Şenol Karakaş

Şenol Karakaş son yazıları

Şenol Karakaş tüm yazıları

25.08.2016 - 09:51

Suriye’den elinizi çekin!

Bütün ülkelerin, bütün emperyalist güçlerin, bütün alt emperyalist devletlerin aynı anda bombaladığı tek bir ülke var: Suriye!

Türkiye de Suriye’yi bombalayan ülkeler arasında. 22 Ağustos’ta ise ilk kez PYD güçlerini bombaladı. Bir yandan PYD’yi ve aynı anda IŞİD’i bombalayarak, iç politikada sık sık tekrarladığı, “Biz hepsine karşıyız” yaklaşımına sadık kaldığı izlenimini de vermeye çalıştı.

Bir gün sonra da ÖSO’yla birlikte ve ABD hava desteğini de alarak Cerbalus’a yönelik kara harekâtı yaptı.

Gaziantep’te bir kına gecesinde IŞİD’in canlı bomba eylemi yapması üzerini örtmüş gibi görünse de, devlet, Suriye’de kendisine bağlı Suriyeli güçlerle Cerablus’a saldırarak bölgeden IŞİD’i temizlemeyi amaçlıyor. Böylece hem IŞİD’i sınırdan iteleyecek hem de devlet açısından çok daha önemli olduğunu bildiğimiz Kürt koridorunu engelleyecek. Kobanê’den Afrin’e bir Kürt koridorunun engellenmesi, başbakan Binali Yıldırım’ın 22 Ağustos’ta yaptığı basın açıklamasında bir kez daha söylediği gibi, devlet açısından ölüm kalım meselesine indirgenmiş vaziyette.

Türkiye, Rus uçağının düşürülmesinin ardından aylara yayılan bir manevra yaparak, yeniden Suriye’ye askeri müdahalede bulunmak için bir fırsat elde etti ve bunu kullandı. Bu fırsatı kullanırken de ilk kez IŞİD’e karşı ABD liderliğindeki koalisyona katılıp Suriye’yi vurmaya başladığında yaptığını yaparak, IŞİD gösterip Kürtleri hedef alıyor. IŞİD’e birkaç uçak saldırısından sonra Kandil’i bombalamaya başladığı gibi devlet bugün de PYD’ye karşı müdahalesine IŞİD gerekçesiyle zemin hazırlıyor.

Devletin, savaş korosunun en önünde yer alabileceğini düşünmesine neden olan adımlardan ilki, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Rusya’yla ilişkilerin daha hızlı toparlanması ve Erdoğan’ın 9 Ağustos’ta Putin’le görüşmesi. Rus uçağının düşürülmesinden sonra Türkiye açısından uçuşa yasak bölge hâline gelen Suriye’de Türkiye, Putin görüşmesinden sonra elini daha rahat hissediyor.

Bir başka adım ise Türkiye’nin İran’la ilişkilerinin Suriye’ye müdahalede model ortaklık hâline gelebilecek kadar ileri bir aşamaya taşınması. O kadar ki, Binali Yıldırım, bölgeye sadece Türkiye ve İran’ın müdahale edebileceğini, zira bu iki ülkenin “buralı” olduğunu söyleyebilecek kadar ileri gitti.

Kuşkusuz Türkiye’yi hızlandıran etken, PYD’nin ağırlıklı askeri güç olduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin Membıç’ten IŞİD’i kovmasıyla, Türkiye sınırında bir Kürt koridoru ihtimalinin daha da güçlenmesi.

Türkiye, kara harekâtına hemen son vermelidir.

Türkiye, Suriye’de Kürt düşmanı politikalardan hemen vazgeçmelidir!

Bu politikalar, devletin Suriye’nin iç işlerine aktif bir şekilde karışmasıyla el ele gidiyor. Türkiye, Suriye’nin iç işlerine hiçbir şekilde karışmamalıdır.

Suriye’ye sadece yaralarını sarmak için insani yardım yapılmalıdır. Sağlık, yiyecek ve iç savaşta yıkıma uğrayan Suriyelilerin temel ihtiyaçlarını karşılamak için çaba göstermelidir.

Sınır kapısını açmalı ve Suriyelilerin geçişine izin vermeli, Türkiye’de Suriyelilerin mülteci hakkını tanımalı ve yaşam standartlarının yükselmesi için bütçe ayırmalı, AB ile göçmen pazarlığı yapmaktan vazgeçmelidir.

Türkiye ne ABD liderliğindeki koalisyonla ne de Rusya liderliğindeki emperyalist blokla beraber davranmalı. Suriye halkının kendi kaderini belirlemesi için çabalamalı. Türkiye, sınırları içinde yeniden çözüm sürecini başlatmalı. Kürt düşmanlığını politikasının temel ekseni yapmaktan vazgeçmeli. Suriye’nin bataklığa dönüşmesinde belirleyici olan devletlerle işbirliğine ve Suriye’nin iç savaşına katkıda bulunan yaklaşımlara son vermeli.

Son bir söz de, IŞİD’i Ortadoğu’da yaklaşık 1 milyon insanı öldüren ABD’den daha tehlikeli, belki de gezegenin en önemli sorunu gören yaklaşım sahiplerine. IŞİD’i ABD bombardımanlarının vurmasına, Rusya savaş jetlerinin IŞİD bahanesiyle Suriye’yi bombalamasına sesini çıkartmayanlar, Türkiye’nin bombalaması sırasında ses çıkarttıklarında inandırıcı olamıyorlar. Bombacının seküler olanına duyulan bu hayranlıkla, savaşa tutarlı bir şekilde karşı çıkmak mümkün değildir. Suriye’de Suriye halkını iradesiz ilan eden yaklaşımlara karşı çıkmak, aynı anda ABD’nin, Rusya’nın, Esad’ın, Türkiye’nin ve IŞİD’in savaş politikalarına karşı çıkmadan başarılamaz. Bu güçlerin hepsi birden Suriye halkının devrimci girişimine el koydu.

Şenol Karakaş

senolkarakas@gmail.com