6 Ağustos 1945: Dünya atom bombası felaketini yaşadı

06.08.2017 - 09:11

İkinci Dünya Savaşı'nın en yıkıcı yönlerinden biri de, dünya savaşlar tarihinde ilk defa atom bombasının kullanılmasıdır. Savaş sonrası süreçte de dünya yeni bir nükleer savaş döneminin başlamasından endişe etti. Dünyanın yok olması bir düğme uzaklıktaydı.

ABD tarafından atom bombası konusundaki ilk çalışmalar 1940 yılında başlamıştı. 1942 yılında ise bu çalışmalar Manhattan Projesi adı altında yapılmaya başlandı. 1940'larda Klimorton'da gerçekleşen ilk deneyler kamuoyundan gizli bir şekilde yapılmıştı. Deneylerin yapıldığı bölgeye yakın yerlerdeki kasabalarda daha sonraki yıllarda engelli doğum oranları aşırı bir şekilde artmıştır. Dahası, deneylerde yer alan askerlerin ileride kanser oldukları konusunda bilimsel birçok tıbbi bilgi uzun seneler kamuoyundan saklanmıştır.

Daha sonraları ise Robert J. Oppenheimer öncülüğünde bir grup araştırmacı, üç yıl çalıştıktan sonra ilk bombayı yapmayı başardı. Aynı esnada Tennessee eyaletinin Oak Ridge kasabasında gizli bir üs daha kuruldu. Burada da patlayacak zengin malzemenin üretimi çalışmaları başladı.

Atom bombasının esası çekirdek tepkimesine dayanır. Tepkime çok hızlı ve zincirleme gerçekleşmesi nedeniyle muazzam bir enerji açığa çıkar.

Atom bombasının dünya tarihinde bir savaş esnasında kullanılması ise 6 Ağustos 1945 tarihinde gerçekleşir. ABD'nin Enola Gay adlı savaş uçağı tarafından Japonya'nın Hiroşima kentine atom bombası atılır. İlk saldırıda 70 bin kişi hayatını kaybeder. Hiroşima'dan üç gün sonra ikinci atom bombası ise yine Japonya'da Nagazaki kentine atılır. İki atom bombası sonucu, ilerleyen yıllarda hayatını kaybedenlerde dahil 250 bin kişinin öldüğü tahmin edilmektedir.

Pek çok tarihçi açısından Japonya zaten teslim olmak üzereydi. ABD'nin atom bombasını atmasının Japonya'yı teslim alma gibi bir amacı olduğu doğru değildir. ABD'nin amacı, hem yeni bir silah olan atom bombasını gerçek bir savaşta denemek, hem de Savaş sonrasında oluşacak yeni dünya düzeninde kendisinin tartışmasız lider olduğunu kanıtlamaktı. Bilindiği gibi Japonya ve ABD arasında Asya–Pasifik bölgesindeki anlaşmazlıklar 1920'lerde başlamış ve 7 Aralık 1941 tarihinde Japonya'nın Pearl Harbour baskını ile birlikte anlaşmazlık iki ülke arasında savaşa dönüşmüştü. ABD, atom bombalarını Japonya'nın Pearl Harbor Limanı'na yaptığı baskının intikamını almak ve İkinci Dünya Savaşı'na son vermek için kullandığını açıkladı. Japonya, Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarının ardından 14 Ağustos 1945′te Müttefik ülkelere teslim olduğunu açıkladı.

Hiroşima, 6 Ağustos 1945′ten sonra, bir "barış şehri" olarak yeniden inşa edildi. Bombanın yıktığı alanda, ayakta kalan ilk bina "Hiroşima Barış Anıtı" olarak seçildi. Her yıl Hiroşima'da yaşamını yitirenler için anma töreni düzenleniyor. Bombanın düştüğü yerin yakınında kurulan Barış Parkı'nda binlerce insan bir araya gelerek, bombalamada yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşunda bulunuyor.

Savaş sonrasında galip taraf olan Müttefikler, Nazilerin ve Japonya'nın savaş suçlarını Nürnberg ve Tokyo mahkemeleri aracılığıyla yargıladılar. Fakat "adalet" galiplerin adaleti olunca atom bombasının kullanılması başta olmak üzere ABD ve Müttefiklerin savaş suçları gerçek anlamda hiçbir zaman yargılanmadı.