Şenol Karakaş

Şenol Karakaş son yazıları

Şenol Karakaş tüm yazıları

04.08.2015 - 13:39

MHP’nin 3 bin kişilik ölüm listesi: Bir suç duyurusu

Önce Devlet Bahçeli konuştu. HDP’ye yalılarında viski içip oy veren seçmenlere “şerefsiz” dedi. Bu açıklamaya tepkiler artınca, MHP geri adım atar diye düşünenler yanıldı.

Bahçeli’nin danışmanı Metin Özkan, geri adım atmak şöyle dursun, “şerefsizler” açıklamasının doğru olduğu söyledi ve ekledi: “Kimlerdir? İsterseniz çantamda listesi var ama 3 bin kişi açıp burada saymayayım, zamanımız kalmayabilir” dedi.

Bunları bir TV programında söyledi.

Hepimiz biliyoruz, MHP’lilerin elinde her daim bir liste vardır. Bu liste, yine hepimizin bildiği gibi ölüm listesidir. MHP’liler, açıktan, TV konuşmalarında ellerinde bir liste olduğunu söylüyorlarsa, ortada endişe verici bir durum olduğu çok açık. Tartışma artık “şerefsiz” tartışmasının çok ötesine geçmiştir.

Naziler pervasızlaşmıştır.

İki buçuk yıllık çözüm sürecinde içlerinde biriktirdikleri kini, savaş ortamında dışa vurmaya başlamışlardır.

Almanya’da Nazilerin ellerinde Yahudilerin listesi vardı. Hitler, 1933 yılından sonra bu listedeki isimlere yönelik önce yavaş yavaş, sonra içindeki tüm nefreti kusarak bir sindirme kampanyası başlattı. Yahudi soykırımından çok önce, Yahudiler, şehirlerin dışında toplama kamplarına götürülmeye başlanmıştı bile. Sonrasını biliyoruz.

Devlet Bahçeli’nin 3 bin kişilik ölüm listesinin kimlerden oluştuğunu tahmin etmek hiç de zor değil. Bu listenin yalılarda oturup viskisini içenlerden oluşmadığı da bir sır değil, olamaz. Bu liste, Ermeni aktivistlerin, Kürt aktivistlerin, Alevi derneklerinin yöneticilerinin, sosyalist aktivistlerin, barış aktivistlerinin, LGBTİ aktivistlerinin, kadın özgürlüğünü savunan aktivistlerin listesidir. Türkiye Cumhuriyeti devleti böyle listeler oluşturma konusunda şerbetlidir. Hatta Türkiye Cumhuriyeti, böyle listeler oluşturarak ve bu listelerdeki insanları öldürerek inşa edilmiştir. 24 Nisan 1915’te sürgüne diye gönderilerek katledilen ve Ermeni soykırımının başlangıcı olan süreç, İttihat ve Terakki yöneticilerinin katliam listesi üzerinden sürdürüldü.

Dersim katliamı, mübadele, 6-7 Eylül, Maraş katliamı, Çorum katliamı hep listeler üzerinden ilerledi. Cumhuriyet tarihi bu nedenle aynı zamanda katliam listelerinin tek tek doğrulanışının da tarihidir. Devlet Bahçeli, arkasını bu geleneğe yasladığını en net söyleyen partinin lideridir. MHP'de lider, Führer’dir. Nazi partilerinin elinde bu listeler, listelerdeki insanlar için ölüm fermanı demektir.

Faşist parti, Türkiye’nin Türk olmayanlardan arındırılması gerektiğini en net söyleyen siyasi gelenektir. Sadece Türk olmayanlardan değil, Müslüman olmayanlardan da arındırılması gerekiyor bu ellerinde 3 bin kişilik listeyi tutan faşistlere göre.  

Böyle bir listenin varlığının açıklanması, olağan bir ülkede, yani bazı temel hukuk normlarının işlediği bir ülkede, öyle çok demokratik olması da gerekmeyen herhangi bir ülkede, savcıları harekete geçirmesi gereken bir açık tehdit unsurudur. Bir siyasi parti neden elinde, bugün “şerefsiz” dediği 3 bin kişilik bir insan grubunun listesini tutar? Amacı nedir? Listede kimler vardır? MHP liderliği bu listedeki insanlara ne yapmayı amaçlamaktadır? Belli ki listedeki isimlere öfke saçtıklarına göre, bu isimlerin haklarında pek hayırlı fantazileri yoktur.

Ama Türkiye olağan değil ve sıradan, demokratik hukuk normları işlemiyor burada. Savcılar, devlet yöneticileri “Harekete geçin!” talimatı vermeden harekete geçmiyorlar. Harekete geçtiklerinde de ekseriyetle, zaten MHP’nin ölüm listelerinde ismi yazılan insanları soruştuyorlar.

Bu yazı bir suç duyurusu ve faşist MHP’ye karşı bir mücadele çağrısıdır.

Savcılar derhal harekete geçmelidir. MHP’nin elindeki liste kamuoyuna açıklanmalıdır. Bir siyasi parti böyle listeler yapamayacağı için MHP’nin bir siyasi parti değil, özel bir savaş örgütü olduğu açığa serilmelidir.

MHP’nin elini güçlendiren, faşist kadroları pervasızlaştıran, savaş iklimidir. Bugün, çok açık ki, faşist harekete karşı mücadeleyle barış için verilen mücadele bir ve aynı mücadele olmuştur. Savaş, MHP’nin elini güçlendiren temel sorundur. Savaş, Türk milliyetçiliğini güçlendiriyor. MHP’nin ırkçılığı, bu milliyetçiliği kendi örgütlenme havuzuna aktarıyor.

Bu havuz dağııtlmalı, ellerinde listeler olan faşist hareket yasaklanmalıdır. Faşizm hakkındaki kafa karışıklığına son vermek için MHP’nin tarihine ve elindeki listeye bakmak gerekir.

Son olarak, MHP’nin elindeki listedeki isimler, bu toplumun demokrasi mücadelesinin en şerefli isimleri olsa gerektir. Demokrasi mücadelesinin kendisi, en şeref verici mücadele alanıdır ve demokrasi düşmanlarının, demokrasinin her bir zerresinden iğrenenlerin ellerindeki listelerde yer alan insanların hepsi başımızın tacıdır.

Şenol Karakaş

senolkarakas@gmail.com