Kutsal Geyiğin Ölümü

Sanat müzayedesinde değer ve fiyat

Alistair Farrow, Leonardo da Vinci'ye ait olduğu iddia edilen Salvator Mundi eserinin astronomik bir fiyata satılmasının kapitalizmde her şeyin zenginlerin çıkarları yönünde manipüle edilmesine bağlı olduğunu tartışıyor. 

Bitmeyen Devrim

Esme Choonara, China Miéville’in Ekim: Rus Devriminin Hikayesi başlıklı kitabının eleştirisini yapıyor. Kitabın Türkçesi Ayrıntı yayınları tarafından basılmıştır.

Gerçeklerden Westeros’a

Fantastiği artık burun kıvırıp ‘mantık’ hataları aramadan ve ‘yabancılaşmadan’, yani arama bir mesafe koymadan izliyorum. Oysa fantastik öğeler de bir yabancılaştırma efektidir: Ejderhalar, ölümden geri dönenler vb. öğelerin bize sürekli öykünün kurmacalığını hatırlatması ve katarsise varmadan konulara/mesellere dikkat etmeyi sağlaması beklenir. Gerçeküstü öğelerin varlığına rağmen özdeşleşme, gerçeklik algımın değiştiğine mi işaret ediyor?

“1917: Rusya'nın Kızıl Yılı”

Ekim Devrimi’nin öyküsü ilk kez bir çizgiromanla Türkçe'de! Z Yayınları, 1917: Rusya’nın Kızıl Yılı için 18 Ekim Çarşamba akşamı İstanbul'da bir tanıtım gecesi düzenliyor.

Aşağıdan sosyalizm geleneğinin zirvesi

* 1917: Rusya’nın Kızıl Yılı, Tim Sanders ve John Newsinger, Çeviren: Cemal Yardımcı, Önsöz: Canan Şahin, Eylül 2017, Z Yayınları

1917: Rusya'nın kızıl yılı

Z Yayınları, Ekim Devrimi'nin 100. yılında Tim Sanders ve John Newsinger'ın hazırladığı "1917: Rusya'nın kızıl yılı" adlı çizgi romanı okurlarla buluşturuyor.

15. İstanbul Bienali: İyi bir komşu?

15. İstanbul Bienali sergileri 16 Eylül’de kapılarını açtı. Birbirine “komşu” 6 mekândaki sergiler 12 Kasım’a kadar ücretsiz olarak gezilebilecek. Elmgreen&Dragset sanatçı ikilisinin küratörlüğünü üstlendiği Bienal’de dünyanın farkı yerlerinden 55 sanatçıya dair işler yer alıyor. Geçmiş Bienal’e göre daha az mekân ve sanatçıyla gerçekleşmesi, Bienal’i daha kompakt ve bütününü görmek açısından daha erişilebilir kılıyor.

Distopya ve hayal kırıklığı arasında

Bizde nedense “Maymunlar Cehennemi” diye adlandırılan “Planet of the Apes” serisinin 1972 yılında gösterime giren dördüncü filmi “Conquest of the Planet of the Apes”, orijinal serinin muhtemelen en politik bölümüdür. J. Lee Thompson’un yönettiği filmde, köleleştirilmiş primatların mevcut otoriter iktidara karşı devrimci kalkışması anlatılır.  Dönemin siyah ayaklanmalarına göndermelerle dolu filmde devrimci lider Caesar, hangi hakla ayaklanıp şiddete başvurduğu sorusuna, “kölenin kendini ezeni cezalandırma hakkıyla” diye cevap verir. 1968’de çekilen ve aslında “The Twilight Zone – Alacakaranlık Kuşağı” serisinin bir bölümünü fazlasıyla andıran final sahnesiyle zihinlere kazınan “Maymunlar Cehennemi”nin bu düşük bütçeli devam filmi, serinin siyaseten en sert, en kışkırtıcı bölümüdür.

“Öncü Kadınlar” Türkçe’de

Kadınların yirminci yüzyılın başlarında verdiği oy hakkı mücadelesini konu alan grafik roman ‘Öncü Kadınlar’ artık Türkçe’de. Kadınların tarih sahnesinde toplumsal cinsiyet normlarına başkaldırışını konu alan kitap, bu konuyla ilgili yayımlanan ilk Türkçe grafik roman olma özelliğine sahip.

1 2 3 4 5 6 İleri