Erkek şiddeti karşısında bir mücadele aracı olarak ifşa

23.01.2021 - 10:16
Nursen Güçkan
Haberi paylaş

2020 yılında, ifşa hareketi ve ifşaların ardından gelen tartışmalar birçok kez gündemimize oturdu. Çok sayıda kadın, erkekler tarafından maruz kaldığı şiddeti, cinsel tacizi, cinsel saldırıyı, zorbalığı; itibarlarına ve toplum nezdindeki konforlu alanlarına güvenen faillerin kimliğini de açıklayarak duyurdu.

Neler olmuştu? 

Aralık ayının başlarında, “Uykularınız Kaçsın” olarak adlandırılan 2017’deki “Me Too” ve 2018’deki “Susma Bitsin” hareketlerinin benzeri olan bir ifşa hareketi doğdu. Sosyal medyada 20'ye yakın kadın, Hasan Ali Toptaş'ın kendilerini taciz ettiğini ve cinsel saldırıda bulunduğunu açıkladı. İfşalar Toptaş ile sınırlı kalmadı. Pek çok kadın yaşadıkları erkek şiddetini ve taciz olaylarının faillerini ifşa etti. 2020 bitmeden bir ifşa dalgası da iklim hareketi içinden geldi. İklim aktivistleri, Fridays For Future grubunun koordinasyon ekibinde yer alan Can Tonbil tarafından kötü muamele ve psikolojik şiddete maruz kaldıklarını beyan eden açıklamalarda bulundular. Daha sonra açıklamalar çok sayıda kadının da ifşalarıyla genişledi ve cinsel taciz ifşalarını içerdi. Son olarak, İlber Ortaylı, çıktığı bir yayının bittiğini sanarak sunucu kadına ‘Maşallah şuna bak’ demesiyle büyük tepki topladı. Bu olayın ardından sosyal medyada erkeklerin de olduğu birçok kişi onun eski taciz vakalarını ifşa etti. 

Bir mücadele yöntemi olarak ifşa

Erkek şiddeti karşısında ifşa yolunun tercih edilmesi, ifşaların arkasından gelen çok duyduğumuz, duymaktan sıkıldığımız fail savunucularının öne sürdükleri savlardan dolayı değil. İddia edildiği gibi kadınlar veya LGBTİ+lar maruz kaldıkları erkek şiddetini, dikkat çekmek veya faillerin o şaibeli itibarlarına zarar vermek gibi amaçlar güderek ifşa etmiyorlar.

Kadınların ifşa yoluna başvurmalarının nedeni, adalet ve tanıklık talebidir. Politik sistem ve mahkemelerce sağlanamadığı açıkça ortada olan adaleti, eşitliği sağlamak amacıyla insanlar ifşa yoluna başvuruyorlar. Toplumun ve sistemin kadın beyanını esas almayarak sürekli sorduğu, talep ettiği belgeler, kanıtlar olsa bile, çoğu kez adli kurumlarca adaletin sağlanamadığını gördük. Kadınların hayatlarında meydana gelen maddi veya manevi zarara karşılık olarak erkeklerin hiçbir bedel ödemeksizin hayatlarına rahat bir şekilde devam edebildiğine çoğu kez şahit olduk.

Aynı zamanda kadınlar, yaşadığı zorbalığı, cinsel tacizi ve saldırıyı anlamlandırmak için, yaşadıkları travmatik durumla başa çıkabilmek ve destek bulmak için de ifşa yoluna başvuruyorlar. Çoğu zaman şahit olduğumuz üzere, ifşa hareketleri kadınları konuşmaya cesaretlendirmekte ve kadınlar birbirlerinin sesine ses katarak toplumun onları dinlemesini sağlamaktalar. Ayrıca ifşa hareketleri, kadınların yaşadıkları tacizi ya da zorbalığı anlamlandırmasın, yalnızlık ve çaresizlik duygularıyla başa çıkmalarına kolaylaştırıcı bir zemin hazırlamaktadır.

Sistem ifşası 

Bir fail ifşa edildiğinde, ifşa sadece faili değil aynı zamanda sistemi de kapsar. Bu ifşa hareketleri bize bir kez daha sistemin yani devlet politikalarının, adalet mekanizmalarının ne kadar çarpık, cinsiyetçi, homofobik olduğu göstermiş oldu. Bu ifşalar eşitsiz, erkek lehine işleyen, kadın beyanını esas almayan, kadınları davalarından vazgeçirmeye çalışırcasına bezdiren hukuk sisteminin; hayatta kalanın beyanı ve niyetini sorguya tutan, ifşa edenin değil failin süreçten güçlenerek çıkmasına olanak sağlamaya çalışan toplumun da ifşasıdır. 

Açıkça görüldüğü üzere sadece faillerin yargılanması yetmez, erkek şiddetine uyguladıkları politikalarla zemin hazırlayanlar da yargılanmalıdır. Her gün pek çok kadının tacize, tecavüze uğradığı; erkek şiddeti yüzünden yaralandığı, öldürüldüğü bir düzlemde, sistemsel bir değişikliğin gerekliliği ve aciliyeti su götürmez bir gerçektir. Kadınlar gerek ifşa gerekse başka mücadele yöntemleriyle, kadın düşmanı sisteme karşı tacizi, ayrımcılığı, şiddeti önleyecek kurumları inşa etmek için ve erkek şiddetini önlemeye yönelik politikaların geliştirildiği alternatifleri üretmek için, örgütlü bir şekilde mücadele etmeye devam edecektir. 

Nursen Güçkan

Bültene kayıt ol