Şenol Karakaş

Şenol Karakaş son yazıları

Şenol Karakaş tüm yazıları

05.06.2015 - 10:36

HDP’ye oy ver, barış kazansın

Seçim sonuçlarının en önemli yanı, çözüm sürecinin kaderi üzerinde yaratacağı etki olacak. Seçimler, çözüm sürecinin şu ya da bu yönde, şu ya da bu tempoda ilerlemesinde belirleyici olacak.

Türkiye’de, en önemli siyasal sorun, çok açık ki Kürt sorunu. Kürt halkının kendi kaderini tayin etmesi sorunu, bütün mücadelelerin merkezinde yer alıyor.

Bu iddia ne bir korkutma ne de tehdit içeriyor. Bu, gerçek. Türkiye devleti Kürt halkına yeniden savaş açtığında oluşan siyasal iklim, çözüm sürecinin işlediği, Abdullah Öcalan’la devlet heyetinin ve İmralı heyetinin görüşmeleri sürdürdüğü siyasal koşullarla hiçbir benzerliğe sahip değil.

Sahip olamaz da. Bombaların patladığı, gerilla ve asker cenazelerinin her gün kalktığı, savaşın hüküm sürdüğü ve savaşın kurallarının geçerli olduğu durum, Kürdistan dışındaki alanlarda da siyasal mücadelenin üzerinde bir kabus etkisi yaratıyor. Savaşta her ölüm, özellikle milliyetçiliği ve ırkçılığı güçlendirerek, batıda yaşayan insanlar arasında muazzam bir politik gerilim yaratan bir bölen işlevini görüyor.

En başından beri çözüm sürecini beğenmeyen, sürece eleştirel yaklaşanlar bu gerçeği unutturmaya çalışıyorlar. “AKP’yle barış mı olur?” diyenler, İmralı heyetini soldan ses çıkartıyormuş gibi yaparak itibarsızlaştırmaya çalışanlar, özellikle Abdullah Öcalan’ın sahip olduğu prestiji yerle bir etmeye çalışanlar, sistematik br şekilde savaş koşullarını yeniden yaratacak bir propagandanın mimarları oldular.

Çözüm sürecinin mimarı olan Kürt Özgürlük Hareketi liderliği ve Abdullah Öcalan ise, aslolanın barış için mücadele olduğunun keskin bir şekilde farkındaydılar ve savaşan bir güç olarak barış sürecini kiminle sürdürecekleri konusunda da kafaları çok netti. Bu güç, ister sağcı ister solcu, ister muhafazakâr ister demokrat olsun, iktidardaki parti olacaktı. Barış sürecine burun kıvıranlar, Kürtlere bu süreci kiminle sürdürmeleri gerektiğini de söylemeliydiler. Bu söylenmediği sürece, Kürtlere yapılan öneri, “bekleyin” demekten başka bir anlama gelmiyor.

AKP nobran mı? Nobran.

AKP neoliberal mi? Neoliberal.

Erdoğan başkanlık için her şeyi erteleyebilir mi? Erteleyebilir, erteledi de zaten.

Yolsuzlukları aklamak için, dümeni tam sağa kırmış durumda değil mi AKP? Evet, aynen öyle.

Barışın birincil düşmanları Balyozcular, Ergenekoncular serbest bırakılmadı mı AKP tarafından? Evet, bırakıldı.

Yine de unutmayalım: Çözüm sürecinin kendi mekaniği, cumuriyet tarihinin en önemli normalleşme sürecinin üzerinde yükseldiği zemini sundu. Bu AKP, Kürt hareketinin barış yönündeki basıncı ve batıda savaştan duyulan bezginlik ve bazı barış kampanyalarının ve işçi sendikalarının barış yönündeki basıncı sayesinde masaya oturmak zorunda kaldı.

Şimdi o masayı ortada bırakmış olabilir, Erdoğan’ın çıkarları için çözüm sürecini bozmuş olabilirler. Ama, sürecin iktidar partisi ya da zaten sürece karşı olan CHP-MHP tarafından sonsuza kadar buzdolabına kaldırılmasını engellemek için sürecin garantörünün, Kürt halkı, Kürt hareketi, DTK, HDP, PKK ve Abdullah Öcalan’ın elinin güçlenmesi gerekiyor. Seçimler bu yüzden önemli. Barışın kazanmasını isteyen herkes, oyunu HDP’ye vermeli ve barış için verilen mücadelenin bir akivisti olmalıdır.

Şenol Karakaş

senolkarakas@gmail.com

(Sosyalist İşçi)