15 Mart 1938: Stalin'in mahkemelerinde yargılanan Buharin'le beraber 18 kişi idam edildi

15.03.2017 - 15:50

Buharin, Bolşevik Partisi'nin önde gelen üyelerinden ve en parlak teorisyenlerinden birisiydi. Marksist emperyalizm teorisine ciddi katkıları oldu. Stalinist karşı devrimde, bürokrasinin yanında tutum aldı. Ancak bu onun stalinizmin kurbanlarından birisi olmasını engellemedi. 15 Mart 1938'de 18 kişiyle beraber idam edildi.

Buharin, devrimci harekete, ünlü yazar İlya Ehrenburg ile beraber 1905 devrimi sırasında katıldı. 1906 yılında Bolşeviklere katıldı. 1911 yılında sürgüne yollandı. Bu sıralarda emperyalizmle ilgili kitabını yazdı. Sürgünden sonra Rusya'ya döndüğünde Bolşevik merkez komitesinin en önemli liderlerindendi ve Pravda'nın editörüydü. Devrimden sonra bir süre sol komünist muhalefet içinde yer aldı daha sonra ise saf değiştirerek Yeni Ekonomik Politikaların uygulanmasını destekledi.

1926'da Komintern'in (Komünist Enternasyonal) başkanı oldu. Bu tarihten sonra stalinizm ile işbirliğine girişti hatta "tek ülkede sosyalizm" tezinin geliştirilmesine katıldı. 1928'de toprağın devletleştirilmesi konusunda Stalin'le anlaşmazlığa düşerek "sağ muhalefet"i örgütledi. Komintern'den ve politbürodan kovuldu.

Hayatının son döneminde Stalin tarafından affedilip Izvestia gazetesinin başına getirilse de yoldaşlarının akıbetinden kurtulamadı. SSCB'yi yıkmaya çalışmakla suçlandı, 1938'de idam edildi.

Komünist avı

Bu, Bolşevik Partisi'nde bir istisna değildi.

1920'lerin ikinci yarısından itibaren, Ekim Devrimi'ni başarıya ulaştıran merkez komitesinin tamamına yakını infaz edildi ya da kayboldu, doğal nedenlerle ölen çok az kişi vardı, bunların başlıcası,"Yoldaş" Stalin'di.

Zinoviev, Kamenev, Kirov gibi Stalin'in yakın çalışma arkadaşları da, Buharin gibi idam edildi. 1936 Moskova duruşmaları, Stalin'in muhalefete dönük baskıcı yüzünün en görünür yüzüydü. Yargılanan 55 kişinin çoğu öldürüldü ya da çalışma kamplarına yollandı. 1940 yılına gelindiğinde, Ekim Devrimi'nin önderlerinden Troçki, Meksika'da Stalin'in bir ajanı tarafından katledildi. Bu tarihin en büyük komünist avlarından birisiydi.

Karşı devrim

Avrupa'daki devrimci hareketlerin yenilmesi sonucu, Rusya'da devrim izole olmuş tek bir ülke sınırları içinde sıkışmıştı. Bunun yanısıra yıllar süren iç savaş, işçi sınıfının önemli bir bölümünün ölümüne yol açmış, proleter demokrasisi fiili olarak ortadan kalkmıştı. Bu sebeple iktidar boşluğunu büyük oranda parti ikame ediyordu. Yeni Ekonomik Politika (NEP) sayesinde zenginleşen mülk sahibi köylüler ve iç savaşın bitmesiyle birlikte varlık koşullarını kaybeden Kızıl Ordu subayları ki bunların önemli bir kısmı Çarlık döneminde de askerdiler- partiye dolmaya başladı.

Bu ise parti içindeki bürokrasinin Stalin önderliğinde palazlanmaya başlamasına yol açtı. Lenin son mücadelesini parti içindeki bürokrat eğilime karşı verdi fakat gerek bozulan sağlığı, gerekse devrimin sıkışmışlığı buna izin vermedi. Bürokrasi, iktidara geldi.

Bürokrasi, işçi sınıfınkinden farklı çıkarları temsil ediyordu ve kendisini egemen sınıf olarak örgütlemişti. Artık rejim sosyalizm değil, devlet kapitalizmiydi. Her kapitalist sınıf gibi, bürokrasi de dünyadaki emperyalist rekabet içinde güç kazanmak zorundaydı ve bürokrasi öncülüğünde Rusya, gelişmiş kapitalist ülkelerin 200 yılda ulaştığı güce 10 yıl içinde ulaşmak zorundaydı.

Yine her kapitalist rejimde olduğu gibi, bunun faturasını işçi sınıfı en ağır çalışma koşulları ve muazzam bir sömürü ile ödeyecekti.

Bürokrasi, sermaye birikiminin önündeki bütün engelleri kaldırmak zorundaydı. Bazen kendi adamlarını da, fakat öncelikle gerçek Bolşevikleri, proleter devriminin çocuklarını...