Şenol Karakaş

Şenol Karakaş son yazıları

Şenol Karakaş tüm yazıları

20.07.2015 - 14:13

Oluk oluk Kürt kanı

Suruç’ta vahim bir saldırı gerçekleşti. Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyesi 300 genç Amara Kültür Merkezi'nde bir toplantı halindeydi ve gençler, Kobanê’ye geçip şehrin yeniden inşası için dayanışmaktan başka bir amaca sahip değildi.

Bir katil araya sızdı ve en az 20 kişinin ölümüne neden oldu. İlk bilgiler saldırının intihar bombacısı tarafından gerçekleştildiği yönünde. Ölü sayısı da belirsiz. Belirli olan tek bir şey var: dayanışmak için, başka hiçbir dertleri olmadan, IŞİD saldırganlığı sırasında yıkıma uğrayan bir halk ve şehire el uzatmak için harekete geçen gençler öldü. Çok sayıda yaralı olduğu söyleniyor. Tüm kan gruplarından kan ihtiyacı için anonslar yapılıyor. Olay yerinden yollanan fotoğraflar korkunç. Patlamadan bir kaç saat öncesini gösteren fotoğraflardaki gençlerin neşeli ve kararlı haliyle beraber düşününce patlama daha da can acıtır bir hale geliyor.

Şimdi hep beraber bir sorumlu arayacağız ve bazıları bazı sorumluların aslında sorumlu olmadığını iddia edecek. Ama, kim ne derse desin, Türkiye’de çözüm sürecini bozan Erdoğan bütün bu gelişmelerin siyasi sorumlusudur! 28 Şubat’tan beri, çözüm süreci adı verilen süreçte masanın bir ucunda oturan Kürt hareketinin tüm bileşenlerini suçlayan, düşmanlaştıran, hedef gösteren Erdoğan, “PKK eşittir IŞİD” dediği andan beri, her bir Kürdün kanının dökülmesinden sorumludur.

Dolmabahçe mutabakatını yırtıp atarak, 7 Haziran seçimleri öncesinde HDP’yi hedef göstererek, PYD’nin başarılını çekemeyerek, Suriye’ye askeri müdahale talebini gündeme getirerek, seçim döneminde her mitingini milliyetçi bir laf kalabalığıyla süsleyerek, Kürtleri düşmanlaştırarak, devletin en tepesindeki konumunu Kürt düşmanlığının olağan bir siyasal atmosfer haline gelmesi için kullanarak bütün bu saldırıları kolaylaştıran bir tutum sergiledi.

Daha bir kaç gün önce “Bölücü terör örgütüne sırtını dayayanlarla mutabakat asla düşünülemez. O fotoğraf karesi doğru bir şey değildir” diyen Erdoğan, bir kez daha Dolmabahçe mutabakatı adı verilen sürece saldırdı. Bülent Arınç ise çözüm sürecinin “teröristle mücadele” meselesi olduğunu söyledi.

Çözüm sürecini, terör sorununa indirgeyip, tüm gelişmeleri PKK’yi yok etmek üzerine kuranlar, Suruç’ta bugün yaşanan saldırganlık gibi tüm saldırıların siyasi sorumluluğunu da üstlenmek zorundadır.

  1. Saldırgan ya da saldırganların sınırdan nasıl geçtiği, bombayı nasıl edindiği, kampa nasıl sızdığı derhal açıklanmalıdır.
  2. Bu saldırıda devlet görevlilerinin dahli açığa çıkartılmalıdır. “Nasılsa IŞİD’dir” denilerek geçiştirmelere bir son verilmelidir.
  3. Sınır güvenliğinin tek yolunun Kobanê halkıyla dayanışmak, PYD’nin siyasi varlığına saygı duymak olduğu çok açıktır ve devlet yetkilileri bu yönde adım atmak, açıklamalar yapmak zorundadır. Yoksa her şey için çok geç kalınacak.
  4. Çözüm süreci Erdoğan’ın aşırı sağcılığına kurban edilmemelidir. AKP hükümeti düşmüştür. Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı sınırlarının dışında her hangi bir sürece müdahaleci olmasına izin verilmemelidir.
  5. Bu kritik dönemde, Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit hemen sona erdirilmelidir. Ya Abdullah Öcalan başmüzakereci olarak yeniden görüşmelerin asli unusuru olarak çözüm süreci devam ettirilir ya da... Ya da, herkesin hayatının çok zorlaşacağı yeni bir döneme girilir.

Kürtlerin ve Kürtlerle dayanışanların oluk oluk kanları akarken barış umudunu dile getirmek zordur ama barış için kitlesel mücadeleleri asıl böylesi dönemlerde örgütlemek zorundayız.

Şenol Karakaş