Yıldız Önen

Yıldız Önen son yazıları

Yıldız Önen tüm yazıları

13.10.2018 - 14:09

Ekim 1917: Bir savaş bitirme yöntemi olarak devrim

1917 yılında gerçekleşen Ekim Devrimi, sonrasında yaşanan gelişmelerin karakteri, bu gelişmelerin içerdiği şiddet ve Stalinizm gibi bir karabasanla sonuçlandığı için tarihin normal akışı içinde küçük bir aksama olarak görülse de gerçek bunun bütünüyle ötesinde. Tıpkı 1917 yılında gerçekleşen Ekim Devrimi’ne liderlik eden Bolşevik Partisi’nin özünde Stalinizm’in tohumlarını taşıdığı dolayısıyla Stalinizm bu parti anlayışının derinlerinde bir yerlerde kök salacak uygun toprağı bulduğu için hakim hale geldi fikri gibi, kestirme bir anlayışla Ekim Devrimi ve sonrası arasında otomatik bağlar kuruluyor.

Sanki, devrimle birlikte dünya kapitalizmi, küresel sınıf mücadeleleri ve en önemlisi de Rusya’daki sınıf mücadelesi sona erebilirmiş ve bu mücadeleler hiç yaşanmamış gibi. Oysa bundan 101 sene önce gerçekleşen devrimin en önemlisi işlevinin barıştan yana aldığı net tutum ve dünya savaşını sona erdirme yeteneğin olduğu görülse 1917’ye başka bir açıdan da bakılabilir.

Daha dünya savaşının başlamasından önce Rus devrimci Lenin, savaşta “devrimci yenilgicilik” verdiği bir taktiği önermişti. Bu, Rus işçilerinin Alman işçileriyle milliyetçi bir boğazlaşmaya girmesine kesin bir dille hayır diyen, tersine, Rus yoksullarının gerçek düşmanının Rus Çarlığı ve Rus burjuvazisi olduğunu vurgulayan bir önermeydi.  Lenin, ilk bakışta aşırı görünen bu savaş karşıtı siyasetiyle aynı anda iki alanda mücadele ediyordu: Birincisi, Rus işçilerinin Rus milliyetçisi fikirlerden kopmasını savunuyordu. İkincisi ise savaşı sona erdirmek için, kendi egemen sınıfına karşı işçilerin devrimci isyanının zaruri olduğunun altını çiziyordu.

Birinci Dünya Savaşı’nda 13 ila 15 milyon arasında insanın öldüğü tahmin ediliyor. Bolşeviklerin Lenin’in ısrarı ve Rus işçilerinin basıncıyla kabul ettiği savaşa hiçbir süslü gerekçeyle taviz vermeyen politikalar, 1917 yılına gelindiğinde Rusya’da nüfusun büyük çoğunluğunun savunduğu politikalar haline gelmişti Zira hemen herkes, bu savaştan karlı çıkan tek gücün Rus patronlarıyla Çarlık hanedanlığı olduğunu kavramıştı. Savaşın cephede ve cephe gerisinde yarattığı yıkımı, hastalıkları, yoksulluğu, ölümleri tarif etmek imkansızdı.

1917 yılında patlayan Şubat devrimi açlığa ve savaşın yarattığı yıkıma karşı başlamıştı. Ekim ayında “Hemen barış” diyen tek parti olan Bolşevik Partisi işçierin meclislerinde çoğunluğu ele geçirdi. Ekim devrimiyle birlikte bu işçi çoğunluğu siyasal iktidarı ele geçirdi ve devrimle beraber kurulan işçi köylü hükümetinin ilk kararnamesi barış talebi oldu:

Hükümet, “Tüm savaşan halkları ve bunların hükümetlerini adil, demokratik bir barış için derhal görüşmeleri başlatmaya çağırır.” Rus Devrimi’nden ilham alan Alman işçi sınıfının mücadelesi, Birinci Dünya Savaşı’nın bitmesini sağladı.

Yıldız Önen

[email protected] 

(Sosyalist İşçi)

SEÇTİKLERİMİZ

Bülent Somay
Status quo pro ante

Bültene kayıt ol