Barış aktivistleri: “Artık yaşama SES verin, ölüme değil!”

22.08.2016 - 18:28

Barış İçin Ses Ver inisiyatifi üyeleri bugün Ankara'da bir basın açıklaması yaptı.

Saat 17:30'da Yüksel Caddesi'ndeki insan hakları anıtı önünde buluşan Yaşam İçin Ses Ver aktivistleri, "Silahlar sussun barış konuşsun", "Tetiğe değil kaleme uzanan eller istiyoruz", "Savaş canımıza dokunuyor" ve "Silahlar sussun barış şimdi" dövizleri taşıdı.

Grup adına Atilla Dirim'in okuduğu basın açıklaması şöyleydi:

"Son 14 ay içerisinde gerçekleştirilen 19 bombalı saldırı sonucu hayatlarımız yaşanmaz hale geldi.

İnsanlar; evlerine ya da işlerine giderken, sokakta gezerken, gülerken, ağlarken, sevdiklerine sarılırken, düşüncelere dalmışken; otobüs duraklarında, kalabalık caddelerde, barış mitinglerinde, polis merkezlerinde gerçekleştirilen vahşi saldırılar sonucu yaşamlarından oldu. Sayısız anneye evlat acısı yaşatılırken, sayısız evlat da daha neler olup bittiğini kavrayamadığı için annesinin, babasının ardından ağlayamayacak durumdaydı.

Her seferinde söylediğimiz gibi: öldürülenler dışımızdaki dünyadan birileri değildi. Onlar da bizden biriydi; bizim gibi nefes alan, gülen, ağlayan, üzüntüleri ve umutları, geleceğe dair hayalleri olan insanlardı. Ama artık yoklar! Patlayan her bombayla beraber onlarca insanın yaşam hakkı elinden alındı; hepimizin yaşamına kastedildi! Onlar öldü, siz, biz, hepimiz öldük, hepimiz kahrolduk!

Son bir hafta içinde Van, Elazığ ve Bitlis’te yaşanan bombalı saldırılara 20 Ağustos akşamı Antep’te yaşanan vahşi saldırı da eklendi. Bütün kültürlerde kutsal sayılan, dokunulmazlığı olan, yeni bir başlangıcın ve umudun simgesi olan düğün kana bulandı. Gerçekleştirilen bombalı saldırıda 51 insan öldü ve yine onlarcası da yaralandı. Henüz yanmamış ocaklar söndü, umutlar yok edildi, çocuklar yetim ve öksüz bırakıldı, anneler ve babalar evlatlarını toprağa vermek zorunda bırakıldı.

Bütün bu felaketler bizim kaderimiz değil. On beş aydır bu toprakları kasıp kavuran savaş ortamı, yaşadığımız felaketlerin yeşerdiği zemini oluşturuyor. Çözüm süreci döneminde yaşama dair umutlarımız vardı. Ancak müzakere masasının devrilmesiyle birlikte felaketler üst üste gelmeye başladı. Bu son süreçte çok iyi anladık ki, gündelik hayatlarını yaşayan masum insanları aramızdan alan, bu savaş ortamının ta kendisi. 15 Temmuzda gerçekleştirilen darbe girişimi bile, gücünü bu savaştan aldı, bu savaştan beslendi.

Yaşanan tüm vahşete, ölümlere, travmalara artık yeter diyelim! Barışı ve yaşamı savunalım. Müzakerelerin tekrar başlaması, tarafların yeniden masaya oturması, ölümün değil yaşamın konuşulması için hep beraber seslenelim. Bu bir defa mümkün olmuştu, ikinci defa olmasının önünde hiçbir engel yok. Hiçbir savaş, hiçbir düşmanlık sonsuza kadar süremez. Ve biliyoruz ki en kötü barış en iyi savaştan iyidir.

Çağrımızı yineliyoruz: Taraflar bir an önce müzakere masasına dönsün, can alan değil, can veren olsunlar!

Ölüm değil çözüm, savaş değil barış isteyen herkesi de bizimle beraber bu sesi yükseltmeye davet ediyoruz.

Yaşam İçin Ses Ver İnisiyatifi"