Alex Callinicos

Alex Callinicos son yazıları

Alex Callinicos tüm yazıları

20.02.2021 - 12:41

Londra finansal hakimiyetini mi kaybediyor?

Dünya tarihi tersine mi dönüyor? Büyük tarihçi Fernand Braudel, modern kapitalist dünya ekonomisinin merkezinde her zaman, Orta Çağ’da Venedik ile başlayan, bir şehir olduğunu iddia etti.

16. yüzyılda “Şehir” önce Anvers sonra da Cenova oldu. Ve nihayet “takriben 1590-1610’da Avrupa bölgesinin ekonomik merkezinin neredeyse iki yüzyıl boyunca sabit kaldığı Amsterdam’a taşındı. 1780 ile 1815 arasında Londra merkez şehir oldu ve 1929’da Atlantik’i geçerek New York’a taşındı. “

1980’lerden itibaren Londra, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Avrupa Birliği’ndeki konumundan yararlanarak en önemli uluslararası finans merkezi olarak yeniden canlandı. Ayrıca döviz ve tezgâh üstü piyasa (OTC), yani borsa dışında özel kurallarla gerçekleştirilen işlemler anlamında diğer finans merkezlerine göre büyük bir liderliğe sahipti.

Nal toplatmak

Ancak geçen hafta, yılın başından bu yana Amsterdam’ın Londra’yı “ana hisse senedi ticaret merkezi” olarak Avrupa’da geride bıraktığı ortaya çıktı. Financial Times’ın belirttiği gibi, “Şubat ayında şu ana kadar Amsterdam’da günde ortalama 8,7 milyar € (7,6 milyar £) işlem yapılırken, bu oran Londra’da 7,8 milyar € (6,8 milyar £) oldu. Geçen yıl Londra’da günde ortalama 17,6 milyar € (15,4 milyar £) hisse senedi alınıp satıldı ve Amsterdam, Paris, Frankfurt ve Zürih’in gerisinde kaldı.”

Ardından Londra’da yapılan “Euro cinsinden swap” ticareti ile ilgili veriler açıklandı. Financial Times’a göre, “günde 1,6 trilyon dolarla şehrin ana ticaret kalemi olan küresel swap işlemlerinde” Temmuz ayında elde edilen yüzde 40’lık oran Ocak ayında yüzde 10’a geriledi. New York en büyük merkez olurken, onu Amsterdam ve Paris izledi.

Bu değişimin nedeni belli —Brexit. Biraz daha belirginleştirmek istersek, İngiltere ile Avrupa kıtasındaki önde gelen kapitalist devletlerin taraf olduğu “emperyalistler arası” çatışma olarak da ifade edebiliriz. İngiltere, Avrupa Birliği içindeyken bile Londra’nın mali hâkimiyeti, İngiltere’nin avro dışında kalmasından etkilenmişti.

2016 Brexit referandumundan bu yana AB, Londra’yı yerinden etmek için kararlı bir çaba sergiliyor.

Prensip olarak, İngiltere AB ile “eşdeğerlik” konusunda pazarlık yapabilir. Başka bir deyişle Brüksel’in, İngiltere’nin finansal düzenlemelerinin esasen AB’ninkilerle aynı etkiye sahip olduğunu kabul etmesini sağlayabilir. 

Bunu kanıtlamak zor olmamalı, çünkü İngiltere geçen yılın sonuna kadar AB düzenlemelerine bağlıydı.

Ancak AB, ABD ve Japonya gibi diğer finans merkezleriyle eşdeğerliği kabul etmesine rağmen işi ağırdan alıyor.

Aslında Brüksel, İngiltere’yi AB mali düzenlemelerindeki değişiklikleri kabul etmeye zorluyor. Boris Johnson hükümetinin bunu kabul etme ihtimali pek düşük.

Finansın, Noel’den hemen önce sıkıntılı bir şekilde imzalanan ticaret anlaşmasına dahil edilmemesi, şehirde yaygın bir öfkeye neden oldu. Ancak İngiltere Merkez Bankası’nın şu anki yöneticisi Andrew Bailey ve selefi Mark Carney aksini iddia ediyor. Bailey’nin geçen hafta dediği gibi, “AB’nin Birleşik Krallıkta sahip olduğumuz kural ve standartları belirlediği ve zorla kabul ettirdiği bir sistem işlemez”.

Bunun arkasında, İngilizlerin AB düzenlemelerinden uzaklaşarak Londra’yı şimdi olduğundan daha büyük bir küresel finans merkezi haline getirebileceği fikri yatıyor. Amsterdam’ın yeniden canlanmasının bu beklentiye ne kadar büyük bir darbe vurduğunu söylemek zor. “Başka bir yere taşınan finansal piyasa ticareti, küresel pastanın küçük bir parçası. Bizden hiç kimse Londra’dan Amsterdam’a taşınmıyor” dedi bir bankacı. 

Ancak İngiltere Bankası eski ekonomisti Dan Davies Guardian’da şöyle yazıyor: “Finansal piyasa ticareti, karlılık düzeyiyle belirlenen bir ticarettir. Yani ne kadar çok iş yaparsanız, iş yapmak için o kadar çekici bir yer olursunuz. Ve aynı dinamik ters yönde de çalışır. Pazar payınızda olumsuz bir şok yaşarsanız, düşüş hızla büyür. ”

Kim kazanırsa kazansın hem Londra hem de Amsterdam şişirilmiş finansal sektörlerin zengin ve fakir arasındaki kutuplaşmayı artırarak üretken ekonomiye hâkim olmalarını temsil ediyor. Eğer “Şehir” sonunda söndüyse, farklı türde bir ekonomi yaratmak için bir fırsat doğacaktır.

Socialist Worker’dan çeviren TN.

(Sosyalist İşçi)

SEÇTİKLERİMİZ

Ümit Kıvanç
Rusya’nın egemenleri

Bültene kayıt ol