Şenol Karakaş

Şenol Karakaş son yazıları

Şenol Karakaş tüm yazıları

01.09.2015 - 12:42

Ödüllü muhbirler ağının sahte demokratları

Erdoğan’ın gözlerini yaşartacak kadar Erdoğancı, hatta Erdoğan’dan daha fazla Erdoğancı olanlara bir an için hak verelim. Tamam! Kabul! Karşınızda devasa bir güç var adına “paralel” dediğiniz ve bu yapıya karşı mücadele ananızın ak sütü gibi helal.

Peki ama muhbirlere para verilmesi, insanların muhbirliğe özendirilmesi yönetmeliğine ne diyorsunuz?

Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğe göre, 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlarda, suçluların yakalanmasına yardımcı olacak ihbarda bulunan vatandaşlar, ödül komisyonu tarafından ödüllendirilecekler. Ödül komisyonu, İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Başkanlığı'nda, Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığı'nın belirleyeceği üyelerden oluşacak.

Ne diyorsunuz buna?

Vatandaş, canı çektiğini ihbar edebilir. Zira yönetmeliğe göre ihbar edenlerin adı gizli kalacak. “Gizli tanıkların” yerini, “gizli ödüllü muhbirler” alacak.

Tamam. Farz edelim ki dünyanın bütün “üst akılları”, küresel ve yerel “bütün faiz lobileri” Erdoğan hakkında kumpas planlıyorlar.

Yine de buna ne diyorsunuz? Vatandaşı para karşılığı muhbirliğe iten bu yönetmelik, demokrasinin hangi departmanında konuşlanıyor?

3713 sayılı Kanun, Terörle Mücadele Kanunu. Terörle mücadeleyi, vatandaşın para karşılığı ihbarcılığına havale etmek ne demek biliyor musunuz? Tek tek her bireyin nasıl bir terör tanımına sahip olduğunun farkında mısınız?

Kimi sırt çantalı, keçi sakallı, Troçki gözlüklü bir genç erkeği ya da kırmızı elbiseli bir kadını terörist olarak görürken, kimi her gördüğü çember sakallıyı IŞİD üyesi var sayıyor. Kimi demokratik hakkını kullanmak için bir gösteriye katılanı, kimi nükleer santral yapımına karşı çıkan bir antikapitalisti, kimi Türkiye’de yaşayan Türkiye vatandaşı her Yahudi’yi, kimi tüm HDP üyelerini, kimi görüşlerini açıklayan bir gazeteciyi, kimi Onur Yürüyüşü’ne katılan bir LGBTİ bireyi, bir başkası parasız sağlık hizmeti için basın açıklaması yapan bir hemşireyi, diğerleri Özgecan cinayetine karşı sokaklarda slogan atan kadınları, öbürleri asansör kazasında ölen işçiler için anma yapanları, en baştaki Berkin Elvan’la dayanışmak için yürüyen lise öğrencilerini, Vatan Partili “Ergenekon dağıtılsın!” diyen tüm demokratları, arada bazıları Nişantaşı’nda pahalı mekanlarda görünür olmaya başladığını iddia ettiği başörtülüleri, sendikacıları, dernek üyelerini, bu gazete gibi Kürt halkının özgürlüğünü kazanmasını tüm politik taleplerin en başına yerleştiren yayın organlarını, ya da sokaklarda dilenmek zorunda bırakılan Suriyelileri terörist olarak görebilir, görüyor da.

Önüne gelenin önüne gelene terörist dediği Türkiye’de, vatandaşı para karşılığı ihbarcılığa teşvik etmek söyleyiverin bir zahmet, hangi kutsal davanın koruyucu kalkanıdır?

Oldu olacak, herkese bir at, iki de tabanca verin, teröristi ölü ya da diri getirip kasabanın şerifine teslim edenlere de ödüllerini dolar karşılığı verin!

Bu yönetmelik derhal geri çekilmelidir!

Devletin vatandaşı fişlemesi bir şeydir, bununla, bu fişlemenin yaratığı sancılar ve baskılarla zaten mücadele ediyoruz ama vatandaşın vatandaşı fişlemesi bambaşka birşeydir!

Bahanelere sığınmak yersiz! Bu yönetmeliğe de bahane bulursanız, ödüllü muhbirler ağının sahte demokratları olarak damgalanırsınız!

Şenol Karakaş

senolkarakas@gmail.com

(Sosyalist İşçi)