Milyonlarca kişinin işini kaybetmesine hayır!

02.04.2017 - 12:01

Referandum sayısı ikiye çıktı. Cumhurbaşkanı başkanlığa ‘evet’ deyin arkasından ‘Avrupa ile müzakereleri bitirip bitirmemeyi halka soracağız’ diyor. Referandum konusu yaptığı iki şey de işçilerin aleyhine.

‘Türkiye’yi şirket gibi yönetmek’ ile tarif edilen partili cumhurbaşkanlığı sistemi, ekonomik kararların hiçbir tartışma ve denetim olmaksızın hızlıca uygulanmasını öngörüyor.

Şirket gibi yönetmek

En değerli kamu kuruluşlarının, Türkiye Varlık Fonu AŞ’de toplanması ve başına Erdoğan’ın başdanışmanı Yiğit Bulut’un getirilmesi gibi.

15 yıllık iktidarında bürokrasiyi şirketler lehine aşmanın birçok yolunu bulan ve uygulayan Ak Parti hükümeti bu referandumda işçiler için hiçbir şey vaat etmiyor. Kıdem tazminatlarına da gözünü dikmiş durumda.

Milliyetçi maceracılık

Avrupa Birliği ile ilişkileri hızla düşmanlık boyutuna taşıyanlar, bu durumun ekonomik bedeli hakkında hiçbir şey söylemediği gibi, ikinci referandum çıkışıyla köprüleri atmayı öneriyor.

Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler Rusya ve Çin değil. 2016 yılında 131 milyar 676 milyon dolarlık ihracat gerçekleşti. Bu ihracatın 24 milyar 838 milyon dolarını tekstil-hazır giyim sektöründe gerçekleşti. Bu sektördeki ihracatta AB, %64,5 paya sahip. 2016 resmi verilerine göre tekstil-hazır giyim sektöründe 500 bin işçi kayıtlı olarak çalışıyor. Bu rakam, fason ve yan işler de katıldığında 5 milyona varıyor.

Aynı durum, otomotiv sektörü için de geçerli. 23 milyar 890 milyon dolarlık ihracatın %78,7 AB’ye yapılıyor. Otomotiv sektöründe çalışan işçi sayısı 200 bin. Yan işlerle sektörde çalışanların sayısı 1 milyona yaklaşıyor.

Elektrik-elektronik ve iklimlendirme sektöründe ihracatın %53,5’ü, 5,5 milyar dolarlık demir-çelik ürünleri ihracatı yanında 5,1 milyar dolarlık da kimyevi madde ihracatı, kuru meyvede de ihracatın %69,4’ü yine Avrupa Birliği ülkelerine.

Sanayiden tarıma milyonlarca işçi eğer Erdoğan ve Ak Parti’nin istediği yoldan gidilirse işlerini kaybedebilir.

İşçilerin çıkarı "hayır"da

Sosyalistler, Avrupa Birliği üyeliğine başından beri karşıdır, milliyetçilerden farklı sebeplerle. Avrupa kapitalistlerinin çalışanlara dayattığı ekonomik politikalara karşıyız. Avrupalı işçiler de aynı gerekçelerle karşı. Fakat Trump ve Putin’e tutunmaya çalışarak AB’ye meydan okuyan hükümet, ne üyelik kısmında işçilerin çıkarlarını düşünüyor ne de müzakereleri bitirirken. Ekmeğimizi ve işimizi tehdit eden milliyetçi maceracılığa hayır! Diplomatik gerginlik ve çatışma siyaseti son bulmalı.

Volkan Akyıldırım

(Sosyalist İşçi)