şiddeti ve kadın cinayetlerini önleyecek olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının ardından 25 kadının erkekler tarafından katledilmesi övünülecek bir şey değildir. %26 azalma olduğu büyük harflerle yazılarak 25 kadının katledilmesi bir başarı öyküsü olarak sunulamaz. Basına yansıyan verilerle uyuşmayan bakanlığın verilerine göre yalnızca bir ayı temel alarak kadın cinayetlerinin gidişatını yorumlamak, kadın cinayetlerinde bir azalma olduğunu savunmak anlamsızdır.  

Kadınların yıllardır süren mücadelesi sonucu yazılan İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesine yönelik hukuksuz kararı asla kabul etmeyeceğiz. Bir kişi daha eksilmemek, kadın cinayetlerini, nefret cinayetlerini, cezasızlığı durdurmak için İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmeyeceğiz. Bulunduğumuz her yerde, 6284 sayılı kanunun ve İstanbul Sözleşmesi’nin etkin bir şekilde uygulanması için mücadele etmeye devam edeceğiz. 

Nursen Güçkan

Bültene kayıt ol