Çözüm müzakereleri sonuçsuz kaldı: Kuzey Kıbrıs toplumu ne düşünüyor?

12.07.2017 - 08:47

İsviçre'de yapılan görüşmelerden Kıbrıs için yine bir sonuç çıkmadı.

Crans Montana’daki Kıbrıs konferansının ardından, Kuzey Kıbrıs'ta faaliyet gösteren birçok parti ve sivil toplum örgütü grörüşlerini açıkladı.

Kıbrıs'taki çözümsüzlüğün asıl kaynağı Türkiye'nin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İsviçre’deki Kıbrıs müzakerelerinin Birleşmiş Milletlerin (BM) çizdiği çerçevede sürdüğünü belirterek “Müzakereleri sürdürmek demek Rumların her talebini kabul etmek anlamına gelmez. Saçma sapan talepler geldiği zaman tabii ki reddederiz, yine reddederiz. Burada çözümsüzlüğün sebebinin kim olduğunu herkes çok iyi biliyor. BM de çok iyi biliyor, İngiltere de çok iyi biliyor, AB de çok iyi biliyor. AB bizim oradaki olgun tutumumuzu gördü” demişti.

"Ne yama ne rehin"

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil, "Kıbrıs sorununun çözümü ile ilgili devam eden görüşme sürecinin kesintiye uğraması adanın kuzeyindeki ganimetçileri, kara para aklayanları, sahte milliyetçileri, T.C’nin kolonizasyonuna çanak tutanları, adanın güneyindeki şoven çevreleri, kilise başta olmak üzere dini, siyaset aracı olarak kullananları ve hepsinden önemlisi Kıbrıs Türk Toplumunu kullanarak Kıbrıs’ın tümüne sahip çıkmaya uğraşan Türkiye yetkililerini sevince boğmuştur" dedi.

Akıncı'yı eleştiren Elcil, "Bu görüşmeler adanın kuzeyinde 1983 yılında kurdurulan Türkiye’ye bağımlı siyasi rejimin tepesine göstermelik seçimlerle oturtulanların, Türkiye yetkililerinin ‘’kuklası’’ olduğunu da bir kez daha bizlere göstermiştir" ifadelerini kullandı.

Şener Elcil ayrıca "Barış iki toplumun kaynaşması, her anlamda iş birliği yapması, bir birine güven duyması ile olur. Kıbrıs Türk toplumu sahipsiz değildir. Ne yama , ne rehin" diye konuştu.

YKP'den Akıncı'ya eleştiri

Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) Sekreterya Üyesi Alpay Durduran, Kıbrıs’ta çözüm isteğini terk eden tarafın dünyayı karşısına alacağını belirterek, “çözüm için en uygun aday diye seçilen Akıncı’nın  suçlama oyununu hala sürdürerek en başarılı çözümü önleyen kişi olduğunu” ileri sürdü.

Kıbrıslıların çözüm beklediğini, durumu sürdürülebilir görmediğini kaydeden Durduran, Cumhurbaşkanı Akıncı’dan açıklama beklediklerini, suçu Güney Kıbrıs Başkanı Nikos Anastasiadis’e atıp kurtulmak olamayacağını ifade etti.

CTP'den sağduyu çağrısı

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), “barış ve karşılıklı kabul edilebilir, iki toplumlu, iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı federal çözümün, adadaki sürdürülebilir olmayan durumun değiştirilmesi konusunda gerçekçi tek plan olduğunu” yineledi.

CTP parti meclisi, tüm taraflar ile Kıbrıslı Türk ve Rumları sağduyu ve soğukkanlılıkla değerlendirme yapmaya davet etti.

Cumhuriyetçi Türk Partisi, "Karşılıklı kabul edilebilirliğin ön planda tutulması, müzakerelerde sonuca ulaşabilmek konusunda yapıcı yaklaşımın temelidir. Crans Montana’daki süreçte Sayın Anastasiadis’in sergilediği tutum böyle bir yaklaşımla uyumlu olmamıştır. Buna ek olarak, Kıbrıs Rum tarafının dün itibarıyla ilgili taraflara ilettiği, ‘Avrupa Birliği Ad Hoc Komitesi’nin çalışmalarını durdurma kararı da aynı şekilde yapıcılıktan uzak bir yaklaşımın uzantısı olarak görülmektedir" diyerek Akıncı'nın pozisyonuna destek verdi.

UBP: "Azınlık veya 82. vilayet olmayacağız"

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, görüşmelerin çökmesinin ardından parlamentodaki partilerle bir saatlik bir görüşme gerçekleştirdi.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı, Başbakan Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs Türk halkının BM parametrelerinden farklı şekilde Rum tarafının istediği gibi “azınlık” olmayı kabul etmeyeceğini, öte yandan Kıbrıs Türk tarafının herhangi bir şekilde 82. vilayet olma düşüncesi de bulunmadığını dile getirdi.

Denktaş "Rumlara karşı ulusal birlik" istiyor

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, Crans Montana’da gerçekleşen görüşmelerde Türk tarafının yapıcı, sonuç alıcı, hatta fazla yumuşak tavır sergilediğini, Rum tarafının ise paylaşmaya hazır olmayan bir tutum takındığını belirtti.

Denktaş, bunu dünyaya anlatmak yerine birbirini suçlamanın doğru olmadığını, el birliğiyle çalışmak gerektiğini kaydetti.

TDP de "ne yama ne ilhak" dedi

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit de, yoğun bir müzakere temposu yaşandığını ancak istenen, beklenen sonucun elde edilemediğini söyledi.

“Parti olarak kendi içimizdeki çarpık rejimi, talan düzenini, kendi kendini yönetemeyen bu rejimi sorgulamalı ve bu rejimi terk etmeliyiz” diyen Özyiğit, buna yönelik partinin yetkili organlarında değerlendirme yapacaklarını ifade etti.

Bir soru üzerine, BM parametrelerinin değişmesine onay vermeyeceklerini söyleyen Özyiğit, “Ne Güney’e yama, ne de Türkiye’ye ilhak veya vilayet oluruz. Her ikisine de karşıyız” dedi.

(Sozkibris.com'dan derlenmiştir)