İdlip savaşı: Suriye halkına vurulacak son darbe

08.10.2017 - 15:33

Suriye’de 2011’de başlayan halk ayaklanması, rejimin ve destekçilerinin katliamları, küresel ve bölgesel güçlerin müdahaleleri ve cihatçı grupların yükselmesinin sonucu olarak yenik düştü. İdlip, bu yenilginin ardından Suriye halkına vurulan darbelerin sonuncusu olacak.

Batı emperyalizminin Cenevre toplantılarına karşı, Rusya da Kazakistan’ın Astana kentinde Türkiye ve İran’ı kapsayan “Suriye için çözüm” görüşmeleri örgütlüyordu. Eylül’deki Astana zirvesinde, İdlip’te “çatışmasızlık bölgeleri” kurulması için anlaşılmıştı.

İdlip bir süredir El Nusra Cephesi’nin isim değiştirerek ve bazı başka gruplarla birleşerek kurduğu Heyet-i Tahrir Şam’ın kontrolünde. Bu da ABD liderliğindeki koalisyonun buraya operasyon planlarını gündeme getiriyordu.

Rusya, bu hamleyle Suriye içinde nüfuz alanını genişletecek bir adım atmış oldu. İran ve Türkiye gibi devletlerin de desteğiyle, ABD’ye karşı bir manevra yaptı.

Türkiye ise uzunca bir süredir tamamen Suriye Kürtlerini nasıl engelleyeceği üzerinden ilerliyor. Bu doğrultuda Esad rejiminin baş destekçisi Rusya ile işbirliği hâlinde.

Türkiye devleti, rejimin İdlip’te kontrolü sağlamasına vereceği destek karşılığında Afrin kantonunu kuşatmayı ve Kürtlerin kontrol ettiği bölgelerin Akdeniz’e uzanmasını engellemek istiyor.

Tayyip Erdoğan, Eylül ayı içerisinde "Afrin'den taviz veremeyiz. Kuzey Suriye terör koridoru olamayacaktır. Burayı bir terör koridoru olarak düşünenler varsa bilsinler ki Türkiye buna asla müsaade etmeyecektir" demişti. Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın da üç gün önce "gerekirse gireriz" demişti.

Baas diktatörlüğü ise Halep’te olduğu gibi İdlip’te de kent merkezinin kendisine veya desteklediği bir koalisyona geçmesini önemsiyor.

Türkiye-Rusya ortaklığı

AKP hükümeti, Rusya ile yürüttüğü işbirliğini “Suriyeli sivillerin menfaati” için olumlu bir adım olarak gösteriyor. Oysa İdlip’e harekât hazırlıkları devam ederken, Rus savaş uçakları kenti bombalamaya devam ediyordu. Daha önce 2016 Aralık ayında Halep’teki işbirliği de böyle sunulmaya çalışılmıştı. Esad rejimi karşıtları için Halep’in düşüşü, devrimin yenilgisini simgeleyen önemli anlardan biri olarak tarihe geçti.

Astana’da varılan uzlaşmaya göre, Rusya, İran ve Türkiye, İdlip’e “gözlemci” adı altında kendi güçlerini gönderecekler. Üç ülkenin de hakim oldukları bölgeler olacak.

ABD’den destek açıklaması

Bu arada Türkiye’nin İdlip’e yönelik askeri harekâta katılmasına ABD de destek verdi.

Savunma Bakanlığı (Pentagon) Ortadoğu Masası Sözcüsü Eric Pahon, “NATO müttefikimiz Türkiye’nin sınırlarını korumasını, terörle mücadelesini ve terör örgütlerinin güvenli bölgeler oluşturmalarını engelleme çabalarını destekliyoruz” dedi.

Hareketlilik başladı

İki gündür TSK askerlerinin ve Fırat Kalkanı’ndan arta kalan AKP destekli silahlı birliklerin İdlip’e doğru hareketlendiği bildiriliyor. Türkiye, sınıra askeri sevkiyat yapmaya devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün “Fırat Kalkanı ile açtığımız alan ile ilgili yeni bir adımla daha ileriye taşımanın gayretindeyiz, bugün İdlip'te ciddi bir harekât var. Sürecek. İdlip'in ardından yeni inisiyatifler almaya devam edeceğiz. Operasyon başladı. ÖSO birlikleri içeride ilerliyor.  Askerimiz Suriye tarafına geçmedi. Şu an için içeride bir hareket söz konusu değil” diye konuştu.

Başbakan Binali Yıldırım da “Rusya’yla birlikte çalışacağız. İdlib’de güvenliği sağlayacağız” dedi.

Yerli milli koalsiyonda AKP’nin ortağı olan faşist parti MHP de savaş konusunda istekli. Devlet Bahçeli, yaptığı açıklamada “Sayın Cumhurbaşkanı çok yönlü olayları takip ediyor ve kararlı bir davranış içinde bulunuyor. Kendilerine başarılar diliyoruz. MHP, bu tutarlı politikalar devam ettiği sürece Sayın Cumhurbaşkanı'nın yanındadır” ifadelerini kullandı.

Türkiye, cihatçılarla çatışacak mı?

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin iddiasına göre, dün İdlip yakınlarındaki Kafr Lusin’de TSK ile Heyet-i Tahrir Şam güçleri çatıştı.

Türkiye’nin cihatçı gruplarla doğrudan çatışıp çatışmayacağı belirsiz. Heyet-i Tahrir Şam’dan önceki gün yapılan açıklamada “Rusya destekli grupların işgal harekâtına direneceğiz” denilirken Türkiye’nin ismi zikredilmedi.

Bazı kaynaklar, El Kaide bağlantılı gruplar Türkiye’nin anlaştığını, HTŞ’nin Afrin’in güneyinde PYD ile sınır olan bölgelere TSK’nın girmesine izin vereceğini iddia ediyor.

Halk protesto ediyor

Diğer yandan, Rusya-Türkiye operasyonuna yönelik tepkiler yoğun. İdlip’in içinde “Türkiye-Rusya işgaline” karşı eylemler yapılıyor.

Dün ise Atmeh mülteci kampındaki siviller de aynı doğrultuda bir protesto gösterisi düzenledi.

Öte yandan 14 Ekim Cumartesi, dünyanın dört bir yanındaki muhalif aktivistler tarafından “Suriye halkının öfke günü” olarak ilan edildi.

ABD de öldürmeye devam ediyor

Suriye halkını İdlip’te Türkiye-İran-Rusya vurmaya hazırlanırken, ABD ile PYD işbirliğiyle gerçekleştirilen Rakka operasyonunda da ölümler sürüyor.

“Rakka sessizce katlediliyor” adlı IŞİD karşıtı grup, yalnızca son 4 günde ABD’nin öncülüğündeki emperyalist koalisyonun hava saldırılarında 240 sivilin yaşamını yitirdiğini duyurdu.