Grenfell katliamı: Kesinti politikaları ve tedbirsizlik ölümleri getirdi

17.06.2017 - 09:47

Londra'da onlarca kişinin hayatını kaybettiği Grenfell Tower yangını, basit bir "kaza" değil. Krize karşı İngiliz egemen sınıfının kesinti politikalarının, alınmayan tedbirlerin sonucu.

Yangın dördüncü katta başlamıştı ve insanlar yanarak ölmek yerine binadan atlamayı tercih ettiler. Socialist Worker gazetesinin haberine göre, civarda yaşayan bir sakin "İnsanlar camlardan bana bağırıyor ve çocuklarını tutmalarını istiyordu, çocukları aşağı attılar ama çok yüksekti, yardım etme ihtimalim yoktu. En zoru da buydu..." dedi.

Bu trajedi yoktan var olmadı. Şehir konseyinin, itfaiyenin bütçesinde yıllardan beri süregelen kesintiler, kamu mülklerinin kasten zarara uğratılması bu bağlamı sağladı.

Uyarılar yapılmıştı

Grenfell Eylem Grubu'nun yerel kampanya aktivistleri tam da böylesi bir trajedinin yaşanma ihtimaline karşı uyarılarda bulunmuşlardı. Bir blog yazısında "sadece bir kaza ciddi kayıplara sebep olabilir" yazılmıştı. Diğer bir yazıda ise konseyin binanın güvenliğine dair on örnekle uyarıldığı belirtiliyordu. Blog, 2013 yılında elektrik tesisatındaki hata yüzünden voltaj yükselmesi yaşandığına dikkat çekiyordu. Benzer sonuçlara gebe bu kaza üzerine yapılan uyarılar umursanmamıştı.

Grenfell Tower Kiracıları ve Sakinleri Derneği'nin eski başkanının CNN'e "Kensington ve Chelsea'nin konut inceleme komitesine endişelerimizi aktarmıştık ama görmezden geldiler" dedi.

9.7 milyon sterlin bütçeli binadaki son yenilemeler dış cephe kaplamasını da içeriyordu. Yerel sakinler yangının bu denli çabuk yayılmasının nedeninin bu dış cephe kaplaması olduğuna inanıyor. Kensington ve Chelsea Kiracıları Organizasyonu'ndan Wendy, "Binanın kozmetiği için 10 milyon sterlin harcadılar ama yangın koruması neredeydi, alevler içinde yandı bir çırpıda" dedi.

İhmaller ölümleri getirdi

İtfaiye Sendikası genel sekreteri Matt Wrack, "Bunun gibi bir kule, benzeri bir vakayı durdurabilecek bir şekilde tasarlanmalı. Böyle bir binada olması gereken normal bir yangın koruması, olması gerektiği gibi çalışmadı..." dedi.

Yangın alarmlarının o hangamede insanların duyabileceğinden daha düşük desibelde olduğu bildirildi. Başka bir sakin ise yakın zamanda binayı çevreleyen alanda bulunan giriş ve çıkışların azaltıldığını belirtti.

Şu an İngiltere Başbakanı Theresa May'in genel sekreteri olan eski İskan Bakanı Gavin Barwell, Grenfell Tower gibi yangına korumasız ve yüksek risk barındıran bloklar hakkındaki son dört yılda yapılan uyarılara, diğer bakanlar gibi kayıtsız kaldı.

Ocak ayında gündeme gelen, mülk sahiplerini mülklerin insan yaşamına uygun olmakla yükümlü tutan yasa tasarısını Muhafazakâr Parti reddetti. Bu yüzden, evlerin güvenliklerinden sadece kiracılar sorumlu tutulacaktı. Theresa May hükümetinin 18 Muhafazakâr Parti üyesi, diğer 54 Muhafazakâr Parti milletvekiliyle birlikte, yılda 10,000 sterlin ve üstünde kira gelirine sahip.

Binanın yanmasıyla civardaki insanlar, yangından kaçanlara gıda yardımında bulunmak için bölgeye geldi. Yerel bir sakin tüm ailesiyle birlikte, battaniye, gıda ve su yardımı için sabaha karşı 3'te geldiğini anlattı.

Kesinti politikaları

Muhafazakâr Parti'den Boris Johnson'un Londra Belediye başkanlığı döneminde itfaiye teşkilatında 100 milyon sterlinin üzerinde kesinti gerçekleşti. 2016 Ekimi'nde yayınlanan bir rapora göre, 27 mühendis, iki itfaiye birimi bu kesintiden payını aldı. 10 itfaiye istasyonu kapandı, 552 itfaiye çalışanının işine son verildi. Kapanan Knightsbridge istasyonu, Grenfell Tower'ın yanıbaşındaydı.

Lancaster Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmaya göre, kapanan istasyonların bulunduğu bölgede yangın ihbarlarının %50'sinde itfaiyenin yangın mahaline ulaşmasının altı dakikayı aştığı görülmüştü. İtfaiye Sendikası bu bulguyu "rezil ama tahmin edilebilir" olarak nitelendirmişti. Geçtiğimiz yıl boyunca itfaiyenin geç kalması yüzünden bir dizi ölüm yaşanmıştı.

Londra İşçi Partisi milletvekili ve yirmi yıldan uzun süre itfaiye görevlisi olarak çalışan Jim Fitzpatrick, hükümetin kulelere fıskiye sistemi yapılması talebine direndiğini belirtti. Yangın Güvenliği ve Kurtarma Parlamento Grubu üyesi ve eski İtfaiye başkanı Ronnie King, ülke çapında 4000 civarındaki kuleye fıskiye ve yangın önleme sistemi inşa edilmesini şiddetle tavsiye etti.

Perşembe günü yapılan bir radyo söyleşisinde, milletvekili David Lammy yaşanan yıkımı "toplu katliam" olarak nitelendirdi.

"Ölümler önlenebilirdi"

Civar sakinleri, Kensington ve Chelsea Kiracıları Yönetimi Örgütü konseyi ve liderlerini, ilçedeki toplu konutlardan mesul olduğunu belirtiyor.

Socialist Worker gazetesine konuşan kamu çalışanı Daniel "Tüm ölümler önlenebilirdi, bu bir toplu katliam ve büyük bir ihmal söz konusu. Konseyi katil olarak görmeliyiz, insanların hayatlarıyla oynayan katiller" dedi.

Konsey üyesi Nicholas Paget-Brown, Channel 4'a verdiği röportajda, yangından kurtulanların yeniden iskanı konusundaki sorulara cevap vermedi. Utanç verici bir şekilde sorumluluk almak yerine sorulardan kaçınmayı vazife bildi. Civardaki bir sakinin "Ellerinizde kan var, Paget-Brown" serzenişi yayına yansıdı.

Hayatını kaybeden yoksullar

Yerel aktivist Niles Hailstone, "Gücü elinde bulunduranlara göre, harcanabilir yaşamlara sahibiz. Hayatını kaybedenler yoksul insanlardı... Konseyin cevaplama yükümlü olduğu çok ciddi sorular var" dedi.

Konsey ve Kiracı Yönetimi Örgütü bariz bir biçimde ortalıkta yok. Yerel sakinler ihtiyaçlarını karşılamak için yardımlaşma örgütlerini kuruyorlar. Yangından ötürü evsiz kalan ya da tahliye edilen insanlar spor salonlarında, izbe otellerde kalmak zorunda hâlâ.

Socialist Worker, Cardiff ve Leicester'dan yardım için gelenlerle konuştu. Iftar Haris, Cardiff'ten gelenlerden: "Tüm insanlarının bir araya geldiğini gördük, Sikhler, Müslümanlar, Hristiyanlar, ateistler... İnsanlar birbirlerini önemsiyor, bugün bunu gördük."

Ayrıca diğer bir görülen de, Kensington ve Chelsea konseyi ve Kiracı Yönetimi Örgütünün sessizlik duvarıydı. Ve sıradan insanlardan taşan öfke, dayanışma ve keder, sorumluların sessizliğiyle büyük bir tezat oluşturuyordu.