İngiltere seçimleri: Milyonlar Corbyn'e ve gerçek bir değişime oy verdi

16.06.2017 - 11:25

İngiltere’de 8 Haziran’da yapılan seçimlerde Muhafazakâr Parti oy kaybederken, ana muhalefetteki İşçi Partisi seçimlerden hem oyunu hem de milletvekili sayısını arttırarak çıktı.

Muhafazakâr Parti oyların %42,4’ünü alarak 317 sandalye kazanırken, İşçi Partisi %40 oyla 262 sandalye elde etti. Irkçı ve yabancı düşmanı Birleşik
Krallık Bağımsızlık Partisi’nin (UKIP) oyları ise 2015 seçimlerindeki %12,7’den %1,8’e geriledi.

May istifa etmeli

Seçim sonuçları, Muhafazakâr Parti ve onun başkanı Theresa May için bir felaket, Jeremy Corbyn ve İşçi Partisi için ise zafer anlamına geliyor. Bu sonuçlar kendisini solda tanımlayan, kemer sıkma politikalarına ve ırkçılığa karşı mücadele eden, Muhafazakâr Parti’yi iktidardan düşürmek isteyen
ve Corbyn’i destekleyen herkese büyük güç verdi. İşçi Partisi, Britanya seçimlerinin tarihindeki en büyük oy artışını yakaladı. Neredeyse tüm anketler
bunu tahmin etmekte başarısız olurken, bazıları bunu tamamen gözden kaçırdılar. Muhafazakâr Parti’nin başkanı May, anketlerde kendi partisi 20 puandan fazla öndeyken, yeniden seçime gidilmesi kararını almıştı. Şimdi ise istifa etmesi uygun olur, artık ülkeyi yönetme yetkisine sahip değil. Onun istifa etmeye zorlanması gerek ve bu yönde eylemler yapılacak.

May, erken seçime giderken başta İşçi Partisi olmak üzere tüm muhalefeti ezip geçmeyi ve büyük bir çoğunluk kazanmayı hedefliyordu. Neredeyse
tüm medya onu destekliyordu. Söylentilere göre medya patronu Rupert Murdoch, sandık çıkışlarında yapılan anketin sonuçlarının Muhafazakâr Parti’nin yenileceğini göstermesi üzerine Times gazetesinin seçim partisini terk etti. May’ın yüzden fazla milletvekili ile çoğunluk sağlama hayali gerçek olmadı. Kaçamak bir şekilde yürüttüğü kampanya, evinde bakım alan yaşlıların bakım ücretlerinin evlerinin satışıyla karşılanabilmesini öngören ve “Bunama Vergisi” olarak adlandırılan teklif, Manchester ve Londra’daki saldırıları kullanmaya çalışması onun utanç verici bir yenilgi almasına neden oldu.

Bu seçim sonuçları, Avrupa Birliği’nde kalma yanlılarının intikamı değildi. Eğer böyle olsaydı Liberal Demokrat Parti’nin oyu çok daha fazla olurdu. Seçim sonuçları kemer sıkma politikalarıyla ve zenginlere karşı duyulan derin öfkeyle ilgili. Muhafazakâr Parti en çok sandalyeye sahip parti olmasına rağmen, mecliste çoğunluğu sağlayamadı. Kesin olan bir şey varsa, o da kurulacak olan Muhafazakâr hükümetin May’in seçim sloganı olan “istikrarlı ve güçlü” bir
hükümet olmayacağı. Muhafazakâr Parti sağcı Demokratik Birlik Partisi ile bir koalisyona gidebilir ama bu bir kargaşa koalisyonu olacak. Hiçbir parti istikrarlı bir koalisyon kuramadığı için bu yıl bitmeden ülkede bir kez daha seçime gidilebilir.

Direniş örgütlenmeli

İşçi Partisi Britanya’nın dört bir yanında yeni milletvekillikleri kazandı. Bunun gerçekleşmesinin neden İşçi Partisi’nin radikal bir seçim manifestosu
savunması ve Corbyn’nin liderlik ettiği kitlesel, dışarıya dönük bir kampanya yürütmesiydi. Corbyn “Siyaset değişti ve tekrar eskisi gibi olmayacak”
derken haklıydı. Halkın siyasetin seçkinlerine ve onların kemer sıkma politikalarına olan inancını yitirdiği bir dönemde Corbyn gerçek bir değişim umudu sundu ve milyonlarca insan bu çağrıya yanıt verdi. Kitlesel mitingler ve zenginlerden vergi almak, öğrenci harçlarını kaldırmak, saatte 10 sterlinlik bir asgari ücret ve Ulusal Sağlık Sistemi (NHS)’ne ve eğitime daha fazla para aktarmak gibi politikalar gerçek bir coşku yarattı. Bu politikalar on binlerce kişiyi seçim kampanyasına katılmaya ve başta gençler olmak üzere pek çok kişiyi oy vermeye yönlendirdi.

Jeremy Corbyn’i lider olarak kabul etmeyen ve onun işe yaramaz olduğunu söyleyen İşçi Partisi’nin sağ kanadı tamamıyla gözden düştü. Onlar sağ kanattan bir liderin çok daha iyi sonuç alabileceğini söyleyebilirler. Ancak Jeremy Corbyn’den önce partinin liderliğini yapan Ed Miliband ilham verici
olmayan mesajların işe yaramadığını göstermişti. Daha önce İşçi Partisi’nin feci bir seçim yenilgisine doğru gittiğini söyleyen İşçi Partisi milletvekili
John Woodcock seçimlerin ardından “neler olup bittiğine dair hiçbir fikri olmadığını” söyledi. İşçi Partisi Muhafazakâr Parti’nin çok uzun zamandır elinde tuttuğu Canterbury ve Kensington gibi bölgelerin milletvekilliğini kazandı.

Seçim sonuçları AB referandumunun ardından pek çok araştırmacının ve siyasetçinin söylediğinin aksine Britanya’nın sağcı bir ülke olmadığını gösteriyor.
Kemer sıkma politikalarına, ırkçılığa ve savaşa karşı derin bir karşıtlık var. 12 milyon kişi Muhafazakâr Parti’yi ve onun müttefiklerini reddetti. Bu oyun sokaklarda ve işyerlerinde seferber edilmesi gerekiyor çünkü ülkenin yönetiminde hala Muhafazakâr Parti var. Direniş örgütlenmeli.

(İngiltere’de yayınlanan haftalık Socialist Worker gazetesinden çeviren:Onur Devrim)