Şenol Karakaş

Şenol Karakaş son yazıları

Şenol Karakaş tüm yazıları

31.05.2016 - 11:05

MGK'nın başkanı, başkanın MGK'sı!

Binali Yıldırım hükümeti güvenoyu almadan birkaç gün önce yapılan MGK toplantısı, Erdoğan cumhurbaşkanı olduğunda kurulduğu ilan edilen “Yeni Türkiye”nin yeni hiçbir yanı olmadığının net bir göstergesiydi.

MGK toplantısından, askeri vesayetin hükmünü tüm ağırlığıyla sürdürdüğü günlerde olduğu gibi, demokrasi dışında bir dizi tutum ve karar çıktı. Cemaat hakkında MGK “terör örgütüdür” kararı aldı! Sanki MGK böyle bir karar alabilirmiş, alsa da bu alınan kararın hukuki bir anlamı olabilirmiş gibi. Ama, sadece ve sadece cumhurbaşkanı olan fakat başkanmış gibi davranan Erdoğan, MGK’nın aldığı kararı çok önemsediğini belirten konuşmalar yaptı toplantıdan sonraki günlerde. Yargının MGK’nın aldığı karara uyumlu davranacağını umduğunu söyledi.

Ne kadar güzel! MGK’da bir karar al! Yargıya bu karara hukuki bir çerçeve kazandırmasını emret!

Aynı MGK’da HDP ile ilgili şu cümlelere yer verildi: “Devletin hukuk sınırları içinde, kararlılık ve hassasiyetle yürüttüğü operasyonlar neticesinde, halkın desteğini alamayan ve teslim olmaktan başka çaresi bulunmayan terör örgütünün ve siyasi uzantılarının bölgede yaşayan vatandaşlarımızın temsilcisi olamayacağı vurgulanmıştır.”

Ankara’da bir odada oturan bir miktar AKP’liyle bir miktar atanmış asker, MİT üyesi ve bürokrat, Kürt illerinde milyonlarca insanın oyunu almış olan HDP’li vekillerin halkın temsilcisi olmadığına karar verebiliyor!

Öncelikle, Selahattin Demirtaş’ın dediği gibi, MGK’ya bir darbe kurumu olduğunu hatırlatmamız gerekiyor. Askerlerin olduğu hiçbir kurumun siyasi alana müdahale etmesine izin vermeyeceğiz. Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesinin yepyeni bir Türkiye’nin kurulması anlamına geldiğini iddia edenler, şimdi oturup “eski Türkiye’den” ne farkı olduğunu anlatmalılar.

Bu MGK’nın eksisinden neyi farklı?

Demokrasiye kastetmekse mesele, son MGK toplantısı en az öncekiler kadar kararlı bir şekilde demokrasi karşıtı kararlar almış durumda.

Binali Yıldırım, yeni hükümetin temel misyonunu, genel başkan seçildiği AKP kongresinde şöyle tanımladı: “Sayın Cumhurbaşkanım, söz veriyoruz, sevdan sevdamız, davan davamız, yolun yolumuzdur.” Ardından, konuşmasında şunları söyledi: “Başkanlık sistemini getirmeye hazır mısınız? Cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle artık her şey eskisi gibi olmayacak. Yapmamız gereken fiili durumu yasal hâle getirmektir. Bunun yolu yeni anayasa ve başkanlık sistemidir.”

“Yeni Türkiye” efsanesinden geriye kalan budur!

Başkanlık için MGK!

Başkanlık için başbakanlık!

Başkanlık için hukuk!

Başkanlık için parlamento!

Devlet, yerli ve milli bir koalisyonu aylardır inşa ediyor. Suriye’de Kürt halkının kazanımlarını gasbetmek için yeni bir yol haritası belirledi kendisine. Binali Yıldırım hükümeti tam da bu eğilimin, bu yerli-milli koalisyonun bir komitesi gibi çalışacağını beyan etti. Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, yeni hükümetin bakanlarını sayarken çok mutluydu. Özkök, tüm kabineden memnun, özellikle Milli Eğitim Bakanlığı’na İsmet Yılmaz’ın getirilmesinin askerle hükümet arasındaki uzlaşma anlamına geldiğini söylüyor. Asker-hükümet-Ergenekon ve Ertuğrul Özkök. Eskinin en eskileri yeniden devrede, yeniden merkezde.

Demokrasi ve barış için bu koalisyonu durdurmak zorundayız.

Şenol Karakaş

senolkarakas@gmail.com

(Sosyalist İşçi)