Şenol Karakaş

Şenol Karakaş son yazıları

Şenol Karakaş tüm yazıları

26.01.2016 - 11:59

Koşu bandı, üretim bandı

Türkiye’nin en büyük şirketinin, Koç Holding’in yönetim kurulu başkanı Mustafa Koç, koşu bandında ter atarken geçirdiği kalp krizi sonucunda öldü. Neler söylenmedi ki ardından, okuyan, duyan herkes, Mustafa Koç’la arkadaş olamadığı için ayrı bir üzüntü duymuştur.

Nüktedan, eğlenceli, güleryüzlü, iyi, laik, cumhuriyetçi bir insan olduğunu öğrendik.

Bilinmez tabii ki, belki de öyledir.

Ama kesin bilgiler var Mustafa Koç hakkında. Dünyanın en zengin insanları listesinde 1.1 milyar dolarlık kişisel servetiyle 1712. sıradaydı.

Yönetim Kurulu başkanı olduğu şirket ise Türkiye’nin devi. Koç grubu dünyanın en büyük ilk 500 firması sıralamasında 172. sırada.

2012 yıl sonu gelirleri 84,833 milyar TL.

Grup, 2014 yılında 8 milyar doları aşan servetiyle Türkiye’deki en zengin aile olmaya devam etti.

Koç grubunun şirketlerinde 73 bin 217 işçi çalışıyor.

Geçen yıl otomotiv sektöründe patlayan grev dalgası, Tofaş’ı da etkisi altına almıştı. Tofaş, Koç grubunun şirketi ve grevci işçiler çalışma koşullarının ne kadar insanlık dışı olduğunu anlatmışlardı.

Koç grubunun şirketlerinde çalışan işçilerin bazıları, 3.5 milyon kişinin işsiz olduğu koşullarda kendilerini şanslı görüyorlar olabilirler. Bunun nedeni Mustafa Koç’un “mavi gözlü, güler yüzlü bir patron” olması değil, özellikle 2007’nin sonlarında başlayan küresel krizin, çalışan işçiler üzerinde basınç yapan bir şekilde işsizliği artırması.

Koç grubu, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi kadar eski bir grup. Bu tarihin sadece tanığı olan bir şirket değil. Bu tarihin yapıcılarından. Cumhuriyetten sadece üç yaş küçük. Bu nedenle Koç grubu tek parti diktatörlüğü, gayrimüslimlerin tasfiyesi, Dersim katliamı, askeri darbeler, silahlanma, milliyetçilik demektir. Koç grubu, Türkiye Cumhuriyeti devleti demektir. 1980 darbesinde cuntanın lideri Kenan Evren’e hangi adımları atması gerektiğini bir mektupla bildirecek cesarete ve siyasi güce sahip olan adam, Mustafa Koç’un dedesi Vehbi Koç’tu.

Vehbi Koç, siyasete müdahale eden son burjuva değili elbette. Recep Tayyip Erdoğan, ölümünden bir gün önce Mustafa Koç ve Ali Koç’la birlikte zaman geçirdiklerini açıkladı. Bir tankın önünde Mustafa Koç’la Erdoğan’ın fotoğrafı da var. Enerjiden otomotive, tanktan bankacılığa, giyimden inşaata kadar ekonomik ilişkilerin bütününü bir ahtapot gibi saran Koç grubunun tek tek üyeleri bireyler olarak iyi insanlar mıdır, değil midir bilemeyiz. Bildiğimiz şu: sermayeler arası rekabet ve işçilerin emeğinin sömürülmesi  tek tek sermayedarların karakterinin ötesinde sermayeyi bir bütün olarak hırslı, vahşi, acımasız kılan iki temel özelliktir.

Ölünün arkasından konuşulmaz ama bazı ölümlerin arkasından konuşmak gerekir. 2015 yılında en az 1730 işçi, işyerlerinde iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Bazılarımız üretim bandlarında ve bazıları da Mustafa Koç gibi koşu bandlarında yaşamını kaybediyor. Yaşarken de ölürken de zenginlerle ortak hiçbir noktamız yok. Hiçbir ortak noktamız olamaz.

Şenol Karakaş

senolkarakas@gmail.com

(Sosyalist İşçi)