Varşova Gettosu savaşıyor: 1943-1945

28.04.2018 - 10:59

Nazilere karşı Varşova gettosu başkaldırısının 75. yıl dönümünü yaşadık bu ay.

Bu, isyanın Marek Edelman’a ait olağanüstü anlatımını bir kez daha okumama yol açtı. Edelman, bir sosyalist, Yahudi sosyalist örgüt Bund’un üyesi ve radikal sol kanat Siyonist örgütler dahil olmak üzere diğer gruplarla birlikte, Nazilerin Yahudileri gettodan çıkarıp toplama kamplarına yollama girişimine direnenlerden birisiydi.

Olayın önemini sonradan kavramak okumayı güçleştiriyor. Treblinka ve diğer kamplara yollananların akıbetini biliyoruz ama bu insanların gettolardaki yaşamlarını bilmiyoruz. Edelman’ın örgütü, neler olduğuna dair haberleri cesur fertler vasıtasıyla toplamaya başladı ve neler yaşandığını gettolardaki binlerce insana duyuran tek sayfalık gazeteler üretti. Gerçekdışı görünmüştü, Edelman’ın ifadesiyle: “İnsanüstü bir kararlılıkla hayatlarına dört elle sarılan insanlar, bu şekilde ölebileceklerine inanmıyorlardı”. Gettonun “tasfiye edileceği” kararı verildiğinde, Naziler Yahudi Konseyi’ne tüm “üretken olmayan” Yahudilerin sürgün edileceği ve açıklamasını yaptırdı, “Yahudi polisi sevkiyatların gerçekleşmesinden sorumlu kurum” olacaktı. Edelman’ın deyişiyle, Almanlar “300 bin getto sakinini ölüme gönderme işini Yahudi Konseyi’nin kendisine yüklemiş olacaklardı.”

Nazilerin aldırışsızlığını kavramak güç. Fakat bu tahliye kararı, gettodaki Yahudilere yönelik, keyfi öldürme ve işkenceleri de barındıran sistematik bir şiddetin ardından gelmişti. Kitapta gettodaki günlük yaşamı anlatan bölümler, Nazilerden gelen sabit bir tehdidin yanı sıra, yaşayanların yokluk ve açlıktan kaynaklanan çaresizliğini ile birlikte, okuması zor bölümler… Tahliye ile yüzleşen Yahudilerin koşulları şu haldeydi;

“Hastanenin boşaltılmasıyla birlikte buraya getirilmiş hastalarla çocuklar, yapayalnız durumda koridorlarda, soğuk betonun üzerinde uzanmış yatıyorlar. Tuvaletlerini yerlerinden kalkmadan yattıkları yere yapıyorlar; dışkı ve idrarın iğrenç kokusu katlanılır gibi değil. Kalabalığın arasında anne babalarını arayan hemşireler, ellerindeki öldürücü dozdaki uyuşturucuyu kendi elleriyle anne babalarının damarlarına şırınga ediyorlar. Gözleri, çılgın insanlara özgü bir parıltıyla yanıyor. Bir doktor, şefkatli bakışlarla ateşler içinde yanan çocuklara siyanür içiriyor. Siyanür: Burada en çok aranan ve yeri doldurulamaz olan şey bu. Sessiz, acısız bir ölüm onunla mümkün; insanı tren vagonlarında yaşanacak cehennemden kurtarıyor.”

Gettodaki tüm Yahudilerin tasfiye edileceği kararı verildiğinde, bir dizi örgüt, direnmek için savaş birimleri kurmak için bir araya geldiler. Bir avuç silah, bir adet yarı otomatik makineli tüfek, ev yapımı el bombalarıyla,  onlarcasını öldürerek Almanları durdurdular. Edelman’a göre plan netti, her ev bir “kaleye dönüşecekti”. Dehşetin ortasında, Almanların ezici silah gücü direnen birçok insanı ölüme mahkum etmesine rağmen direniş ilham vericiydi.

İşte bu zamanlarda Muranowksi Meydanında kuvvetli çatışmalar yaşanmaya başlandı. Almanlar her yönden saldırıyordu. Köşe başlarını tutan partizanlar kendilerini zor olsa da koruyor ve gerçekten insanüstü bir çabayla saldırıları püskürtmekte başarılı oluyorlardı. Almanların iki makineli tüfeği, birçok silah ve mühimmatla birlikte ele geçirilmişti. Bir Alman tankı ateşe verilmişti, o gün aynı akıbeti yaşayan ikinci tanktı bu.  Öğleden sonra saat 2 olduğunda, getto sınırları içerisinde canlı tek bir Alman askeri kalmamıştı.

Bazı direnişçiler nihayetinde kampı terk ettiler, bazıları Polonyalı direnişçilere katıldı ve onların hikayeleri dünyaya ulaşamadı. Savaştan sonra, Marek Edelman bu kitabı yazmıştı, 1945’te Varşova’da, 1946’da İngiltere’de yayınlandı. İlham veren bir yaşanmışlık ve birçok mitin aksine Yahudilerin toplama kamplarına edilgen bir biçimde gitmediklerini, birçoğunun savaştığını kanıtlıyor. Bugün, ırkçılığın, antisemitizmin ve islamofobinin yükselişiyle aşırı sağcıların Avrupa’da serpildiğini görüyoruz. Doğu Avrupa’da faşistlerin ve aşırı sağcıların gerçek yükselişinin başladığına tanıklık ediyoruz. Varşova Gettosu Savaşıyor, bugün direnişi inşa etmekte bizlere yardımcı olabilecek esin kaynağı bir kitap.

Martin Empson

Kaynak: ResoluteReader

Faşistlere karşı Yahudi direnişi – Varşova Gettosu savaşıyor, Marek Edelman, Z Yayınları

Çeviri: Ozan Ekin Gökşin/Avlaremoz.com