Cumartesi Anneleri'nde 676. hafta: “Adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz”

10.03.2018 - 15:32

Bu haftaki eylemlerinde, 24 Mart 1994’te Batman'da gözaltına alınarak kaybedilen Zeynel Kürsep’in akıbetini soran Cumartesi Anneleri, ailesinin "Dua edecek bir mezarımız olsun istiyoruz" sesine kulak verilmesini istedi.

Cumartesi Anneleri, kayıpların akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 676’ncı kez Galatasaray Meydan’ında bir araya geldi. Her hafta olduğu gibi yine “Failler belli, kayıplar nerede?” pankartı açan Cumartesi Anneleri, pankartın üzerine ise kırmızı karanfiller ve barışı simgeleyen beyaz tülbent bıraktı. Çok sayıda kişinin katıldığı bu haftaki eyleme Cumhuriyet gazetesi davasından tutuklu bulunan ve dün tahliye edilen gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu da katıldı.

Bu hafta 24 Mart 1994’te Batman'da gözaltına alınarak kaybedilen Zeynel Kürsep’in akıbeti soruldu. Eylemde ilk olarak 12 Eylül 1994'te Ankara'da gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Kenan Bilgin'in kardeşi İrfan Bilgin konuştu. 23 yıldır Galatasaray Meydanı'nda adalet talebinde bulunduklarını hatırlatan Bilgin, "23 yıldır bu adalet talebimizi ve dertlerimizi yazan gazeteciler de baskılardan nasibini aldı ve tutuklandı. Ama dün Murat Sabuncu ve Ahmet Şık'ın tahliye edildiği haberini aldık. Biz bu kararı buruk bir sevinçle karşıladık. Çünkü hâlâ yüzlerce gazeteci arkadaşımız haksız bir şekilde cezaevinde tutuluyor" diye belirtti.

"23 yıldır kaybedilen insanların suçu nedir?" diye sorduklarını kaydeden Bilgin, "Ne yazık ki adaletin olmadığı yerde bu soruyu sormak ve cevabını istemek anlamsız oluyor. Onlar bu soruya cevap vermese de biz çok iyi biliyoruz ki bu insanlar, muhalif, Kürt ve devrimci olduğu için kaybedildi. Ama insanlarımızı katledenler şunu bilsin ki; mutlaka bunun hesabını verecekler" dedi.

"Devlet asli görevini unuttu"

"23 yıldır ve 676 haftadır bu meydandayız" diyerek sözlerine başlayan 12 Eylül 1980 darbesinden sonra gözaltına alınıp kaybedilen Cemil Kırbayır'ın ağabeyi Mikail Kırbayır ise, "Bu meydandaki ana temamız; failler belli kayıplar nerede? Ömrümüz devletin açıklaması gereken belirsizlikleri belirlemekle geçti. Ama devlet yetkilileri bu konuda her hangi bir adım atmadı. Devletin asli görevi insanların yaşama hakkını savunmaktır. Ama bir türlü bunu beceremedi" şeklinde konuştu. 

Hizbullah'a göz yumuldu

Bu haftaki açıklamayı 6 Aralık 1993'te Siverek'te gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Hüseyin Taşkaya'nın kızı Serpil Taşkaya yaptı. Yüzlerce kişinin zorla kaybedildiğini ifade eden Taşkaya, "Kaybedilmelerin büyük çoğunluğu devlet görevlileri tarafından gerçekleştirilse de; 90'lı yıllarda bazı aşiretlere gözaltına alma ve sorgulama yetkisi verildi. İnsanların Hizbullah tarafından kaçırılarak vahşi yöntemlerle sorgulanmasına devlet tarafından göz yumuldu ve bu topraklar zorla kaybetme cehennemine dönüştürüldü. 90'lı yıllarda Hizbullah'ın üssü hâline Batman'da çok sayıda insan Hizbullah tarafından kaçırılarak sorgulandı ve kaybedildi. Kaçırılan bu insanlardan bazıları fidye karşılığı serbest bırakıldı ve yaşadıklarını kamuoyu ile paylaştı. Ancak bu iddiaların hiçbiri hakkında yasal takibat yapılmadı. 24 yaşındaki Zeynel Kürsep, Batman'da Hizbullah tarafından kaçırılarak kaybedilen insanlardan biri oldu" diye aktardı. 

Başvurular sonuçsuz kaldı

Kürsep'in Batman'da bir binada konut işçisi olarak çalıştığını hatırlatan Taşkaya, Kürsep'in kaybedilme hikayesini şu şekilde aktardı: “24 Mart 1994 günü hasta olduğu için Batman Devlet Hastanesi'ne gitti. Hastaneden ayrılan Zeynel Kürsep, Diyarbakır Caddesi'nde yürürken yanına yaklaşan bir arabada bulunan silahlı kişiler tarafından kaçırıldı. Kendisi de Hizbullah tarafından kaçırıldıktan yaklaşık 11 ay sonra fidye karşılığı serbest bırakılan F.T. isimli şahıs; Zeynel Kürsep ile aynı sığınakta 8 ay kadar birlikte tutulduğunu, kendisi serbest bırakıldığında Zeynel Kürsep'in hâlâ sığınakta olduğunu söyledi ve Zeynel Kürsep'in tutulduğu evlerin adresini verdi. Tanığın anlatımına göre Zeynel Kürsep kaçırıldıktan sonra Bahçelievler Karakolunun arkasında bulunan bir apartmanda, Sami Karadeniz'e ait dairede 6 gün alıkonuldu. Bu evden, kaçırılan başka insanların da tutulduğu bir Hizbullah sığınağına götürüldü. Sığınakta 6 ay kadar tutulduktan sonra da Batman'a bağlı Zorava köyündeki Aziz Önlük'e ait evin altındaki sığınağa götürüldü. Zeynel Kürsep'i kaçıranların kimlikleri ve onun tutulduğu yerlerin adresleri belli olmasına rağmen, baba İbrahim Kürsep Cumhurbaşkanlığı, emniyet, savcılık, valilik ve OHAL Valiliği nezdinde yaptığı başvurulardan bir sonuç alamadı."

"Dua etmek için bir mezar istiyoruz"

Kürsep ailesinin 24 yıldır oğullarından bir haber alabilme umuduyla yaşadıklarını aktaran Taşkaya, onların "Oğlumuzdan şu ana kadar hiçbir haber alamadık. Gidip üzerinde dua okumak için, onun sadece bir mezarının olmasını istiyoruz” diyen sesine Galatasaray'dan ses olmaya çalıştıklarını söyledi. Adli makamları hakikati açığa çıkarmaya davet eden Taşkaya, Kürsep için adalet istemekten vazgeçmeyeceklerini ifade etti.

Açıklamanın ardından eyleme katılanlar, cezaevinde olan gazetecilerin durumuna dikkat çekmek için "Failler belli kayıplar nerede" pankartının üzerine karanfil bıraktı.

(Mezopotamya Ajansı)


SEÇTİKLERİMİZ

Bülent Somay
Gemi yok!

Bültene kayıt ol