Faruk Sevim

Faruk Sevim son yazıları

Faruk Sevim tüm yazıları

05.06.2018 - 09:36

Krizin faturasını AKP’nin yıllardır zenginleştirdiği kapitalistler ödesin

Seçimden sonra kim gelirse gelsin bizden kemer sıkmamız istenecek. Bizim çıkarmadığımız krizin faturası yine bize, işçilere, emekçilere ödetilecek.

Milliyet gazetesinde ekonomist Güngör Uras, 4 Haziran tarihli yazısında açıkça yazmış:

“Cumhurbaşkanlığı seçimi sona erer ermez, ekonominin dar boğazdan çıkması için çok, hem de çok kısa sürede çözüm paketinin hazırlanması zorunluluğu var.

Dar boğazdan çıkış için kısa sürede en az 30 milyar dolarlık bir garanti fonuna ihtiyaç var. 'Dar Boğazdan Çıkış Programları' refah değil, fakirlik getirir. Harcamalar, gelirler kısılır, vergiler artırılır.”

Bu yazıda açıkça söylenen şu: Ekonomi dar boğazda, en az 30 milyar dolar ek kaynak gerekli. Ekonomiyi kurtarmak için gelirler, ücretler kısılacak, vergiler artırılacak. Yani bedeli işçiler, emekçiler ödeyecek.

Aslında Güngör Uras az bile söylemiş, kapitalist ekonomiyi kurtarmak için gerekli acil para ihtiyacı 30 milyar doların çok üstünde.

Sadece borç ödemeleri için aylık gerekli miktar 13 milyar dolar, yani yılsonuna kadar, bu bahsedilen 30 milyar dolara ek olarak 80 milyar dolar daha gerekli.

Peki, Türkiye kapitalizminin içine düştüğü bu krizin sorumlusu işçiler ve emekçiler mi, yoksa ülkeyi yönetenler mi? 

16 yıldır ülkeyi yöneten bir parti hâlen de iktidarda. 16 yılda, 70 milyar dolarlık dış borcu 453 milyar dolara yükseltmiş. En az 100 milyar dolarlık özelleştirme gerçekleştirmiş, kamu mallarını satmış. Yap, işlet, devret yöntemi ile ihale ettiği Osmangazi Köprüsü, Yavuz Selim Köprüsü, 3. havalimanı gibi projeler sayesinde önümüzdeki 50 yılı ipotek altına aldırmış.

Eline geçen paraları, alt yapı yatırımı yapıyorum diye, verimsiz alanlara yatırmış, inşaat yapımını özendirmiş. İşsizliğin azalması için hiçbir şey yapmamış, yeni iş alanları açmamış.

Bütün bunları yapan bir iktidardan söz ediyoruz; yapılan eksikleri, yanlışları iktidar yanlıları bile kabul ediyor.

Ama Güngör Uras, sanki AKP iktidarının bu konuda hiç suçu yokmuş gibi, ekonomik dar boğazdan çıkmak için yapılması gerekenleri çok teknik bir dille anlatıyor.

Önerdiği program, açıkça krizin faturasının işçilere ve emekçilere ödetilmesi programıdır.

Oysa içinde yaşadığımız ve seçimlerden sonra katlanarak artacak olan ekonomik krizden Güngör Uras’ın önerdiği yöntemlerle çıkamayız, buna işçiler ve emekçiler izin vermez.

Çünkü bu krizin sorumlusu işçiler ve emekçiler değildir. Krizin sorumlusu, 16 yıldır neoliberal ekonomi politikalarını uygulayan AKP’dir, AKP döneminde servetlerine servet katan kapitalistlerdir.

Bir yandan kriz var diyoruz ama bir yandan da dolar milyonerlerinin sayısı her ay düzenli olarak artıyor, bu da AKP’nin kapitalistler açısından bir başarısı olsa gerek.

Krizden çıkışın yolu çok açık: Zenginlerin servetleri vergilendirilmeli, eksik olan kaynaklar zenginlerden, kapitalistlerden temin edilmelidir.

Asgari ücretle yaşayan milyonlarca insanın devlete verebileceği tek kuruşu yoktur, aksine enflasyonun giderek yükselmesi sonucu zaten gizli olarak vergilendirilmektedirler, fakirleştirilmektedirler.

Enflasyon farkı en kısa zamanda ücretlere yansıtılmalı, dolaylı vergiler azaltılmalı, zenginlerin servetleri vergilendirilmelidir.

İşçi sendikaları, emekçi örgütleri krizin faturasını ödememek, kapitalistlere ödetmek için uyanık olmalı, seçimler sonrası sert bir mücadeleye hazır olmalıdır.

Faruk Sevim

[email protected]