22 Nisan 1870: Rusya devriminin önderi Lenin doğdu

11 Mart 1933: Naziler büyük alışveriş merkezilerine saldırmaya başladı

Nazilerin SS ve SA örgütleri tarafından 11 Mart 1933 cumartesi günü düzenlenen alışveriş merkezi saldırısında, özellikle Yahudilere ait mağazalar hedef alınmıştı. Küçük burjuva kitlelerin öfkesini ve korkusunu örgütleyerek iktidara gelen Nazilerin içinde bir kanat krizi büyük burjuvazi lehine çözmeye çalışırken, özellikle SA'lar küçük burjuvazinin çıkarlarını savunan bir ekonomik model önermekteydi.

Ekmek, gül ve özgürlük istiyoruz!

8 Mart 1908'de tekstil işkolunda çalışan yaklaşık 15 bin kadın, New York'ta yürüdü. Bu kadınlar oy hakkı, daha iyi bir maaş ve yaşanabilir bir hayat istiyorlardı. 1911 yılında ilk kez kutlanan Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nden bu yana kadın özgürlük hareketi ve mücadelesinde çok yol kat edildi. O günden bugüne bu yolu kadın ve erkek işçiler, patronlarına ve sistemin baskılarına karşı birlikte direnerek yürüdü. Bu, birleşik mücadelenin tarihi oldu.

“Ya barbarlık, ya sosyalizm!”

Dünya proletaryasının devrimci önderlerinden Rosa Lüksemburg, hayatı boyunca reformizme ve milliyetçiliğe karşı devrimci sosyalizmin bayrağını yükseltti. Birinci Dünya Savaşı'nda sosyal demokrasinin kendi burjuvazisini destekleme ihanetine karşı mücadele etti. 1919'da SPD'nin silahlı çeteleri tarafından katledildiğinde henüz 48 yaşındaydı, fakat geriye zengin bir teori ve mücadele geleneği bıraktı.

25 Şubat 1941: Hollandalı işçiler, Nazilerin Yahudi katliamına karşı genel greve gittiler

II. Dünya Savaşı sırasında Mayıs 1940'ta Hollanda, Almanlar tarafından işgal edildi. Nazilerin Amsterdam'da Yahudi mahallesinde şiddet eylemlerine başlamaları üzerine, Hollandalı işçiler bu durumu protesto etmek için genel greve çıktılar. Grev 25 Şubat günü başladı ve ertesi gün büyük ölçüde bastırıldı. Nazilere karşı Yahudiler için Yahudi olmayanlar tarafından yapılan ilk grev olarak tarihe geçti.

22 Şubat 1680: Meşhur “cadı” Catherine Monvoisin yakılarak öldürüldü

Avrupa'da yaşanılan cadı avı zirvesine sanıldığı gibi ortaçağda değil, yakınçağda ulaşmıştı. Protestanlığın yayılmasına karşı harekete geçen Katolik Kilisesi, Avrupa'nın küçük buzul çağına girmesini fırsat bilerek, özellikle Protestanlığın yayılmakta olduğu kuzey ülkelerinde cadı avı altında terör estirmeye başladı. Giderek soğuyan kışların, kötü hasatların, yayılan buzulların suçlusu cadılardı; kilise bu düşünceyi yayarak kendi varlık sebebini sağlamlaştırmaya çalışıyordu.

21 Şubat 1944: Ermeni devrimci Misak Manuşyan Nazilerce katledildi

" ...Bugün hava güneşli. Sevgili karım ve sevgili dostlarım; yaşama, güneşe ve doğanın o çok sevdiğim güzelliklerine bakarken veda edeceğim. Bana kötülük yapan ya da yapmayı istemiş olan herkesi bağışlıyorum; ancak canını kurtarmak için bize ihanet edenleri ve bizi satanları asla bağışlamayacağım. Seni ve senin yanı sıra kız kardeşini ve uzak yakın tüm dostları sımsıkı kucaklıyorum; hepinizi kalbimin bir köşesine yerleştiriyorum. Elveda. Dostun, yoldaşın ve kocan..."

16 Şubat 1969: İstanbul'da “Kanlı Pazar”, iki devrimci öldürüldü

Kanlı Pazar olayı, gençlik örgütlerinin Taksim Meydanı'nda ABD'nin 6. Filo'sunu protesto etmek için toplandığı sırada yaşandı. Gösteriden önce Komünizmle Mücadele Derneği, halkı tepki göstermeye çağırdı. Milli Türk Talebe Birliği'nde (MTTB) ise bazı toplantıların organize edildiği belirtildi. Faşistler özel olarak hazırlanmış silahlarla devrimci öğrencilere saldırdı. Ali Turgut Aytaç ve Duran Erdoğan öldü, 114 kişi yaralandı.

14 Şubat 1869: Rus devrimci Nadezhda Krupskaya doğdu

Nadezhda (Nadja) Konstantinova Krupskaya, 14 Şubat 1869'da (Rus takvimine göre 26 Şubat 1869'da Rusya'da doğdu. Krupskaya çoğunlukla Lenin'in eşi olmasıyla anılsa da, Lenin'in eşi olmaktan başka pek çok vasfı bulunan önemli bir devrimciydi. Gençlik yıllarından itibaren devrimci mücadele içinde yer alan Krupskaya, Bolşevik Partisi'nde pek çok önemli görev üstlenmişti.

13 Şubat 1967: Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) kuruldu

Türkiye'nin tek parti diktatörlüğü ile yönetildiği yıllarda, işçi sınıfının örgütlenmesi çok sert bir şekilde yasaklanmıştı. İşçi sınıfının örgütlenme, gösteri, grev, toplu sözleşme gibi hakları yoktu. 1946'da çok partili rejime geçilirken, sendikal örgütlenme yasağı da kalktı. Grev ve toplu sözleşme haklarını içermeyen bu geçiş, yine de pek çok iş kolunda derhal sendikaların kurulmasına sahne oldu.

Geri 1 2 3 4 5 6 7 İleri