6 Mayıs 1972: Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edildi

06.05.2017 - 16:34

1960'lar tüm dünyadaki gibi Türkiye'de de radikalleşen bir kuşağın ortaya çıkışına tanıklık etmişti. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan gençlik hareketinin önde gelen isimleriydi. Devrimciydiler, devlete başkaldırmışlardı. Başka bir dünya yaratmak için yola çıkmışlardı, ancak 12 Mart rejimi için onlar sadece "terörist"ti. 6 Mayıs sabahı darbeciler tarafından idam edildiler.

1960'lı yıllarda toplumsal muhalefet ciddi şekilde güç kazanmıştı. Meclise giren Türkiye İşçi Partisi gençlerin ilgisinin odağına yerleşiyordu. İşçi hareketi de giderek radikalleşiyordu, işçilerin eylemleri yeni bir konfederasyonu Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nu (DİSK) ortaya çıkarmıştı. İşçi hareketi 15-16 Haziran 1970'te en üst noktasına varmıştı.

Bu arada gençlik hareketi de işçi hareketinden kopuk olmakla birlikte giderek radikalleşiyordu. Gençlik hareketi asıl olarak Türkiye İşçi Partisi (TİP) içinde şekillenmiş ancak bu örgütün reformist yapısı sonuç olarak bir kopuşu getirmişti. Deniz Gezmiş, 1965 yılında TİP'in Üsküdar İlçe Başkanlığı'na üye olarak politik hayatına başladı. CHP'li bir ailenin çocuğuydu ancak işçi hareketlerinden etkileniyor ve sosyalizmle yakından ilgileniyordu. Bu, onu TİP'e üye olmaya itti.

İlk olarak Çorum Belediyesi temizlik işçilerinin Taksim Anıtı'na çelenk koymaları sırasında işçilere destek verirken gözaltına alındı. 1966 yılında İstanbul Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Aynı yıllarda Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan da ODTÜ'ye girmişlerdi. O yıllarda Fikir Klüpleri Federasyonu (FKF) üniversitelerde TİP'in gençlik örgütü olarak faaliyet gösteriyordu. İnan ve Aslan da FKF üyesiydiler.

Deniz Gezmiş, 1968 yılındaki İstanbul Üniversitesi işgaline öncülük edenlerden birisiydi ve ABD askerlerinden oluşan 6. filonun protestolarında da en önde yer aldı. Bu olaylar Deniz Gezmiş'in tüm Türkiye'de gençlik hareketi içindeki en tanınan liderlerden birisi olmasını da beraberinde getirdi.

O dönemde TİP içinde giderek büyüyen bir tartışma vardı. Gençler, TİP'in parlamenterist çizgisine tepki duyuyor, devrimci bir hareketlilik içine girmek istiyorlardı. Dışarıdan Mihri Belli, Doğan Avcıoğlu gibi isimlerin etkisiyle TİP içinde de Milli Demokratik Devrim (MDD) ve Sosyalist Devrim (SD) tartışması yaşanıyor, tartışma giderek büyüyordu. Bu süreçte Gezmiş, İnan ve Aslan gençlik hareketinin önder isimleri de hızla radikalleşti.

Gezmiş ve arkadaşları TİP'ten koptuktan sonra 1968 yılında Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB)'ü kurdular. Bu sırada FKF Dev-Genç'e dönüştü. 1969 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin işgaline öncülük eden Gezmiş hakkında tutuklama kararı çıkartıldı, ancak Gezmiş yakalanmaktan kurtulmayı başararak Filistin'e gitti. Bu dönemde ileride Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)'nun kadrolarını oluşturacak gençler (Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan, Cihan Alptekin, Kadir Manga, Atilla Keskin, Mustafa Yalçıner vb.) Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) kamplarına giderek gerilla eğitimi aldılar.

Deniz Gezmiş Türkiye'ye geri döndüğünde Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan'la birlikte 1970 yılında THKO'yu kurdu. Böylece silahlı mücadele dönemi başladı. 1971 yılında Ankara Emek'teki İş Bankası soygununda yer alan, Gezmiş daha sonra Balgat'taki Tuslog tesislerinden 4 ABD'li askerin kaçırılmasında yer aldı. Bu askerleri sonradan serbest bıraktılar.

Ancak 12 Mart darbesinin gelişiyle gençlik hareketi hedef tahtasına oturtuldu. 12 Mart, gençlik hareketinin pek çok liderini tutukladı veya katletti. Nihat Erim başkanlığında bir hükümet kuruldu ve "Balyoz" adı altında işçi hareketi ve gençlik hareketine ağır bir saldırı başladı.

THKO ve Mahir Çayan önderliğindeki THKP-C'nin pek çok üyesi tutuklandı veya katledildi. Deniz Gezmiş, Gemerek'de, Yusuf Aslan, Şarkışla'da, Hüseyin İnan, Kayseri'de yakalandı. Pek çok THKO üyesiyle beraber idamları istendi. Bu dönemde onları kurtarmak için yapılan girişimlerin çoğu sonuçsuz kaldı, hatta bazıları (Nurhak ve Kızıldere olayları gibi) devrimci gençlerin ölümüyle sonuçlandı. Ali Elverdi başkanlığında toplanan mahkeme 18 kişinin idamına karar verdi. Daha sonra 3 kişinin idamına hükmedildi: Deniz, Yusuf, Hüseyin. Parlamentoda, idam hükmü oylamaya sunulduğunda Süleyman Demirel başta olmak üzere 276 milletvekili "evet", 48 milletvekili ise "hayır" oyu verdi.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, 6 Mayıs 1972 günü sabaha karşı asıldılar. Deniz Gezmiş, idam sehpasında "Yaşasın Kürt ve Türk halklarının kardeşliği" sloganını haykırdı. 5 Mayıs 2011'de kaybettiğimiz avukat Halit Çelenk, idama şahit oldu ve bu sahneyi pek çok yerde anlattı.

Daha güzel başka bir dünya için yola çıkan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, karanlığın güçlerine boyun eğmemenin ne demek olduğunu bizzat pratikleriyle gösterdiler. Anıları yol göstermeye devam ediyor.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan'ı asan darbecilerden hesap soracağız!