Hakan Tahmaz

Hakan Tahmaz son yazıları

Hakan Tahmaz tüm yazıları

27.10.2017 - 12:47

Osmanlıyı ve bugünü, Girit tarihinden bakarak anlamak

“Bir kitap okudum, hayatım değişti” sözünü, sosyalist,  örgütçü Mustafa Yavuz için “hayatını değiştirdi, bir kitap yazdı. Bugünü kavramaya bir pencere araladı” biçiminde değiştirebiliriz.

Son iki senedir, bölgesel ve uluslararası gelişmeler nedeniyle “milli birlik ve beka sorunu” söylemiyle yatıp, kalkıyoruz. Bir çoğumuz anlamak ve kavramak için bin bir çaba gösteriyor. Sorunlar, konular “küçülen” dünya nedeniyle de o kadar karmaşıklaştı, o kadar girift ilişkiler yumağına dönüştü ki, artık bugünü anlamak düne, geçmişe bakmadan fazlasıyla zorlaştı. “Geçmişi anlamadan gelecek kurulamaz” sözü, birçok yönden bugünkü Türkiye’ nin politik ve psikolojik haline denk cuk oturan bir söz.

Bu yıl Haziran ayında, Belge yayınlarında çıkan ve Mustafa Yavuz’un kaleme  aldığı  uzun bir araştırmaya dayanan “Demokratik İhtilaller Çağında GİRİT” isimli kitap okuyucusuna  böylesine bir pencere açıyor.

Önce Mustafa Yavuz; çocukluğu ve gençlik yılları Girit muhaciri ve mübadili bir ailenin çocuğu olarak Antalya’ nın Giritliler mahallesi denilen Şarampol  semtinde geçmiş 68 kuşağı mensubu sosyalist.  1970’li yıllarda Kurutuluş hareketinin yöneticiliğini yapan Mustafa Yavuz, 12 Eylül sonrasında aynı çevrenin kuruluşunda yer aldığı Birleşik Sosyalist Parti ve Özgürlük Dayanışma Partisinin kurucularından ve yöneticilerinden. 1998 yılından itibaren  İsviçre’de yaşıyor.

Yurtdışında yaşamak zorunda kalmasıyla  birlikte “aktif” sosyalist mücadeleden uzak kaldığı bu dönemde Yavuz kendini yabancı dil (Almanca) ve ailesinin tarihini öğrenmeye verir. Bunda da başarılı olur. Kitabını esas olarak Almanca ve Türkçe kaynaklarla hazırlaması ve kapsamlı oluşu başarısının kanıtı olsa gerek.

Şarampol ’deki ailesinin ve çevresinin içe kapalı, gettolaşmış yaşamı, çocukluğunda kulağına çalınan anlatıların hafızasında yer ettiği sorular, 2002 yılında yurt dışında Girit tarihi araştırmasına sevk eder Mustafa’ yı. Türkiye’nin demokrasi mücadelesine bu yolla katkı sunmak amacıyla Girit üzerine Türkçe yazılmış tarih kitaplarını karıştırmaya başladığında karşısına, birbirini tekrar eden eksik ve sınırlı bilgilen başka bir şey olmaz.

Kitap, Girit adasının Osmanlı imparatorlunun klasik devlet kurumlarının çözülmeye başladığı Fethi ile, bütün hakimiyet haklarından vazgeçtiği 1645 ile 1913 seneleri arasındaki süreci kapsıyor. Sonrasının ikinci kitapta yer alacağının müjdesi verilmiş.

İlk Kitapta, Giritli Rum ahalisinin “trajedisi” anlatılırken esasında   Osmanlı artıkları üzerine kurulan devlete ulus yaratılmanın köklerini, dayandığı geçmişi ve bugün sürdürülen politikaların geçmişi ve mayalandığı zeminin hikayesini anlatılıyor.

20. yüzyılın cazibe merkezlerinden biri olan Girit’in fethi ile Rum ahalisinin dini bir temelde yaşadığı demokratik dönüşümün temel unsurlarını ve Osmanlı hakimiyetinin tesis edilmesi sürecinden başlayarak, Giritli muhacirlerin Osmanlının son döneminde Anadolu’nun Müslümanlaştırılması siyasetinin bir parçası olmalarını ve daha sonra Giritli mübadiller ile birlikte Anadolu’nun Türkleştirilmesi çabalarının, politikasının nasıl nesnesi haline getirildiklerinin sosyalist bir bakışla ele alıyor. Bu bakımdan da sanırım Türkiye’de yapılan bir ilk.

Girit Rum ahalisinin yaşadığı hikayenin Osmanlının bütün tebaalarını Müslümanlaştırma siyasetinin, Cumhuriyetin kuruluşu öncesi Türkleştirme siyasetine evrilmesi serüveni anlatılmış.

Bu hikayeyi anlamadan bugün sorunlarına çözüm üretme ve 2017 Türkiye’sinin birinci gündemi haline gelmiş/getirilmiş beka sorunu kavrama ve aşmanın zorluğu hatta imkansızlığı ortada.

Mustafa Yavuz, kitabının sonuç bölümünde “Girit’te yaşanan ihtilal ve reform süreçlerinin, başta Kürt meselesinde olmak üzere günümüz Türkiye’sinin içinde debelendiği tüm meselelere çözüm üretme konusunda en az Avrupa’daki çözüm örnekleri kadar ışık tutacak zenginlikte tecrübeler içermektir” tespitini yapıyor.

Türkiye’nin demokratikleşmesi için mücadele edenlerin bu tarihten öğreneceği çok şey olduğunu vurguluyor. Benim gibi daha çok yakın tarihle ilgilenenleri biraz zorlayarak beş bölümden  oluşan Demokratik İhtilaller Çağında Girit kitabı, beni tarihimizin derinliklerine götürdü.

Derin dehlizlerin detaylarında ve teknik ayrıntılarına takıp kalmadan yapılacak siyasal çıkarımlar bugünü kavramada, bize devlet eliyle üretilmiş olan “beka” sorunuyla baş etmenin rehberinin köşe taşlarını sunuyor.

Hakan Tahmaz

(hakantahmaz.com)