Faruk Sevim

Faruk Sevim son yazıları

Faruk Sevim tüm yazıları

02.04.2017 - 10:05

Referandum bölünmesi değil işyeri örgütlenmesi

İşçi sınıfının karşı karşıya kaldığı sayısız ve ağır sorun var.

İşsizlik artıyor, geçen yıldan bu yıla işsiz sayısı 3,2 milyondan 3,9 milyona yükseldi. Kısa süreli (haftalık, aylık) işlerde çalışanları ve işi olmadığı halde iş bulmaktan ümidi olmadığı için iş aramayanları da kattığımızda 7 milyon kişi işsiz. Yani 35 milyon çalışabilir nüfusun yüzde 20’sinin her hangi bir geliri yok.

Ücret seviyeleri 2 yıldır aşağı yukarı aynı, hâlbuki her yıl en az yüzde 10 enflasyon var, bu yıl enflasyonun yüzde 15’i bulması mümkün.

Enflasyon sürekli artıyor, hayat pahalılaşıyor, ama işçilerin gelir düzeyi yükselmiyor. Kriz bahanesi ile patronlar yıllık enflasyon farkı kadar bile ücretlere zam yapmaya yanaşmıyorlar.

İşçi sınıfı düşen alım gücüne karşı toplu sözleşmelerle ücretlerini korumaya çalışıyor, ama grevler hükümet tarafından erteleniyor. En son geçen hafta Akbank grevi ertelendi. Sendikalar muhalif olmakla suçlanırız korkusuyla toplu sözleşmelerde patronları sıkıştıramıyorlar, anlaşmazlık durumunda en tabii hakları olan grev haklarını kullanmakta tereddüt ediyorlar.

İşçilerin en önemli güvencesi olan kıdem tazminatı muhtemelen referandum sonrası ortadan kaldırılacak, kıdem tazminatı almak hayal olacak. Ama sendikalardan yine malum korkular nedeniyle çıt çıkmıyor.

Hâlbuki korkunun ecele faydası yok. Hayat pahalılığı artarken, işsizlik artarken, çalışma koşulları kötüleşirken, kıdem tazminatına el konulması gündemdeyken işçi sendikaları hiçbir şey yapmadan oturdukları yerde oturamazlar. Eğer otururlarsa bir gün işçi sınıfı öyle bir patlar ki, ne sendikacı kalır, ne işyeri temsilcisi.

Referandum süreci öyle ya da böyle sonuçlanacak, elbette “hayır” çıkarsa işçi sınıfı mücadelesinin önü açılacak, patronların işçilerin haklarına el uzatmaları zorlaşacak. Ama “evet” de çıksa işçiler için haklarını kazanmak, eldeki hakları korumak için mücadeleden başka bir yol yok.

16 Nisan’dan sonra mücadeleyi daha kendine güvenli bir şekilde sürdürmek için bir yandan “hayır” kampanyasının kazanması için mücadele etmeliyiz, öte yandan referandum sonrasında işçi sınıfının birliği için işyerlerinde dayanışmayı örgütlemeliyiz.

İşyeri örgütlenmelerini güçlendirmeli, referandum sürecinde ortaya çıkan bölünmüşlüğü gidermeliyiz. Referandumda nasıl oy kullanmış olursa olsun işçi sınıfı olarak haklarımız için birlikte mücadele etmemiz gerektiğini bütün işçilere anlatabilmeliyiz.

Faruk Sevim

mfaruksevim@gmail.com

(Sosyalist İşçi)