Hindistan: Bir mücadele dalgası Modi’yi geriletebilir mi?

20.03.2019 - 08:04
Haberi paylaş

Hindistan'dan Samantha Agarwal, Modi hükümetinin neoliberalizmine ve etnik milliyetçilik politikalarına meydan okuyan, artan işçi mücadelesi dalgası üzerine yazdı:

20 Hindistan eyaletinde temsil edilen ve 14 işçi örgütünün platformu olan Mazdoor Adhikar Sangharsh Abhiyan'ın (MASA) çağrısı üzerine, Narendra Modi liderliğindeki Bharatiya Janata Party (BJP) hükumetinin işçi sınıfına dönük, devam eden saldırılarına karşı 3 ve 4 Mart’ta yaklaşık 5 bin işçi Hindistan’ın başkentinde yürüyüş düzenledi.

Meclis yakınlarında çok çeşitlilik gösteren, 17 maddelik bir talep metni açıklandı.

Bu talepler arasında aylık asgari ücretin 353 dolar olması, iş yasasındaki işçi karşıtı düzenlemelerin geri çekilmesi, sözleşmeli-dönemlik işçiliğin tersine çevrilmesi ve kalıcı işlerin yaratılması, işçi sınıfı örgütlülüğü üzerindeki baskının sona erdirilmesi, ve barınmanın, parasız eğitim ve sağlık hizmetlerinin garanti edilmesi vardı.

**

Düzenlenen yürüyüş, işçilerin, iktidar partisi BJP’ye dönük hoşnutsuzluklarının vitriniydi. BJP’nin siyasi alanda öne çıkmasına sebep olan ekonomik problemler, onun iktidarında daha da kötüye gitti; örneğin tarımsal kriz; kısmen ekin fiyatlarındaki aşırı dalgalanma ve tarımın verimliliğinin azalması ile kendini belli ediyor.

Modi seçimler öncesinde 10 milyon yeni iş vadetmesine rağmen, işsizlik yüzde 6.1’in, yüzde 4 üzerinde. (2017-18 yılları)

BJP'nin ilk döneminde, aynı zamanda, bir dizi politik aksilik başına bela oldu. En felaketlerinden biri, 2016 “tedavülden kaldırma” hamlesi idi; bu kara para akışını sınırlamayı amaçlıyordu ancak nihayetinde felç edici nakit kıtlığına yol açtı ve küçük çiftçilerin, tüccarların, üreticilerin, geçici ve göçmen işçilerin zaten istikrarsız olan gelir ve istihdamlarında yeni bir şok dalgası yarattı.

BJP’nin cevabı, azınlıklara yönelik şiddeti kışkırtmak suretiyle dikkatleri bu çoklu krizlerden uzaklaştırmak oldu. Ve şimdi Pakistan ile olan gerginliği arttırıyorlar.

2019 genel seçimleri yaklaşırken, ana muhalefet partisi Hindistan Ulusal Kongresi (INC), BJP’ye meydan okuma adına sönük vaatlerde bulunuyor.

Hindistan Ulusal Kongresi uzun zamandır sermaye ve üst kastlar için güvenilir bir araç ve halk hareketlerinin bastırılması ve ele geçirilmesinin bir motoru olmakla birlikte, son yıllarda tehlikeli bir şekilde BJP tarafından savunulan Hindu otoriter ideolojiye (Hindutva) yaklaşmıştır.

Bu, Ocak ayında kendini tamamen açık etti; Kerala eyaletinde, Sabarimala Hindu tapınağının mahkeme emriyle kadınlara açılmasını protesto eylemlerinde, INC, BJP ile el ele verdi.

Madya Pradesh eyaletinde INC, gaushalalar (inek barınakları) dikiyor ve ineğe karşı “suçlar” üzerinde baskı uyguluyor. Bu -politika-, geçimlerini sağlamak için ete veya deriye bağımlı azınlık topluluklarının üyelerine saldırmak ve marjinalleştirmek için “inek koruma” ideolojisini kullanan iktidardaki BJP'nin faşist çatı örgütü Rashtriya Swayamsevak Sangh'tan ödünç alınmıştır.

**

Buna karşılık, Modi'ye ve onun Hindu otoriterizminin neoliberal varyantına karşı gerçek direniş güçleri, çeşitli kitle hareketleri biçiminde ortaya çıkıyor.

Bunlar arasında, kast karşıtı reformcu Bhimrao Ambedkar'ın çalışmalarından ilham alan politik bir yönelim olan, Marksizm ve Ambedkarizm'in çeşitli yönlerini birleştiren Rashtriya Dalit Adhikar Manch (Dalit -aşağı kast- Hakları Ulusal Platformu veya RDAM); Delhi ve Mumbai’ye doğru yüz binlerce köylü ve kır emekçisinin katıldığı çiftçi yürüyüşleri; yerli halkların öncülük ettiği yerinden edilme karşıtı mücadeleler ve BJP’nin önerdiği, dine dayalı bir çoğunlukçu vatandaşlık kavramı belirleyen “Vatandaşlık Kanunu Değişikliği Yasası”na karşı kitle ajitasyonu (bu yasa, üç Müslüman çoğunluklu ülkeden gelen Müslüman göçmenleri Hindistan vatandaşlığında hariç tutuyor) yer alıyor.

İşçi sınıfı platformu MASA, bu embriyonik “yeni” solun bir parçası. MASA'nın kendisi 2016 yılında kuruldu ancak üye örgütler, on yıllardır bağımsız işçi örgütleri inşa etmenin yavaş ve özenli çalışmasında bulunmuşlardı.

MASA’nın üye örgütlerinden biri, Ahmedabad’daki Dalit -aşağı kasttan- temizlik işçilerinin çoğunluğunu harekete geçiren Gujarat Sendikalar Federasyonu (GFTU). Onların Eylül 2016'daki 36 günlük tarihi grevi, 6 bin kamu sektörü sıhhi temizlik işinin kadrolaşması, istihdam kazanımları ve güvenlik donanımı gibi kazanımlar elde etti.

Diğer örgütler arasında, Bilgi Teknolojileri Çalışanları için Forum (FITE), bilgi teknolojileri çalışanlarının ilk sendikası olarak kayıt edilmesinin yanı sıra IT şirketlerindeki kitlesel işten çıkarmalara karşı bir mücadele yürütüyor; ayrıca Delhi’nin sanayi kuşağındaki işçilerin sınıf inisiyatiflerini düzenleyen ve geliştiren ve son yıllarda militan işçilerin faaliyet dalgasını aktif olarak destekleyen İşçi Dayanışma Merkezi (Gurgaon) de var.

Ayrıca bazı MASA üyeleri, kırsal ve ormanlık alanlarda uzun süredir faaliyet gösteren “daha eski” devrimci akımlardan oluşmakta. Bunlar arasında, Hindistan Komünist Partisi'ne (Marksist Leninist) siyasi olarak bağlı olan Hindistan Sendikalar Federasyonu (IFTU); Andra Pradeş ve Telangana'da Adivasi-Yerli Güney Asya halkı- orman işçilerini örgütleyen Yeni Demokrasi; ve Bihar'da tarım işçiliği örgütleyen Grameen Mazdoor Birliği de var.

**

Egemen sınıf tarafından işçilere dönük saldırıya karşı mücadeleye ek olarak MASA, ayrıca “yeni” ile eski “parlamenter” sol arasında artan bir bölünmeyi barındırıyor. Merkez Sendikaları’nın (CTU’lar) neoliberalizmle mücadeleye olan bağlılığının yetersiz ve süreklilikten yoksun olduğu görüşü var.

MASA temsilcisi Amitava Bhattacharya, CTU’lar tarafından düzenlenen ‘yıllık bir günlük genel greve’ şöyle değiniyor: “İşçi hakları için yıl boyunca kampanya yapmamız gerekiyor, sadece yılda bir gün değil.”

MASA, CTU'lara karşı çatışmacı bir yaklaşım benimsemiş ve Hint Sendikaları Merkezi (CITU, Hindistan Komünist Partisi-Marksist’e bağlı) ve Tüm Hindistan Sendikaları Kongresi (AITUC, bağlantısız fakat Hindistan Komünist Partisi ile yakın ilişkili) gibi yerleşik komünist sendikalara yönelik nitelikli eleştiriler yapmıştır.

Aynı zamanda MASA'nın bir üyesi olan Hindistan Sendikalar Merkezi genel sekreteri Sanjay Singhvi (Hindistan Komünist Partisi [Marksist-Leninist] Kızıl Bayrak'ın emek kanadı TUCI) şunları söyledi:

"Biz işçi sınıfının birliğini istiyoruz. Görünüşe göre yeni bir organizasyon başlatmak işçi sınıfı birliğine karşı gibi görünüyor. Ancak bugün, işçilerin bu neoliberal politikalara karşı taviz vermeyen mücadele temelinde birleşmeleri gerektiğine inanıyoruz. CTU'lar tarafından - özellikle AITUC ve CITU- bir mücadelenin tutarlı bir kampanya olarak alındığını veya planlandığını düşünmüyoruz."

Ve ekledi: “CTU'ların çoğu, kendileriyle ilişkili siyasi partilerin hüküm sürdüğü eyaletlerde bu politikalara karşı konuşmuyor. Örneğin, CPI-M, Bengal veya Kerala’da hükümetteyken, aynı neoliberal politikaları uyguladı.”

2007’de, Bengal’de tarım arazilerinin Endonezya’nın en büyük holding şirketi olan Salim Group’a zorla devredilmesini protesto eden 14 çiftçinin katledilmesinin ardından, CPI-M’in gücü kesildi.

Kerala Sol Demokrat Cephesi (LDF) hükümeti de, kötüleşen bir ekonominin ardından, daha önce yaptığı eşitlik taahhüdünü bıraktı ve sağlık gibi kilit sektörlerin özelleştirilmesinin ve ekolojik olarak yıkıcı projelerin peşinden koşmaya başladı. “Onların izin veren, alternatif olmaması” diyor Singhvi ve ekliyor: “Ancak bir alternatif olduğunu, tüm Hindistan düzeyinde bir alternatif olabileceğini iddia etmek istiyoruz.”

MASA'nın gündeme getirdiği eleştirilere ek olarak, emek alanındaki ‘parlamenter sol’un başarısızlık kaydı (işgücünün yüzde 81’ini oluşturan) kayıtdışı işçiler arasında örgütlenme yoksunluğunu, toprağa bağlı köylülüğe zarar vermekten kaçınmak için radikal bir yeniden toprak dağıtımının terk edilmesini, ve kast, etnik köken ve cinsiyet gibi özel baskılama biçimlerini kesinlikle ihmal etmelerini sayabiliriz. (ve bu baskıları muazzam taşıyan sınıf mücadelesi de var). (Bu tarihin büyülü bir anlatımını The  Phoenix Moment: Challenges Confronting the Indian Left [2016] isimli, Praful Bidwai tarafından yazılan eserde bulabilirsiniz.)

Aynı zamanda, MASA, CTU'larla ortak çalışılabilecek bazı alanlar görüyor. Singhvi'nin de belirttiği gibi, MASA, 8 ve 9 Ocak'ta Modi rejiminin emek karşıtı politikalarına karşı 150 milyon işçiyi sokağa döken ve CTU'lar tarafından çağrılan ulusal genel grevin aktif bir parçasıydı.

“Merkezi sendikalara karşı değiliz -eğer bu sorunları bir kampanya şeklinde ele alırlarsa, kesinlikle onlara katılacağız” diyor ve ekliyor: “Aksi hâlde, olmasalar bile, kampanyaya devam edeceğiz ve bize katılacaklarını umuyoruz.”

Parlamenter solun ve sendikalarının monolitik varlıklar olmadığını ve etki alanlarında MASA'nın (veya MASA benzeri bir oluşumun) iyi bir şekilde etki edebileceği önemli sayıda işçi ve örgütçü olduğunu hatırlamakta fayda var.

MASA, bu işçileri, olumlu reform belirtileri gösteren sol partilerin liderleri veya bölgesel tezahürleriyle birlikte yeni ajitasyonlara çekmek için aktif olarak çaba gösterebilir.

Narendra Modi liderliğindeki BJP’nin ikinci dönem iktidar için kavga ettiği gibi, MASA örgütlenmesi ve kitle temelli ajitasyonu, diğer pek çokları gibi, ezilenlerin savaş kışkırtıcılığı ve inek -kutsaliyeti- dayatmacılığı ile akıllarının çelinemeyeceğine bir işarettir.

Aslında, tarihin bize gösterdiği gibi, bize baskı ve zulüm duvarlarını yıkmakta liderlik edecek, koordine bir siyasi direniş biçiminde yalnız işçi sınıfının kendisidir.

(SocialistWorker.org'dan Türkçe'ye Ali Rıza Seven çevirdi)

Bültene kayıt ol