Müslüman kadın örgütlerinden pembe vagon açıklaması: “Geriye kalan alanlar tacize açık hale gelecek”

13.06.2017 - 13:54

Başkent Kadın Platformu ve İLKDER, pembe vagon uygulamasına karşı açıklama yayınladı. 

Başkent Kadın Platformu Derneği ve İLKDER, pembe otobüs uygulamasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Çözüm, kadınları tecrit etmek değildir. Kadınların değil; kötü niyetli, kötü fiilli erkeklerin tecrit edilmesini, ıslah edilmesini ve kadınlarla bir arada insana yakışır bir şekilde yaşamayı öğrenmelerini istiyoruz” dedi.

“Geleneksel kadın imajını pekiştiren dini yorumlardan, anlayış ya da kabullerden ve modern toplumda dindar kadınlara uygulanan ayrımcılıklardan kaynaklanan sorunların çözümü” misyonu ile kurulan Başkent Kadın Platformu Derneği, İlke Kadın İlim Kültür ve Dayanışma Derneği (İLKDER) ile birlikte, Bursa’da gündeme gelen cinsiyetçi pembe vagon ve otobüs uygulamasıyla ilgili olarak yazılı açıklama yaptı.

“Sorunun doğru tanımlanmasına engel”

“Pembe alanlara sıkışmayı değil, her alanda güvenli ve huzurlu bir şekilde bulunmayı istiyoruz” denilen açıklamada, “Kadınların erkeklerle birlikte bulundukları mekânlarda maruz kaldıkları ayrımcılık, şiddet ve taciz gibi çirkin fiillere ve suçlara karşı bir çözüm olarak önerilen, kadınlara ayrı bir yer tahsis ederek koruma uygulaması, iyi niyetli bir düşünce olabilir. Hatta bazı kadınların talebine yönelik bir hizmet de olabilir. Ancak gerçekten bir çözüm müdür?” diye soruldu.

Başkent Kadın Platformu Derneği ve İLKDER açıklamasında, “Alanların, araçların pembe renklerle boyanıp kadınlara tahsis edilmesinin, toplumsal hayatta karşılaştığımız sorunlara karşı köklü bir çözüm olacağını düşünmüyoruz. Aksine bu uygulamaların, öncelikle maruz kaldığımız sorunun doğru tanımlanmasını engelleyeceğini düşünüyoruz” dedi.

“Tecrit tehdidi ortaya çıkaracaktır”

Sorunun kadınların erkeklerle bir alanı paylaşması olmadığına dikkat çekilen açıklamada, “Sorun kimi erkeklerin, yaptıklarının yanına kar kalacağı düşüncesi ve tecrübesiyle, kadınlara karşı şiddet ve taciz gibi suçları rahatlıkla işlemeye cüret edebilmeleridir. Bu yüzden çözüm de, kadınları tecrit etmek değildir. Biliyoruz ki kadınlar tecrit edildikleri, hatta yuva diye sığındıkları mahrem alanlarda bile bu tür saldırılara maruz kalabiliyorlar. Üstelik, kadınların kıyafetlerine, hal ve hareketlerine bakarak sürekli namuslu/namussuz kadın ayrımının yapıldığı bir ülkede, tecrit edilmiş alanları kullanmak istemeyen kadınlar için çok daha büyük bir tehdit ortaya çıkacaktır” denildi.

“Geriye kalan alanlar tacize açık hale gelecek”

Geriye kalan alanların tacize açık olduğu vurgulanan açıklamada, “Pembe alanların, kadınların küçük bir kesimini rahatlatması muhtemeldir, ancak geriye kalan çok daha kalabalık bir kesimini damgalama ve tacizlere daha açık hale getirme riski çok yüksektir. Bu sebeple, kadınları şiddetten, tacizden koruma ve onlara güvenli alanlar sağlama iyi niyetiyle düşünülmüş olsa da, bu tür uygulamaların zararının faydasından büyük olacağına inanıyoruz. Üstelik, bu uygulamayla kendilerine potansiyel tacizci muamelesi yapılmasından erkeklerin de büyük rahatsızlık duyacağını düşünüyoruz” denildi.

Tacizci erkekler tecrit edilmeli

Açıklama, “Sonuç olarak, Bursa’da gündeme gelen bu uygulama yanlıştır, çözüm değildir, daha büyük sorunlar yaratır! Biz kadınlar pembe alanlara sıkışmayı değil, her alanda güvenli ve huzurlu bir şekilde bulunabilmeyi istiyoruz. Kadınların değil; kötü niyetli, kötü fiilli erkeklerin tecrit edilmesini, ıslah edilmesini ve kadınlarla bir arada insana yakışır bir şekilde yaşamayı öğrenmelerini istiyoruz” diye sonlandırıldı.