Yüzde 100 yenilenebilir enerji

20.09.2017 - 09:36

Stanford Üniversitesi Atmosfer ve Enerji Direktörü Mark Jacobson, geçtiğimiz haftalarda 139 ülke için ayrı ayrı yüzde yüz yenilenebilir enerjiye geçiş yol haritalarının olduğu bir araştırma yayınladı. 

Enerji kaynaklarına ulaşabildikleri bu 139 ülke aynı zamanda dünyadaki karbon salımının %99 unu oluşturuyor. Jacobson bundan 2 sene önce ABD’nin 50 eyaleti için benzer bir yol haritası yayınlamıştı. ABD’de bu araştırmadan sonra en son geçtiğimiz günlerde Orlando yüzde yüz yenilenebilir enerjiye geçeceğini açıklayan 40. şehir olmuştu.

Yenilenebilir enerji ve yeni istihdam alanları

Jacobson’un araştırması yayınlandığı günden beri pek çok tartışma yarattı. Çünkü bu araştırmada sadece yüzde yüz yenilenebilir enerjiye geçiş yer almıyor, aynı zamanda bu geçişin sonuçlarına yer veriliyor. Araştırma 2050 itibariyle 24 milyon kişi için yeni uzun dönem iş olanağı açılacağını gösteriyor, bu sayı fosil enerji sektöründen yenilenebilir enerjiye geçenlere ek olarak ortaya çıkacak istihdam alanı olarak belirlenmiş. Aynı zamanda yılda 7 milyon hayatın kurtulacağını gösteriyor. Küresel ısınmanın bu şekilde 1,5 santigrat derecenin altında kalacağı hesaplanmış. Jacobson ve ekibi araştırmalarının teorik olduğunu ve her ülkenin kendi içindeki politik kararlılığına bağlı olduğuna dikkat çekiyorlar. Bu geçişin yılda 20 trilyon dolar boyutunda iklim ve sağlık maliyetinden insanlığı kurtaracağının üzerinde duruyorlar.

Jacobson ve arkadaşları çalışmalarında mümkün yol haritalarından sadece birini sunuyor. Bunun mümkün olduğunu göstererek bu yönde yöneticileri adım atmaya teşvik etmenin önemli olduğunu düşünüyorlar. Oldukça masraflı olduğu ve çökme riskini beraberinde getirdiği için nükleer enerjiyi ve yenilenebilir enerjiye oranla çok fazla karbon salımına neden olduğundan biyofosili dışarıda tutarak araştırmalarını gerçekleştirmişler.

İklim hareketinin odağı

350.org’un kurucusu Bill McKibben küresel ısınma ve eriyen buzullara karşı çıkmanın kendi içinde bir önemi olduğunu ancak bizim için çevresinde örgütleneceğimiz bir noktanın olması gerektiğini bunun da yüzde yüz yenilenebilir enerji olduğunu söylüyor. Bu geçiş aslında bir zorunluluk, çünkü sanayi bu şekilde karbon salımına devam ettiğinde yüzyıl sonunda 3,5 derecelik bir sıcaklık artışı dünyayı bekliyor. Nitekim Paris Anlaşmasından sonra pek çok ülkenin tavizler verdiği de biliniyor. Yenilenebilir enerjinin fosil enerjiyle birlikte ek olarak yer almasının Obama döneminde olduğu gibi savunulması da aslında çok tehlikeli, çünkü zaten Paris Anlaşmasındaki hedeflerin tutturulması için artık yeni petrol ve doğalgaz sondajlarının yapılmaması gerekiyordu, fakat ABD gibi pek ülke bu tür faaliyetlerin içerisinde yer alıyor.

Başarılabilir

Trump’ın piyasa içerisinde gittikçe ucuzlayan güneş enerjisine ek vergi koymakla tehdit etmesi bu mücadelenin politik bir mücadele olduğunu gösteriyor. Nisan ayında Bernie Sanders ve kongreden birkaç arkadaşı ABD için yüzde yüz yenilenebilir enerjiye geçiş için bir yasa tasarısı sunmuşlardı. ABD’nin eyaletlerinin birçoğu geçişi gündemlerine almış durumdalar, Kaliforniya dünyanın en büyük 6. ekonomisi olarak 2045 itibariyle yüzde yüz yenilenebilir enerjiye geçiş yapacağını duyurmuştu. Dünyanın geri kalanına baktığımızda da benzer atılımları görüyoruz. Çin’in Çinghay eyaleti yüzde yüz yenilenebilir enerjiye dayalı bir haftalık başarılı bir deneme yaptı. Nisanda İngiltere’de benzer bir deneme yapıldı ve ülkede Sanayi Devriminden beri ilk defa enerji ihtiyacı hiç kömür yakılmadan karşılandı. Yine Şili’de çoğunlukla güneş enerjiyle çalışan ilk metro seferleri yapıldı. Almanya’da ise nisan ayı içerisinde bir hafta sonu enerjinin %85’inin yenilenebilir enerjiden karşılandığı açıklanmıştı. Petrol zengini Abu Dabi’de bile güneş enerjisine artan yatırımlar yapılıyor.

Yüzde yüz enerjiye geçişte büyük fosil enerji şirketlerinin çıkarlarını korumak adına getirdikleri engeller de politik mücadele alanında göz önünde bulundurulmalı. New York Times’ta yer alan bir haberde ABD’de petrol ve doğalgaz zengini Koch kardeşlerin azınlık topluluklarını onlar için en ucuz ve kârlı olanın fosil enerji olduğuna dair ikna etmeye çalıştıkları ortaya çıkmıştı.

Ancak politik mücadeleye yine ABD’den bir örnek verirsek Sierra Club oluşumu tam tersi nitelikte olan ReadyFor100 kampanyasıyla eyaletlerin yüzde yüz yenilenebilir enerjiye geçmeleri için pek çoğunu ikna etmeyi başardılar. Önümüzde benzer mücadelelerin yaşanacağı bir dönem bizi bekliyor.

Emre Mert

(Sosyalist İşçi)

Kaynakça:

http://inthesetimes.com/features/bill_mckibben_renewable_energy_100_percent_solution.html

https://www.ecowatch.com/jacobson-renewable-energy-plan-2474464419.html

https://www.ecowatch.com/jacobson-stanford-solar-wind-2476930081.html

https://www.ecowatch.com/orlando-renewable-energy-2470947578.html

https://www.ecowatch.com/germany-breaks-renewable-energy-record-1882079142.html