Eğitim Sen: “Tacize ve şiddete uğrayan kadınların yanındayız”

09.04.2019 - 11:10

Eğitim Sen Ankara 5 No’lu Üniversiteler Şubesi, Ankara Üniversitesi’ndeki cinsel istismar üzerine bir açıklama yaptı.  

Ankara Üniversitesi’nin bir öğretim üyesinin tecavüz ve darp sebebiyle tutuklanmasının ardından doğan tepkiler büyüyor. Eğitim Sen Ankara 5 No’lu Üniversiteler Şubesi bir açıklama yaparak, Ankara Üniversitesi’ne sorular sordu ve sürecin takipçisi olacağını duyurdu. Açıklama şöyleydi:

“Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde öğretim üyesi olan Hasan Bilgili’nin bir kadına tecavüz ettiği ve ağır fiziksel şiddet uyguladığı gerekçesiyle tutuklandığı, kendisinin ve aynı fakültede öğretim üyesi olan kardeşinin daha önceleri de fakültedeki öğrencileri taciz ettikleri fakat bu şikâyetlerin üzerinin örtüldüğü haberleri pek çok basın organında yer almıştır.  Ankara Üniversitesi yaptığı açıklamada, her ne kadar ismini vermekten imtina etse de, Hasan Bilgili ile ilgili haberlerin ihbar kabul edilerek Bilgili hakkında soruşturma başlatıldığını ve Bilgili’nin açığa alındığını belirtmiştir. Açıklamada olayın üniversite dışında gerçekleştiğinin vurgulanması, Ankara Üniversitesi’nin olay ile ilgili doğrudan sorumluluk taşımadığını ima ettiğini düşündürmektedir. Oysaki yine basın organlarından öğrendiğimiz üzere, Hasan Bilgili ve kardeşi Ali Bilgili hakkında üniversite bünyesinde pek çok cinsel taciz ve saldırı iddiası bulunmaktadır. Veteriner Fakültesi Dekanı’nın açıklamasında ise taciz olayının örtbas edildiğinin doğru olmadığı, Hasan Bilgili ile ilgili taciz iddialarından birine ilişkin soruşturma başlatılmış olmasına rağmen “herhangi bir kanıt, şahit bulunamadığından” bir işlem yapılamadığı bildirilmiştir.

Cinsiyetçi ve keskin hiyerarşilere dayanan üniversite kültürü, cinsel taciz ve saldırının yaygın hale gelmesine, adeta kurumsallaşmasına katkıda bulunur. Olay basına yansıdığı günden beri yapılan sosyal medya paylaşımlarından görülmektedir ki, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde öğrenciler, akademik ve idari personel her gün kurumsallaşmış cinsiyetçi kültürle karşılaşmaktadır. Yalnızca cinsel taciz ve saldırı iddialarının soruşturulması konusunda değil, aynı zamanda cinsiyetçiliğin sonucu olan taciz kültürü ile mücadele edilmesi için de kurumsal adımların atılması beklenir. Bilindiği üzere cinsel taciz ve saldırı olaylarında, doğrudan tanık ve kanıtların bulunması oldukça nadir rastlanan bir durumdur. Bu nedenle soruşturmanın etkin biçimde yürütülmesi, elde bulunan tanık ve kanıtların doğru değerlendirilmesi, suça maruz bırakılanlara gerekli desteğin sunulması için Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı Destek Birimleri’nden destek alınmalıdır. Açıktır ki toplumsal cinsiyete dayalı şiddettin failleri, etkin soruşturma ve yaptırım ile karşılaşmadıklarında, fillerini her ortamda sürdürmekte beis görmezler.

Toplumsal cinsiyete dayalı her türlü ayrımcılık ve şiddetle mücadele etmek tüm üniversitelerin aslî sorumlulukları arasındadır. Ankara Üniversitesi de toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamakla, cinsiyete dayalı ayrımcılıkla mücadele etmekle, cinsel taciz ve saldırı iddiaları karşısında etkin soruşturma ve yaptırım mekanizmalarını işletmekle ve bu amaçla kurulmuş olan Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı Destek Birimi’nin güçlendirmekle yükümlüdür. Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı Politika Belgesi ile cinsel taciz ve saldırı ile mücadele etmeyi taahhüt etmiş olan, bünyesinde Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı Destek Birimi olan Ankara Üniversitesi ve Veteriner Fakültesi yönetimlerini Hasan Bilgili ve Ali Bilgili ile ilgili taciz iddialarına ilişkin aşağıdaki sorularımıza cevap vermeye çağırıyoruz:

-Söz konusu öğretim üyeleri hakkında etkin bir soruşturma yürütülmüş müdür?

-İddia sahiplerine gerekli destek sağlanmış mıdır?

-Nasıl bir değerlendirme süreci sonucunda mevcut  tanık ve kanıtların yetersiz olduğuna karar verilmiştir?

-Veteriner Fakültesi’nde cinsel tacize yönelik iddialar hakkında bugüne kadar neler yapılmıştır?

Eğer Ankara Üniversitesi yönetimi ilgili şahıslar hakkındaki cinsel taciz ve saldırı iddiaları karşısında sessiz kalmış veya etkin bir soruşturma yürütmemiş ise, sonraki saldırıların önünün açılmasına neden olmuştur ve bugün yaşandığı iddia edilen tecavüz ve darp olayında sorumluluk taşımaktadır. Eğitim Sen olarak sorularımıza cevap alana, tüm sorumlular cezalandırılana kadar sürecin takipçisi olacağımızı, tacize ve şiddete uğrayan kadınların her zaman yanında olduğumuzu bildiriyoruz.”



Bültene kayıt ol