Bülent Aydın: “Biz bitti demeden bu dava bitmez”

08.07.2018 - 13:59

Hrant Dink davasının 75. Duruşması 10 Temmuz Salı günü Çağlayan Adliyesi’nde yapılacak. Hrant’ın Arkadaşları’ndan Bülent Aydın 11 yıllık dava sürecini Marksist.org’a anlattı.  

Ermeni gazeteci Hrant Dink'in Agos gazetesi önünde öldürülmesinin üstünden 11 yıl geçti. 11 yıl süren cinayet davasında adalet arayışı sürüyor. Davanın 75. duruşması 10 Temmuz Salı günü Çağlayan Adliyesi'nde görülecek. Hrant'ın Arkadaşları yine her zamanki gibi saat 10.00'da Çağlayan Adliyesi önünde olacaklar. Hrant'ın Arkadaşları'nden Bülent Aydın süreci Marksist.org'a anlattı. 

 Hrant Dink davası başlayalı 11 yıl oldu. 10 Temmuz Salı günü 75. duruşma yapılacak. 11 yılda yaşanan süreci özetleyebilir misiniz?

AGOS gazetesi yazarı ve yayın yönetmeni  Hrant Dink 19 Ocak 2007’de katledildi. Cinayetin tetikçilerinin içinde olduğu 20 sanıklı ilk davanın iddianamesi 20 Nisan 2007’de hazırlandı. Dava 2 Temmuz 2007’de başladı. “Hepimiz Tanığız” pankartı ile Beşiktaş İskele Meydanı’nda toplanıp mahkemeye yürüyenler arasında faili meçhul kalmış siyasi cinayetlerde kaybettiğimiz aydınların, gazetecilerin yakınları da vardı. AİHM 14 Eylül 2010’da Türkiye’yi yaşam hakkını, ifade özgürlüğünü ihlal etmekten ve etkin başvuru hakkını kısıtlamaktan oybirliğiyle mahkum etti. Hrant’ın 5. yıl anmasına hazırlanırken, 17 Ocak 2012’de dava skandal bir kararla bitti. Mahkeme başkanı bile savunamadı kararı. Dink ailesi ile birlikte Beşiktaş’taki mahkeme önünden Agos’a kadar “Öldür diyenler yargılansın” sloganıyla protesto için yürüdük. Karar, Yargıtay 9. Dairesi’nce bozuldu. Hrant’ın Arkadaşları,  Hrant Dink davasına sahip çıkanların ısrarlı takibi, kamuoyunun tepkisi artarak sürdü.  21 Mayıs 2014’de Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı, HSYK kararı ardından davada yeni bir süreç başladı. Hrant’ın 8. yıl anmasına hazırlanırken  4 Aralık 2015’de 2. İddianame ile aralarında üst düzey emniyet ve istihbarat şeflerinin olduğu 27 kamu görevlisi hakkında dava açıldı. Cinayetten 10 yıl sonra,  10 Mayıs 2017’de 50 kişilik 3. İddianame ile Trabzon, Samsun ve İstanbul Jandarma görevlilerinin de bulunduğu 50 kişilik iddianame davaya eklendi. Fetullah Gülen, Zekeriya Öz, Ekrem Dumanlı, Adem Yavuz Aslan, Faruk Mercan gibi isimlerle, Trabzon’da görevi ihmalden yargılanan Jandarma Komutanı Ali Öz de davanın sanıkları konumuna geldi. Hâlen 7’si tutuklu, 10’u firari, 85 sanıklı olarak İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürüyor dava. Sanıkların savunmaları alındı, çapraz sorguları büyük oranda  tamamlandı. Önümüzdeki duruşmalarda tanıklar dinlenecek. Cinayetle ilgisi görünen bazı kamu görevlileriyle ilgili henüz hiç soruşturma açıılmadı. Dink ailesi avukatlarının soruşturmanın genişletilmesine yönelik başvurularına dair karar verilmedi. 1.5 yıl önce Anayasa Mahkemesi’ne yapılan ihlal müracaatı karara bağlanmadı. Cinayet öncesinde 2004 yılından itibaren başlatılan linç ve tehdit süreci ile cinayet arasındaki bağlantılara hiç bakılmadı. 11 yıl oldu ama Henüz Hrant Dink cinayetiyle yüzleşilmedi ve üzerindeki karanlık perde kaldırılmadı.

Davanın seyrinde Türkiye’deki siyasal gelişmelerin etkisi oluyor mu? Oluyorsa ne şekilde?

Davanın yukarıda özetlediğim seyri siyasal gelişmelerden elbette çok  etkilendi. Siyasi iktidar bütün bu süreçte bu davayı günün ihtiyacına uygun kullanmak istedi. Hrant’ın Arkadaşları ise en başından beri bu cinayette parmak izi bulunan herkesin ve tüm suç ortaklarının yargılanmasını ve cezalandırılmasını istiyor. Çünkü bu cinayet tüm resmi kurumların gözü önünde ve Hrant Dink’i korumakla yükümlü olanların bilgisi dahilinde işlendi. Duruşmalarda defalarca kanıtlandığı gibi, Hrant Dink’in kimler tarafından ve nasıl öldürüleceğinden emniyet makamlarının 1 yıl önceden, Trabzon Jandarmasının 6 ay önceden haberi vardı. Buna rağmen onu korumakla yükümlü olanlar parmağını bile kıpırdatmadı. Günün ortamı Türkiye’nin karanlık geçmişiyle yüzleşmesini gerektiren Hrant Dink cinayeti davasından sahiden sonuç almaya yönelik sağlıklı bir yargı sürecine dair umut beslemeyi maalesef zorlaştırıyor.

Hrant’ın Arkadaşları olarak her duruşmada Çağlayan Adliyesi  önünde oluyorsunuz.  Salı günü Çağlayan’da olmak niye önemli?

Hrant Dink cinayeti davası açıldıktan sonra ilk duruşmadan itibaren önce Beşiktaş sonra Çağlayan Adliyesi’nde adalet nöbetindeydik. Adliye önünde dava ile ilgili bir açıklama yapıp duruşmaya katılıyoruz. Mahkeme izlenimimizi  bu davayı takip edenlerle paylaşıyoruz. Mahkeme önünde kaç kişi olursak olalım, bu ülkenin vicdanlı insanlarının Hrant Dink’i unutmadığını ve bu davadan adalet talep ettiğini ve aslında ne kadar çok olduğumuzu biliyoruz. 19 Ocak anmalarında Agos’un önünde nasıl öfkemizi haykırıyorsak, adalet talebimizi de mahkeme önlerinde öyle haykırmalıyız. Hrant Dink cinayetinin üstü benzeri suikastlerde olduğu gibi örtülemedi. Hrant’ın arkadaşları ve bu ülkenin iyi insanları bu davanın peşini bırakmadığı için sürüyor 11 yıldır.

Hrant Dink’in gerçek katilleri yani öldür diyenler yargılanıp hak ettikleri cezayı alana ve bu alçak cinayetin tüm ortaklarından hesap sorulana kadar biz bitti demeden bu dava bitmez.

Hrant’ın Arkadaşları, 10 Temmuz Salı günü saat 10.00’da Çağlayan Adliyesi'nin C kapısı karşısındaki alanda adalet nöbetinde olacak. Hrant için adalet çağrısına ses vermek istiyen dostlarımızı bekleriz.



Bültene kayıt ol